Tedaviye dirençli traksiyonel olmayan diabetik maküla ödemi olgularinda pars plana vitrektomi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Amaç: Traksiyonel olmayan diyabetik maküla ödemi (DMÖ) olgularında pars plana vitrektomi (PPV) girişiminin etkinlik ve güvenirliğini araştırmak. Gereç ve Yöntem: Traksiyonel olmayan DMÖ tanısıyla kombine intravitreal triamsinolon asetonid injeksiyonu ve makülar laser fotokoagulasyon tedavisi uygulanan, ancak direnç nedeni ile PPV yapılan 18 olgu retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Ortalama en iyi düzeltilmiş görme keskinliği (EDGK) ameliyat öncesinde 0.83±0.29 logMar iken, bu değer ameliyat sonrası son kontrol için 0.70±0.31 logMar olarak saptanmıştır (p=0.0686). Ameliyat öncesi optik koherens tomografi ile 434±72 µ (312-554 µ) ölçülen ortalama maküla kalınlığı, ameliyat sonrası kayıtlı en son muayenede 369±51 µ (277-468 µ) olarak bulunmuştur (p<0.0001). Sonuç: PPV’nin diffüz DMÖ tedavisindeki yeri tartışmalıdır. Diffüz DMÖ olgularında daha az invazif yöntemler olan laser fotokoagulasyon ve anti-VEGF injeksiyonu gibi yöntemlere yanıt alınamıyorsa ek bir tedavi seçeneği olarak PPV düşünülebilir.
Purpose: Aim: To evaluate efficacy and safety of pars plana vitrectomy (PPV) in non-tractional diabetic macular edema (DME). Materials and Methods: Eighteen eyes of 18 patients which underwent PPV by virtue of resistance to combined intravitreal triamcionolon acetonide injection and macular laser photocoagulation were rewieved retrospectively. Results: Baseline mean best spectacle corrected visual acuity (BSCVA) improved from 0.83±0.29 logMar to 0.70±0.31 log- Mar at the last follow-up visit after surgery (p=0.0686). Baseline mean macular thickness measured by OCT reduced from 434±72 µ (312-554 µ) to 369±51 µ (277-468 µ) at the last follow-up visit postoperatively (p<0.0001). Conclusion: PPV is controversial in the treatment of diffuse DME. It can be used as an adjunctive treatment in case of resistance to macular laser photocoagulation and intravitreal anti-VEGF injection which are less invasive methods.











