Makale Koleksiyonu

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 13 / 13
  • Öğe
    A machine learning and fuzzy logic model for optimizing digital transformation in renewable energy: insights into industrial information integration
    (2024) Eti, Serkan; Yüksel, Serhat; Dinçer, Hasan; Pamucar, Dragan; Deveci, Muhammet; Olaru, Gabriela Oana
    The most essential criteria to improve digital transformation in renewable energy projects should be identified. This situation helps the companies to use limited financial budgets and human resources in the most efficient way. Therefore, a new study is needed to analyze the performance indicators of the digital transformation process in renewable energy projects. Accordingly, this study aims to identify the most significant performance indicators of digital transformation for these projects. A three-stage machine learning and fuzzy logic-based decision-making model has been constructed in this process. The first stage includes the weight calculation of the experts by dimension reduction methodology. Secondly, essential factors of digital transformation in renewable energy projects are examined via Fermatean fuzzy criteria importance through intercriteria correlation (CRITIC). The final part consists of the ranking of emerging seven countries with Fermatean fuzzy weighted aggregated sum product assessment (WASPAS). On the other side, combined compromise solution (CoCoSo) method is also taken into consideration in this process to make a comparative evaluation. The main contribution of this study is the generation of novel machine learning and fuzzy logic integrated decision-making model to make evaluation related to the digital transformation of renewable energy projects. In this model, machine learning technique is used to determine the importance weights of the experts. Similarly, integrating Fermatean fuzzy numbers with CRITIC and WASPAS techniques also contributes to the literature by minimizing the uncertainty and identifying the relationship between the items. The findings demonstrate that employing qualified personnel plays the most critical role in increasing digital transformation in renewable energy projects. Additionally, government support is very critical in the successful implementation of digital transformation processes in renewable energy projects.
  • Öğe
    The rapid diffusion of fake news: An analysis of content on migration, refugees, and conflict on international fact-checking platforms
    (İstanbul University, Communication Faculty, 2023) Olaru, Gabriela Oana
    After the 2016 election campaign of the former United States President Donald Trump in 2016, the concepts of post-truth, disinformation, misinformation, and malinformation gain popularity. This study examines fact-checking efforts by International Fact-Checking Network (IFCN) member organizations across ten countries between January to November 2023 focusing on disinformation disseminated on social media platforms. The study was designed as a case study and the content was analyzed with the content analysis approach. The research questions were determined as follows: 'Which media platforms are more commonly used to disseminate refugee-focused fake news or content?', 'Which content types are commonly used to spread fake news/content?', 'What are the common topics employed in fake content in these countries between January to November 2023?' The findings revealed that social media platforms Facebook and Xwere frequently used to disseminate disinformation and various types of fake news and content. Titles and text-supported video content were the most employed typology in these posts. Across the researched countries, four recurring issues were identified: disinformation about protests in France, fake news related to conflicts, and information about financial aid, opportunities, and accommodation facilities for refugees. Notably, false information on mass protests rapidly spreads alongside fake news in multiple countries.
  • Öğe
    Endüstriyel futbol ve futbolda teknoloji kullanımı
    (TRT, 2019) Demir, Müge
    Futbol endüstrisi, yıllar boyunca bazı stratejik ve sistemli adımların atılması sonucundameydana gelmiştir. Bu bağlamda, profesyonelliğin kabul edilmesi, büyük stadyumların inşaedilmesi, iktidarların oyuna yönelik ilgisi, futbolun ulus devletlerin simgelerinden birinedönüşmesi, futbolla bağlantılı olan yeni endüstrilerin gelişmesi (bahis, spor malzemelerininpopülerleşmesi, medyaya ilginin artması vs.) gibi birçok faktör oyunun ekonomik değerininyükselmesinin nedenleri arasında sayılabilir.Futbolun endüstrileşme süreci hızlandıkça, futbol ekonomisi büyümüş; acımasız bir rekabetortamının varlığı, futbol sahaları için de geçerli olmuş; artık sadece oynamak ve haz almakdeğil, kazanmak ve başarmak ön plana çıkmıştır. Endüstriyelleşmeyle birlikte bir yatırımalanına dönüşen futbol, artık salt sonuç ve sonuç üzerinden elde edilecek rant için oynanırhâle gelmiştir. Futbol sonuç odaklı bir oyuna dönüştükçe hataları en aza indirmek için yeniuygulamalar devreye sokulmuştur.Bu makalede ikincil kaynaklardan elde edilmiş literatür taraması yapılmıştır. “Çok sayıdasektörü içinde barından ve 21. yüzyılın başından itibaren dev bir endüstri hâline gelenfutbolun, ekonomik değerini koruyabilmesi için teknolojiyi kullanması zorunludur,” önermesiaçıklanmaya çalışılmıştır.
