Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Cinema and the digital revolution: the representations of digital culture in films(2024) Gürkan, Hasan; Gezmen, BaşakThis article examines popular cinema’s interactions with digital culture, focusing on cinema and social structure. A product of technological and social developments, digital culture has introduced the creation of cyberspace, the emergence and spread of social media, and the formation of virtual communities. This article focuses on a specific period (1980 – 2010) to examine the evolution in cinema of portrayals of digital culture. The analysis includes four influential films: WarGames (1983, by John Badham), Perfect Blue (1997, by Satoshi Kon), Pulse (2001, by Kiroshi Kurosawa), and Life in a Day (2011, by Kevin Macdonald, Loressa Clisby, and Tegan Bukowski). The article provides a guide to popular cinema's interaction with and use of the possibilities offered by digital culture, revealing how the four selected films reflect digital culture themes. Each film demonstrates different aspects and dynamics of digital culture at a particular time, offering a unique look at that period's social and technological landscape through its portrayal of technological developments, human relations, cultural values, and social norms. Each film evaluates the impact of the digitization process on cinema from different perspectives, depicting how cinema adapts and responds to technological changes.Öğe Beden olumlama kampanyaları: Z kuşağının yaklaşımına dair bir odak grup çalışması(2023) Korkmaz, Melike ZeynepTüketim kültürünün günümüzdeki taşıyıcısı moda endüstrisi, sadece akımları değil güzellik standartlarını da belirlemektedir. Yıllarca reklam kampanyaları ideal beden imajını temsil eden modeller kullanmıştır ancak markalar bugün Z kuşağı olarak adlandırılan yeni bir segmente pazarlama göreviyle karşı karşıya bulunmaktadır. Günümüzün majör platformu yeni medyada ise buna başkaldıran; çatlakların, fazla kiloların ve sivilcelerin rötuşlamadan paylaşıldığı beden olumlama akımı ortaya çıkmıştır. Kullanıcının bu akımların hangisinden etkilendiği bireyin tüketim kültürünü de etkilemektedir. Bu çalışmada yeni medya ile çeşitlenen beden algılarından hangisinin Z kuşağı kadınlarını satın almaya teşvik ettiği anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu sebeple araştırmada niteliksel bir yöntem olan odak grubu tekniği kullanılmış, Z kuşağına ait 20 kız öğrencinin seçildiği 2 odak gruba belirli reklam görselleri üzerinden ve beden takdiri ölçeğinden derlenen sorular yöneltilmiştir. Araştırma neticesinde elde edilen bulgularda Z kuşağının çeşitli beden temsillerinin yer aldığı kampanyalara olumlu yaklaştıkları ancak fazla marjinal buldukları kampanyaların markayla olan bağlarını zayıflattığı anlaşılmıştır. Katılımcıların, ideal beden temsillerinin yer aldığı reklamları daha cazip buldukları, kusurların yüceltildiğini düşündükleri reklamları ise samimiyetsiz buldukları gözlemlenmiştir. Bu pazarlama kampanyalarının Türkiye’de Batı toplumlarındaki kadar benimsenmemiş olabileceği, tüketicinin marka sevgisi üzerinde hala riskli olabileceği anlaşılmıştır.