Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Güney Avrupa refah ülkelerinde sosyal harcamalar ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin incelenmesi(2019) Ersin, İrfan; Baş, HalimRefah modelleri, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile sosyal refah uygulamalarına ilişkin kriterlere göre sınıflandırılmaktadır. Bu çerçevede sosyal harcamalar ile ülke ekonomilerinin gelişmişliği arasında bir ilişki söz konusudur. Çalışmamızda amaç, sosyal refah uygulamaları ve yapıları bakımından benzerlik gösteren Güney Avrupa refah modeli kapsamındaki ülkelerde sosyal harcamalarla ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Bu bağlamda Güney Avrupa refah modeli içerisinde yer alan Yunanistan, İspanya, Portekiz, İtalya ve Türkiye incelemeye tabi tutulmuştur. İncelemeye konu olan bu ülkeler için 1980-2016 dönemi veri alınarak sosyal harcamalar ile ekonomik büyüme arasında Pedroni panel eşbütünleşme ve Dumitrescu - Hurlin (DH) panel nedensellik testleri uygulanmıştır. Eşbütünleşme analizinde sosyal harcamalarla ekonomik büyümenin karşılıklı etkileşimi tespit edilmiştir. Nedensellik analizinde ise ekonomik büyümeden sosyal harcamalara bir nedensellik ilişkisi tespit edilirken, sosyal harcamalardan ekonomik büyümeye bir nedensellik ilişkisi bulunamamıştır. Güney Avrupa’da ekonomik küçülme dönemlerinde sosyal harcamalarda artış olduğu gözlemlenmiştir. Bu bağlamda Güney Avrupa bölgesinde sosyal harcamaların yapısı, ekonomik büyümeyi sağlayacak şekilde gözden geçirilmelidir.Öğe Sosyal hizmet öğrencilerinin sığınmacılara ilişkin algı ve tutumları: Bir vakıf üniversitesi örneği(İstanbul Üniversitesi, 2021) Baş, Halim; Eti, SerkanGöç olgusu, sebep ve sonuçları bakımından ülkelerin kamu politikaları üretmelerini teşvik eden itici bir güç olmaktadır. Aynı zamanda dünyada politika rejimlerindeki radikalleşme ve farklı dengeler ışığında önemli bir koz ya da handikap olabilmektedir. Ne var ki, söz konusu stratejilerin ülkeler lehine avantajları var gibi görünse de doğdukları ya da vatandaşı oldukları ülkeden bir yere hareket etmek zorunda kalanlar için çok boyutlu bir sosyal dışlanma sürecine kapı aralamaktadır. Bu durumda göçmenler, statüleri gereği çeşitli politik, ekonomik ve sosyal argümanlarla yüzleşmek zorunda kalmaktadırlar. Sosyal hizmet disiplini ise ekonomik, politik ve sosyal boyutlarıyla dışlanma yaşayan göçmen grupların, bulundukları ülkede birtakım hizmetlere erişiminde aracı rol oynamakta, sosyal çalışmacılar ise psiko-sosyal açıdan önemli görevler icra etmektedirler.Bu çalışmanın amacı, geleceğin sosyal çalışmacıları olarak sosyal hizmet eğitimi almakta olan öğrencilerin mesleki anlayışları çerçevesinde sığınmacılara yönelik tutumlarının anlamlı bir fark oluşturup oluşturmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, sosyal hizmet öğrencilerinin sığınmacılara karşı oldukça olumlu bir tutum sergiledikleri, haklarını savunmada onların yanlarında oldukları söylenebilir. Kısaca, mesleklerinin gereği olarak öğrenciler, sığınmacıların haklarının sağlanması için yoğunlukla destekleyici olmaktadır. İkili karşılaştırmalar neticesinde, lisans öğrencilerinin ön lisans öğrencilerine göre radikal olmayan çözüm stratejileri üretme hususunda daha kabullenici oldukları görülmektedir. Ayrıca öğrencilerin cinsiyetinin sığınmacılara yönelik tutumlarında etkili olmadığı görülmektedir.Öğe Administrating social policies of a city: Modeling from Esenler district in Istanbul*(2020) Taşçı, Faruk; Alpar, Başak Işıl; Akgül, Osman; Baş, Halim; Kocakaya, Muhammed Erkam; Aktaş, Fatma ZehraThe aim of this study is to reveal the holistic administration model of social policy actors in a city with the case of Esenler district in Istanbul. In this respect, it is aimed not only to determine the individually social policy functions of each actor, but also to model what kind of an administration model should be followed in terms of social policy in a city. The scope of the study for this purpose is the social policy implementations of social policy actors for social policy recipients in Esenler District of Istanbul. In this context, the study deals with Ministry of Family, Labor and Social Services’s (ACSHB) district unit of the central government, the Social Assistance and Solidarity Foundations (SYDV), the local district municipality and the NGOs of the district. The field part of the study was conducted between February and March 2018. Semi-structured interview form and observation technique were used in this study. A total of thirty seven (37) people (participants) were interviewed. The model that emerged in this framework has three basic principles: i) compassion, justice and rightness. ii) There are some obstacles in the implementation of these basic principles: the ones originating from the legislation, the determining mechanism, the budget issue, the institutional ground and the personnel status. iii) In order to overcome barriers, the density center for social policy recipients and the gravity center are proposed for the social policy actors who implement social policies.