  • Öğe
    Identity and perceptions of procedural justice in the courts in Turkey: Ethnic and political factors
    (Scientific Studies Association, 2022) Akboğa, Sema; Şahin, Osman
    Procedural justice, which is about the fairness of procedures that the legal authorities use in their interactions with the public, is an important determinant of people’s general evaluations of these authorities. Based on a nationally representative survey with 1,804 people, this article investigates how socio-political identities such as ethnicity and one’s status as a political winner or loser affect people’s perceptions of procedural justice in the courts in Turkey. Multivariate regression analysis revealed that Kurds and political losers are more likely than Turks and political winners, respectively, to think that the courts in Turkey are not procedurally just. Furthermore, we found that voting for the incumbent party or being an Alevi does not have an effect on Kurds’ perceptions of procedural justice in the courts. We, therefore, argue that ethnicity and being a political winner are two important identity factors that determine people’s perceptions of procedural justice in the courts in Turkey. We concluded that because Kurds and political losers are less likely to identify with the state, they have more negative perceptions of procedural justice in the courts in Turkey.
  • Öğe
    İran’da devrim sonrası sinema: İbrahim Hatemikiya filmlerinde devrim düşüncesi, cephe ve “hüviyet” inşası
    (2020) Özkan, Hülya
    İran, 1979’da gerçekleşen İslam Devrimi’nden sonra yeni bir yapılanma sürecine girmiştir. I?slami bir kimliğe sahip olan devrim, sinema üzerinde de etkisini göstererek, sinemanın konumlandırılma ve biçimlendirilme süreçlerinde son derece belirleyici olmuştur. İslami ölçüler çerçevesinde sinemaya getirilen kısıtlamalar özgün ürünlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlarken, kimi dönemlerde ise sinema “ideolojik bir aygıt” olarak kullanılmıştır. Özellikle Irak-İran Savaşı sürecinde İslam Cumhuriyeti rejimi sinemayı kitlesel bir propaganda aracı olarak görmüş ve genç yönetmenleri bu alanda çalışmaları için teşvik etmiştir. Savaş dönemi sinemasında ağırlıklı olarak belli temalar üzerine yoğunlaşılmış, cephe ve cephe arkasındaki gelişmeler filmlere taşınmıştır. Bu çalışmada 1980-2000 yılları arasında savaş konulu filmlerinde kendine özgü yaklaşımıyla dikkat çeken İranlı yönetmen İbrahim Hatemikiya’nın sinema anlayışı ekseninde, savaş sürecinde çekilen filmler ana hatlarıyla aktarılmıştır. 1980’li yıllardan başlanarak savaşa dair çok sayıda ürün veren İran sineması, Hatemikiya’nın çektiği filmler üzerinden tahlil edilirken devrim sonrası süreçte başlayan savaşın, sinemanın biçimlenişindeki rolü literatür taramasıyla tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın örneklemi içinde yer alan Hatemikiya filmleri, devletin ideolojik aygıtlarının kullanımı ve egemen ideolojiyi aktarmaya yönelik söylem ve sahneler kategorize edilerek eleştirel söylem analiziyle çözümlenerek aktarılmıştır. Çalışma kapsamındaki filmlerin karakter ve hikayeleri incelendiğinde savaşın ilk yıllarından itibaren rejimin sinema üzerindeki etkisiyle yönetmenlerin bu alana teşvik edildiği ve bir “hüviyet” sinemasının inşasının amaçlandığı görülmektedir.