Öğe Dijital dünyada yeni bir boyut: Metaverse kavramına ilişkin bir inceleme(2023) Taşkıran, Meliha Nurdan; Uçar, LeylaBu çalışma kapsamında bir sosyal medya bileşeni olarak Youtube üzerinde yer alan Metaverse ile ilgili videoların, söylem analizi bağlamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla çalışmada Metaverse konulu videolar, Gerçekliğin Sosyal İnşası (Berger & Luckmann, 1991) teorisinden hareketle, medyada gerçekliğin inşası temele alınarak toplumsal bilgi ve toplumsal gerçekliğin oluşumundaki etkin rolü çerçevesine incelenmektedir. Bu amaçla Youtube üzerinde yer alan Metaverse ile ilgili videolar, Van Dijk’ın söylem analizi ekseninde incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda; dijital ortamların yarattığı sanal evrenin, fiziki evren ile olan ilişkisinin ortaya konduğu videolarda Metaverse kavramının sıklıkla gündelik yaşam aktiviteleri ile ilişkilendirildiği görülmektedir. Böylelikle deneyim alanı dışında kalan soyut nitelikte bilgilerin, medya içerikleri ile oluşturulan sembolik evren aracılığı ile izleyici algısında nesnelleştirilmeye çalışıldığı söylenebilir. Bu yaklaşım, aynı zamanda bilginin meşrulaştırılması yolu ile izah edilebilir anlamlı bir bütünlük ile verilmesini de destekler niteliktedir. Bunun yanı sıra video içeriklerinde, Metaverse kavramının özü itibariyle sunduğu çoklu gerçeklik ortamları içinde kişinin ortak duyusuna hitap edecek bir gerçeklik alanı sunulduğu da görülmüştür. Bu bağlamda sembolik evrenler içerisindeki çoklu gerçeklik alanları arasından gündelik yaşam bilgisini daha gerçek olarak algılamaya meyilli olan birey için, kavrama algısal düzeyde bir seçicilik sağlanmaya çalışıldığı da söylenebilir.Öğe Gündemi twitlemek: Twitter’da enformasyon güvenilirliği üzerine bir araştırma(İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2021) Çaycı, Ayşegül Elif; Çaycı, Berk; Eken, İhsanSosyal medya platformları son yıllarda kullanıcılar tarafından enformasyon kaynağı olarak kullanılmaktadır. Olağanüstü durumlarda ve kriz dönemlerinde sosyal medya platformları yoğun olarak kullanıcılar tarafından enformasyon üretimi ve paylaşımı için tercih edilmektedir. Bu bağlamda enformasyon toplumunda sosyal medya platformları birer enformasyon kaynağı vazifesi görmektedir. Bu süreçte özellikle Twitter, diğer sosyal medya platformlarına nazaran öne çıkmaya başlamıştır. Sosyal medya platformlarının birer enformasyon kaynağı olarak kullanılmaya başlamasında sosyal medyanın, kullanıcı türevli içerik üretimine izin veren teknik bir altyapıya sahip olması büyük bir rol oynamaktadır. Bu özelliği sayesinde sosyal medya platformlarındaki kullanıcıların hepsi içerik üretim sürecine özgürce katılabildiği gibi aynı zamanda üretilen içeriğin birer tüketicileridir. Ayrıca, sosyal medyada kullanıcılar gerçek ya da anonim kimlikler üzerinden herhangi bir sınırlama olmadan içerik üretebilmekte ve ürettikleri içerikleri küresel ölçekte paylaşabilmektedirler. Bu durum sosyal medyada üretilen içeriğe yönelik güven sorunsalının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bunun bir sonucu olarak sosyal medyada paylaşılan enformasyonun doğrulunu teyit etmek için son yıllarda doğrulama platformları yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Bu durum göstermektedir ki, sosyal medya platformları sadece doğruluğu kanıtlanmış enformasyonun kullanıcılar arasında dolaşımına izin vermemektedir. Aksine söylentilerin, komplo teorilerinin ve sahte haberlerin süratle kullanıcılar arasında yayılmasına da sebep olabilmektedir. Bu araştırmanın amacı; sosyal medyada enformasyon güvenilirliğini etkileyen faktörleri Twitter örneği üzerinden analiz etmektir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden, tarama türünde betimleyici bir araştırma olan anket veri toplama tekniği kullanılmıştır. COVID-19 pandemisi sebebiyle anket çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, amaçsal örneklem tekniği kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmaya 924 Twitter kullanıcısı gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmayla; Twitter‘da paylaşılan enformasyonun güvenilirliğini etkileyen faktörlerin, enformasyonun niteliği, argüman gücü, medya şeffaflığı ve medya bağlılığı olduğu tespit edilmiştir.