Öğe Türkiye’de uluslararası öğrencilerin istihdamı: Hukuki boyut ve koşullara dair bir araştırma(Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2020) Baş, Halim; Eti, SerkanUluslararasılaşma eğilimleri, eğitim temasını belirgin hale getiren çok faktörlü yönlere sahiptir. Bu eğilimler, ekonomik değerlerin transferi şeklinde gerçekleşebilmekte, kültürler arası etkileşimin yaygınlaşması ve bilgi transferinin hızlanması şeklinde de görünür olabilmektedir. Aynı zamanda eğitim kalite ve transferinde yaşanan süreçler, bu alanda pek çok aktör ve kurumun faaliyetlerine yön vermektedir. Bu kapsamda, üniversiteler uluslararası düzeyde belirli anlaşma ve programlar çerçevesinde örneğin, öğrenci hareketlilik programları ile kültürel etkileşim içerisine girerek, genişleyen ağlar neticesinde uluslararası perspektif kazanmakta ve marka değeri oluşturabilmektedir. Bu durum, ülkelerin daha çok katma değer üretiminde yetenek savaşları adı verilen yarışta “en iyi” ve “en zeki” sosyal ve beşerî sermayesi yüksek öğrencilerden faydalanmayı temsil etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki üniversitelere yurt dışından gelen uluslararası öğrencilerin istihdamına ilişkin hukuki çerçeveyi ve çalışma koşullarını ortaya koymaktır. Araştırmada uzman görüşleri alınarak hazırlanan 13 soruluk bir anket uluslararası öğrencilere yönlendirilmiş ve 274 kişinin katılımı sağlanmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, erkek ve kadın öğrencilerin sektör bilgisi, ayrımcılık algısı, zorlukları ve engellere yargısı arasında farklılık tespit edilmemiştir. İkili karşılaştırma sonucunda, dil eğitimi için gelenler ile lisans, yüksek lisans ve doktora için gelenler arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir.Öğe Bireysel emeklilik sistemi’ne giriş kararlarını belirleyen etmenler: Devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan akademisyenlerin karşılaştırılması(İstanbul Üniversitesi Yayınevi, 2020) Canöz, İsmail; Baş, HalimBu çalışmanın amacı, akademisyenlerin Bireysel Emeklilik Sistemi’ne katılma kararlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu faktörler belirlenirken akademisyenler çalıştıkları kurumlar göz önüne alınarak vakıf/ devlet şeklinde ayrı ayrı analiz edilecektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma anketine 405 akademisyen katılmıştır. Anket, 18 ifadeden oluşmaktadır ve faktör analizi yardımıyla bu ifadeler üç farklı boyuta ayrılmıştır. Bu boyutlar; (1) Tasarruf Yapma Alışkanlığı ve Yatırım, (2) Finansal Okuryazarlık Düzeyi ve (3) Gelecek Kaygısı ve Güvence’dir. Ankete verilen cevaplar Lojistik Regresyon Modeli ile analiz edilmiştir. Sadece devlet üniversitesi çalışanları için yapılan lojistik regresyon modeli sonucu, tasarruf yapma alışkanlığı ve yatırım, finansal okuryazarlık düzeyi, gelecek kaygısı ve güvence cinsiyet ve görev süresi değişkenlerinin akademisyenlerin Bireysel Emeklilik Sistemi’ne giriş kararlarını etkilediğini göstermiştir. Aynı zamanda model bireysel emekliliği olan devlet üniversitesi mensuplarını %83,7 başarı ile tahmin etmiştir. Öte yandan, sadece vakıf üniversite çalışanları için analiz edilen lojistik regresyon modelinin sonucuna göre, tasarruf ve yatırım alışkanlığı, finansal okuryazarlık düzeyi ve yaş değişkenleri akademisyenlerin Bireysel Emeklilik Sistemi’ne girme kararını etkilemektedir. Bu model %77.1’lik başarı ile vakıf üniversitesi akademisyenlerinden bireysel emekliliği bulunanları doğru sınıflamıştır.