  • Öğe
    Afganistan’da basının tarihsel gelişimi: Monarşi rejiminden Taliban Dönemi’ne (1873-1994)
    (Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, 2020) Özkan, Hülya; Rigiderakhshan, Mohammad
    Afganistan basınının tarihsel seyri, tıpkı siyasi tarihi gibi inişli çıkışlı süreçlere sahne olmuştur. Basın-yayın faaliyetleri yaşanansiyasal değişim ve dönüşümlerden hemen her dönemde etkilenmiştir. Gazetecilik faaliyetlerinin 19. yüzyılın ikinci yarısında başladığıAfganistan’da Seyyid Cemâleddin Efgani ve Mahmud Terzi’nin faaliyetleri basın-yayın alanında öncü bir kimliğe sahip olmuştur.Afganistan’da yayımlanmaya başlanan ilk gazeteler diğer birçok ülkede olduğu gibi devlet kontrolünde neşredilmişlerdir. Bu çalışmadaAfganistan’da basının tarihsel gelişim süreci ele alınmaktadır. Literatür taraması neticesinde elde edilen verilerle Afganistan’da yayımlanangazeteler belirlenmiş ve bu gazetelerin yayımlandıkları dönemler göz önünde bulundurularak kendi aralarında gruplandırılmışlardır.Gazetelerin yayımlandıkları siyasal süreçler göz önünde bulundurularak gazetelerin yayımlanma amaçları ve gazetelere atfedilen misyontespit edilmeye çalışılmıştır. İngiliz istilası döneminden başlanarak Sovyet işgali süreci ve işgal sonrasından Taliban dönemine kadarki yüzyılı aşkın süreçte basın alanındaki önemli gelişmeler ve önde gelen basın-yayın organlarının muhtevası üzerinde durulmuştur. Yayınlarincelendiğinde basının Afganistan’da kimi zaman serbestleştirilirken çoğunlukla baskı altında tutulduğu görülmektedir. Monarşi yönetimlerikendi yönetimlerine meşruiyet kazandırmak için basını propaganda aracı olarak kullanmıştır. Siyasi partilerin kurulmasıyla birlikte isegazetelere siyasi örgütlerin yayın organı olma misyonu yüklenmiştir. Sovyet işgaliyle birlikte Sovyet yanlısı rejim ile direnişçi gruplararasındaki çatışmalar basın alanında da görülmeye başlanmıştır. Söz konusu süreçte neşredilen gazeteler birbirine zıt iki kutbu temsil etmişlerdir.
  • Öğe
    Satisfaction with democracy in Turkey: Findings from a national survey
    (SAGE Publications Ltd, 2021) Akboğa, Sema; Şahin, Osman
    A variety of factors affect citizens' satisfaction with democracy. Based on Turkey's political and economic context, as well as the existing literature, this study investigates the effect of four factors on people's satisfaction with democracy in Turkey: citizens' conceptualizations of democracy, being a political winner, citizens' perceptions of electoral integrity, and ethnic identity. Regression analysis of a nationally representative survey reveals that political losers and those with negative perceptions of electoral integrity are less satisfied with democracy in Turkey, while people's conceptualizations of democracy and ethnic identity do not have an effect on satisfaction with democracy. We conclude that, in Turkey, political polarization and negative perceptions of electoral integrity trigger a decline in citizens' satisfaction with democracy, which requires the attention of policymakers.