Öğe Sosyal medyada ebeveynlerin dijital yerlilere yönelik içerik paylaşımlarının dijital kimlik inşasındaki rolü(Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2022) Esgin, Yeşim; Gezmen, Başak; Özsürünç, RecepDijital dünyada ebeveynlerin çocuklarına yönelik mahremiyet ihlaline yol açan sosyal medya paylaşımlarına sıklıkla rastlanmaktadır. Bu durumun dijital sahnede kimlik inşa sürecinde etkili olduğu ve çocuklar üzerinde memnuniyetsizlik yarattığı gözlemlenmektedir. Çalışmamızda sosyal medyada ebeveynlerin 18-21 yaş grubuna, dijital yerlilere yönelik içerik paylaşımlarının dijital kimlik inşasındaki rolü incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre; kadınların ebeveynleri tarafından kendileri ile ilgili sosyal medyada içerik paylaşılmadan önce izin alınmasını istedikleri ve paylaşımdan memnun olmadıkları takdirde kaldırılmasını talep ettikleri görülmektedir. Katılımcıların ebeveynleri tarafından kendileri ile ilgili içerik paylaşım sayısı arttıkça memnun olma durumlarının da azaldığı görülmüştür. Öte yandan katılımcıların ebeveynleri tarafından kendilerine yönelik eğitim-öğretim hayatları ile ilgili paylaşımlarından memnuniyetsiz oldukları ve bunu mahremiyet ihlali olarak gördükleri ortaya konmuştur. Yazılı bilgi içerik, fotoğraf ve video paylaşımıyla ilgili olarak ise, katılımcıların en çok video paylaşımından rahatsız oldukları görülmüştür. Çalışma bulgularına göre; katılımcıların ebeveynlerinin kendileriyle ilgili olarak daha çok sosyal motivasyon ve ebeveyn tavsiyesi motivasyonu için paylaşım yaptıklarını düşünmektedir. Bu bağlamda; çocuğun/bireyin benlik saygısının, kişisel bilgileri üzerindeki kontrol hakkının, kişiliğinin dijital dünyadaki temsiliyetinin ve bütünlüğünün korunması adına ebeveynlerin dijital yerlilere yönelik sosyal medyada içerik paylaşımlarında hassasiyet göstermelerinin bir zorunluluk haline geldiği görülmektedir.Öğe Özçekim kültürünün yükselişi: Dijital yerlilerin ve dijital göçmenlerin sosyal medyada özçekim paylaşım tutumlarının karşılaştırılması(Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2022) Çaycı, Berk; Çaycı, Ayşegül Elif; Eken, İhsanÖzçekim, modern bir otoportre şeklidir. Özçekimle ilgili benliğin sunumu; narsisizm, eğlence, sosyal etkileşim, lüks tüketim, cinsiyet, özsaygı, tüketim kültürü, sosyal medya bağımlılığı ve kimlik oluşumuyla ilgili disiplinlerarası araştırmalar bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, teknolojik belirlenimci yaklaşımı benimseyerek dijital yerlilerin ve dijital göçmenlerin sosyal medyada özçekim paylaşım tutumlarını incelemektir. Gerçekleştirilen bu çalışmanın, veri toplama yöntemi anket tekniği olarak belirlenmiştir. Balakrishnan ve Griffiths (2018) tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Araştırma evrenini, sosyal medyada en az bir defa özçekim paylaşımı yapmış olan 1980 öncesi ve 1980 sonrası doğumlu sosyal medya kullanıcıları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, amaçlı örneklem tekniğiyle belirlenmiş ve sosyal medyada özçekim paylaşımı yapan 429’u