Öğe Strategic mapping of youth unemployment with interval-valued intuitionistic hesitant fuzzy dematel based on 2-tuple linguistic values(IEEE - Institute of Electrical and Electronics Engineers, Inc., 2020) Zhang, Guangshun; Zhou, Shiyuan; Yüksel, Serhat; Baş, Halim; Dinçer, HasanThis study aims to identify the factors that affect youth unemployment in emerging countries. For this purpose, 3 dimensions and 12 criteria are selected as a result of literature review. The analysis process has 3 different steps. Firstly, interval-valued intuitionistic fuzzy sets are created with the help of 2-tuple linguistic data. Additionally, relation matrix is generated by considering these fuzzy sets. In the second process, defuzzification process is occurred. Finally, the dimensions and criteria are weighted with Decision-Making Trial and Evaluation Laboratory (DEMATEL) approach by using defuzzified data sets. The findings indicate that economic and social inequalities play the most significant role for youth unemployment in emerging countries. On the other side, it is also identified that economic crisis and insufficient education conditions are also important issues which lead to youth unemployment in these countries. Hence, it is recommended that governments should implement fair tax management practices in these countries to minimize economic and social inequalities. Furthermore, education conditions should be improved in the countries. In this framework, an effective education plan can be designed by cooperating with companies in the industry. Thus, labor needs in industry can be identified and education system can be designed according to the needs in the market. With the help of these implementations, it can be much easier for young people to find a job.Öğe Bir sosyal bilimler belediyecilik uygulaması olarak İstanbul Esenler Belediyesi gençlik merkezi örneği(2017) Baş, Halim; Çetin, Başak IşılÖzellikle 1970'lerin ortalarından itibaren hızlanan ekonomik hareketlilik, kamu hizmetlerine yönelik merkezci anlayışın ve nitelik değişiminin başlangıcı olmuştur. Söz konusu dönemde yaşanan krizler, piyasa hacmini daraltmış ve kamu hizmetlerinde bütçe kısıtlamasına yol açmıştır. Süregelen hareketlilik, hâlihazırda iktisadi, sosyal ve siyasal boyutlarıyla bir değişim ve dönüşümü de beraberinde getirmiştir. Küresel hareketliliğin sosyal alandaki yansımaları gün geçtikçe daha belirgin olmaktadır. Bu yansımalardan biri olarak yerel yönetimler bağlamında sosyal belediyecilik uygulamaları kent yaşamında önemli yer tutmaktadır. Bu süreçte değişen ve farklılaşan ihtiyaçlarla beraber, beklentiler insanları yaşamın merkezine alan yaklaşımlara yönelmektedir. İnsanı yaşamın merkezine alan hizmetlerin sosyal belediyecilik anlayışı ile uygulanması, toplum yaşamındaki her kesime özel politika geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada, söz konusu kesimlerden gençliğe yönelik olarak sağlanan yerel hizmet uygulamaları Esenler Gençlik Merkezi ölçeğinde incelenmiştir. Araştırma, nitel veri tekniklerinden katılımlı gözlem, mülakat ve odak grup görüşmeleriyle yürütülmüş ve sonuçları beş ana tema çerçevesinde değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarının, gençlere yönelik hizmet veren yerel yönetim kurumlarına örnek olması amaçlanmıştır.Öğe Türkiye’de yerel yönetimlerin aileye yönelik sosyal politikaları üzerinden bir değerlendirme(2017) Baş, HalimKamu sorumluluğu ilkesinden neşet eden kamu hizmeti anlayışının amacı, toplumun tüm kesimlerine eşit hizmet ve edim prensibiyle hizmet götürmektir. Bu hizmetler yönetim kapsamında iki elde toplanmaktadır. Bunlardan bir tanesi de yerel hizmet sağlayıcısı konumundaki yerel yönetimlerdir. Toplum yaşamındaki bireyselleşme emareleri, sosyal yapıdaki çözülmenin olduğu yönündeki fikirler görece yeni ve toplumu saran bir devinim içerisindedir. İslam dininde ihtimamlı bir öneme haiz olan aile kurumunu, postmodern kültürün hasılası modern anlayışın zayıflattığı anlaşılmaktadır. Sosyal politikanın devlet aktörü olarak bu yönde attığı ilk adım olarak 2011 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kurulması gösterilebilir. Küreselleşme olgusunun ivme kazandığı günümüz dünyasında, merkezi aktörün uygulayıcı vasfını yerine getirmesinde yaşanılan güçlükler, yerel nitelikli hizmetlere devri zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda çalışmada, yerel yönetimlere intikal ettirilen sosyal politikalar aile mefhumu ile irtibatlandırılarak ele alınacaktır. Bu çalışmada amaç, Türkiye'de yerel yönetimlerin aileye yönelik sosyal politikaları bağlamında Onuncu Kalkınma Planı'nda yer alan Ailenin ve Nüfus Yapısının Korunması Programı'nın Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişmesini desteklemek için dinamik nüfus yapısının korunması, aile kurumunun güçlendirilmesi ve sosyal refah ve sosyal sermayenin artışına yönelik öngördüğü program üzerinden bir çerçeve çizerek genel bir değerlendirme yapmaktır.