  • Öğe
    Medya sağlık okuryazarlığında küresel ortaklık arayışları
    (İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2020) Untila Kaplan, Olga
    Bu çalışmada, dünya ve Türkiye’de medyanın, sağlık okuryazarlığına etkisinin anlaşılması ve açıklanması amaçlanmaktadır. Ülke bazında toplanan verilerle Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ülkeleri özelinde, özellikle Fransa ve Romanya’nın sağlık okuryazarlığının geleneksel ve dijital boyutları ana hatlarıyla incelenmiştir. Türkiye ve Rusya’yı da araştırmaya dâhil edilerek, uluslararası düzeyde yer alan ve medya okuryazarlığı ekseninde gelişen sağlık bilincinin modelleri tartışılmıştır. Çalışmada kullanılan kaynak tarama yöntemlerinin yardımıyla İngilizce, Fransızca, Rusça, Romence ve Türkçe olmak üzere 5 dilde İnternet kaynaklı veri tabanları ve ilgili literatür incelenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar; Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde yapılan incelemeler sağlık okuryazarlık krizine işaret ederken, Türkiye’de sağlık okuryazarlığı düzeyinin sınırlı ve yetersiz olduğu göstermektedir. Rusya’da halkın sağlık okuryazarlığı seviyesini tespit edebilen araştırmalar henüz yapılmamıştır. Sağlık okuryazarlığı araştırmasında endişe verici bu sonuçlar uluslararası bilim camiası tarafından küresel bir sorun olarak kabul edilmekte ve toplumun sağlık bilincinin arttırılmasında medya sağlık okuryazarlığının belirleyici rolüne işaret edilmektedir.
  • Öğe
    The use of digital monitoring technologies (cookies) in Turkish, Romanian and Russian internet journalism: Comparative privacy and practice criterion
    (International Balkan University, 2020) Untila Kaplan, Olga
    Cookies which exist in digital media for twenty years and have not yet revealed their existence, have begun to raise serious doubt in the community regarding the protection of personal data. This is a search for a new security model that sets borders out by expecting transnational privacy concept within the digital transformation of Internet journalism users accompanied by thesemonitoring technologies. In this study, the use of digital monitoring technologies (Cookies) in Turkish, Romanian and Russian Internet journalism is analyzed. However, the underlying factors behind the reassessment of the level of privacy that digital monitoring technologies can use as a principal element of digital security policy constitute the concrete frame of study with an example of a survey that demonstrates the extent to which Internet users are advocated for self-determination together with evaluation of“Cookies Create Boomerang Effect”. The literature and concept review used in the study, quantitative and qualitative research methods have made it possible to conduct an intercultural comparative evaluation of the concept of digital privacy, which interacts with internet journalism-digital monitoring technologies.As a result of the research, it has been found that the owners of the internet news sites partially accept the consumer demand, provided that the internet users reserve the right to protect their individual privacy. While half of the Turkish news sites examined in this study do not share complete information about the use of cookies, it has been determined that privacy and cookie policies are important in Romanian digital journalism. Most Russian news sites only share their privacy policies with registered users. Based on the data obtained as a result of the study, it has been revealed that Turkish, Romanian and Russian Internet users benefit from these policies as much as they have the right to self-determination. While meeting the needs of autonomy, competence and commitment, which explains the right to self-determination, is seen in Romanians, it can be described as “satisfactory” in Turks and in Russian, it is a situation where inadequacies are met in meeting these needs.
  • Öğe
    Twitter as a polarized space for Civil Society Organizations (CSOs) in Turkey
    (İlmi Etüdler Derneği, 2020) Akboğa, Sema; Arık, Engin
    Research on the coverage of CSOs on social media and the use of social media by CSOs has been gaining momentum. To contribute to this line of research, this study investigates the coverage of civil society organizations (CSO) on Twitter in Turkey by focusing on the most frequently mentioned organizations. It examines the characteristics of these CSOs as well as the effect that social and political developments in Turkey have on their coverage on Twitter. The data were collected from Twitter for the period between August 18, 2019 and September 17, 2019. We found that CSOs were not equally mentioned on Twitter; a total of 29,387 tweets mentioned 4,941 different CSOs, representing only 3.98% of all CSOs in Turkey. We also found that, with a few exceptions, tweets were not equally distributed in number across the CSOs or over time. Furthermore, the content of the tweets about the most frequently mentioned CSOs was strongly related to the political developments in Turkey, thereby reflecting the politically polarized views about the organizations in Turkey. Therefore, we concluded that ideological divisions in politically polarized countries such as Turkey shape the coverage of CSOs on Twitter.Keywords: Turkey, CSOs, Twitter, polarization, democracy.
  • Öğe
    Kültürel gösterge olarak türkülerin reklamlarda kullanılması: Turkcell’in “Çok çekiciyiz” reklamının göstergebilimsel çözümlemesi
    (2020) Özkan, Hülya
    Kültürel motifler barındıran reklamlar, insanların günlük yaşantılarının hemen her alanına nüfuz etmektedirler. Reklamda görme duyusuna hitap eden unsurlar renkler, nesneler, yazılı ifadeler iken; duyma duyusuna hitap eden unsurlar ise müzik, sesler ve sessizliktir. İnsan algısını inşa eden görsel-işitsel öğeler toplumların kültürel özelliklerine göre şekillenmektedir. Görsel göstergeler dikkate alınarak belirlenen reklam müziği; kimi zaman markanın tanıtımını yaparken kimi zaman da hatırlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda çalışma kapsamında Türk kültürünü yansıtan işitsel ve görsel öğelerin yoğun olarak yer verildiği Turkcell’in “Çok çekiciyiz” reklamı örneklem olarak seçilerek, göstergebilimsel yöntemle analiz edilmiştir. Ferdinand de Saussure’ün gösteren ve gösterilen olarak iki boyutta ele aldığı gösterge çözümleme yöntemine başvurularak kültürel göstergelerin nasıl kodlandığı tespit edilip; hedef kitleye aktarılmak istenen anlamlar ise Roland Barthes’in işaret ettiği düzanlam ve yananlam ayrımı üzerinden çözümlenmeye çalışılmıştır. Reklamda işitsel göstergeler, Turkcell’in marka kişiliğini yansıtan genç, dinamik insan göstergeleri ve Türk kültürünü yansıtan somut olmayan kültürel değerlerle birlikte sunulmuştur. Hedef kitle ile marka arasında güçlü bir bağ kurmak için çeşitli yörelerden türküler kullanılarak, hedef kitleye “aidiyet” mesajı verilirken aynı zamanda kapsama alanının gücüne de dikkat çekilmektedir. Reklam filminde ayrıca Türkiye’nin muhtelif şehirlerinden kültürel, doğal ve tarihi birçok mekanının tanıtımının yapılarak yerli turistlerin dikkatinin doğa, dağ turizmine çekilmek istendiği anlaşılmaktadır.
  • Öğe
    Devlet-i Aliyye’nin çöküş ve yaşatma süreçlerini anlatan bir basın: Rumence basını
    (2020) Untila Kaplan, Olga
    Osmanlı’daki Türkçe dışı basınla ilgili olarak hiç bilinmeyen gerçekler arasında Romence basının doğuşu ve gelişimi yer almaktadır. Bu coğrafyada Rumence basının doğuşunu bir taraftan “Memleketeyn” olarak adlandırılan Eflâk ve Boğdan bölgelerinde yaşayan ve çalışan gazeteci, öğretmen ve din adamlarına, diğer taraftan ise Osmanlı yönetimine yakın Manastır ve Selânik vilâyetlerindeki Romen kökenli olan aydınlara borçludur. 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin çöküşünü hızlandıran Balkanlar’daki ulusçu hareketleri Rumence basının gelişimini doğrudan etkilemiştir. Başlangıçta kültürel amacı güden bu basın, bölgede yoğunlaşan bağımsızlık savaşları nedeniyle Romen ulusun çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir. “Memleketeyn” Romenleri’nin basın hareketleri Osmanlı’dan siyasi bağımsızlığı kazanacak güçlü bir kamuoyu oluşturmayı amaçlarken, Manastır ve Selânik vilâyetlerindeki yaşayan Rumenlerin basın hareketleri mevcut siyasi yapı içinde, bağımsız etnik kimliğin korunması ve yaşatılmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Bu çalışmada en önemli gazete ve dergilerin içerik incelemesiyle elde edilen sonuçlar yardımıyla, 1829-1912 yılları arasında Osmanlı coğrafyasında ortaya çıkan ve gelişen Romen gazeteciliği olgusu tartışılmıştır. Çalışmada kullanılan kaynak tarama yöntemlerinin yardımıyla Rumence, ‘Arumence, Makedonca, İngilizce ve Türkçe olmak üzere 5 dilde Osmanlı’daki Rumence basın ile ilgili literatür incelenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar; Osmanlı’daki Türkçe dışı basın tarihinde Devlet-i Aliyye’nin “çöküş-yaşatma” süreçlerini önemli ölçüde açıklayan Rumen basını üzerine Türkçe olarak hazırlanan tek bir kaynak dışında, yapılmış bilimsel çalışmalar bulunmamaktadır.
  • Öğe
    Türk ve Rus akademik çalışmalarında yeni medya eğitimi sorunsalı üzerine bir değerlendirme
    (ADAMOR Toplum Araştırmaları Merkezi, 2021) Untila Kaplan, Olga
    Bu çalışma, Türkiye’de ve Rusya’da yeni medya eğitimi üzerine yapılan akademik çalışmaları tespit edilmeyi ve bu alandaki genel sorunlarının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesini hedeflemektedir. Son yıllarda dünyanın farklı ülkelerinde küresel teknolojik değişimlere ayak uydurabilen nesiller yetiştirme bağlamında tartışılan medya eğitimi alanında, Türkiye’deki bu çabaların Rusya’daki çabalarla ne kadar benzediğini belirli bir açıdan ortaya koyabilmek amacıyla, sektördeki faaliyet gösteren bilirkişilerin görüşlerini de incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında bilirkişilerin görüşleri, Türkiye’de ve Rusya’da medya eğitimindeki son durumu, eğilimleri, yabancı tecrübenin önemi, medya eğitimli eğitimcilerin eğitimi ve medya eğitiminin gelişimi için gelecek perspektifleri açıkça ortaya koymaktadır. 1988-2020 yılları arasında yeni medya eğitimine ilişkin yazılan 159 Türk ve 380 Rus olmak üzere toplam 539 akademik çalışma bu araştırmanın amaçlı “örnekleme çerçevesini” oluşturmaktadır. Bu kapsamda tespit edilen çalışmaların analizi için “Yeni Medya Eğitimi Sorunsalı Üçgeni” oluşturulmuştur. Akademik çalışmalar içerik analizi yapılarak, akademik çalışmanın konusu, kavram alanna göre dağılımı, dönemi, türü, yılı ve araştırma problemini kapsayacak şekilde incelenmiştir. Elde edilen veriler, “Yeni Medya Eğitimi Sorunsalı Üçgeni”nde belirlenen sorun gruplarına dayalı bir şekilde yorumlanmış, tablo ve şekillerle de verilerin gösterimine yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, Türkiye’de ve Rusya’da yapılan akademik çalışmalarda yeni medya eğitimi sorunsalı üzerine yapılmış akademik çalışma sayısı oldukça sınırlı olduğu bulunmuştur. Bu çalışmada, nicel araştırma yöntemleri ele alınarak, Türkiye’deki yeni medya eğitiminin pedagojik ayağında söz konusu olan derslerin kapsadığı alanın sınırlılığı önemli bir eksiklik görülürken, dünyadaki ilk film okuluna sahip olan Rusya’da halen bilgi ve medya kültürünü oluşturma teknolojisine aşina olan uzmanların ciddi bir eksikliği olduğu kaydedilmiştir.