dijital yerli, 423’ü dijital göçmen kategorisinde, toplamda 852 katılımcıdan meydan gelmektedir. Katılımcılara çevrimiçi anket yöntemiyle ulaşılmıştır. Araştırmayla dijital yerlilerin çevre geliştirmek, sosyal rekabeti arttırmak, ilgi görmek, ruh halini değiştirmek, özgüvenini arttırmak ve kendisini bir gruba ait hissedebilmek için dijital göçmenlere kıyasla daha yoğun bir şekilde sosyal medyada özçekim paylaşımları yaptıkları sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Etoriksel analiz çerçevesinde spor kulübü başkan adaylarinin konuşmalarinin incelenmesi(Uluslararası Balkan Üniversitesi, 2019) Gezmen, Başak; Eken, İhsanİkna kavramı, geçmişten günümüze sosyal bilim çalışmalarındaüzerinde sıkça durulan bir konudur. Günümüzde birçok önemlikonuşmacı, siyasi lider, akademisyen için güzel, etkili ve çarpıcıkonuşma yapmak önem teşkil etmektedir. Bu noktada, retorik kavramıve ikna edici iletişim çalışmaları giderek önemini ve etkinliğiniarttırmaktadır. Retorik, ikna edici her iletişim türü için geçerli olan,bireylerin düşünce, duygu ve davranışlarını etkilemek için kullanılanhitabet sanatıdır. Bir etkileme aracı olarak işlevini sürdüren retorik,güzel ve etkili biçimde söz söyleme üzerinde durmaktadır. Aristoteles’inRetorik adlı eseri çok eski yüzyıllardan beri etkisini hiç yitirmeden birçokaraştırmacı tarafından üzerine çalışan bir eserdir. Aristoteles Retorik’teikna için önemli bir araç olarak görülen retorik kavramını Ethos, Pathosve Logos olarak sınıflandırmıştır ve diyalog ve etik kurallara eş değerolarak değerlendirmektedir.Bu çalışmada, Türkiye’nin en önemli sivil toplum örgütlerindenbirisi olarak görülen Fenerbahçe Spor Kulübü’nün, “2-3 Haziran 2018Seçimli Olağan Genel Kurul Toplantısı”nda yer alan iki adayın konuşmasıRetoriksel açıdan analiz edilecektir. Aziz Yıldırım, Fenerbahçe SporKulübü’nde ilk kez 15 Şubat 1998'de başkan seçilmiş ve bu seçime kadargirdiği 12 kongreyi kazanmıştır. Aziz Yıldırım, 20 yıllık bu süreçteFenerbahçe Spor kulübünü yöneten ve Türk spor hayatına yön verenisimlerden biridir. Araştırmada önem teşkil eden konulardan birisiFenerbahçe Spor Kulübü’nün, “2-3 Haziran 2018 Seçimli Olağan GenelKurul Toplantısı’na kadar Türkiye’deki seçimli genel kurulların 5-10 bin kişilik delegelerin katılımıyla gerçekleşmiş olmasıdır. Bu seçimli genelkurulda rekor seviyede delege oy kullanmıştır.Kongre sonunda 20 yılı aşkın bir süreçte Fenerbahçe SporKulübünü başkanlığını yapan Aziz Yıldırım’ın, seçimli olağan genelkurulda başkanlığı sona ermiş ve yeni Başkan Ali Yıldırım Koç olmuştur.Kongrenin ana konuşmacıları başkan Aziz Yıldırım ve başkan adayı AliYıldırım Koç’un değişim ekseninde gerçekleştirecekleri, öngörülerinedayanan konuşmaları retoriksel çerçevede ilgili başlıklar üzerindedeğerlendirmeye alınmıştır. Çalışmada iki başkan adayının seçim öncesikonuşma metinleri incelemeye alınmıştır. Amaç retoriksel analiz ekseninde ensık kullanılan retorik unsurlarını, metinler üzerinden ortaya çıkarmaktır.Konuşmalar inandırıcılık, mantıksal olarak ispatlama ve dinleyicilerinduygularına hitap etme noktasında örneklerle değerlendirilmiştir. Aziz Yıldırımkonuşmasında genel olarak 3 Temmuz’da yaşanan şike olayları sürecinedeğinmiştir. Ali Yıldırım Koç, konuşmasında temel olarak geçmiş yönetiminhatalarından bahsetmekte ve kendisinin seçilmesi durumunda yeni yönetiminortaya koyacağı değişim ve dönüşümlerden bahsetmiştir.Öğe Bir eğitim aracı olarak çocuk dergileri: ‘‘Mavi Kırlangıç’’ çocuk dergisi(2019) Gezmen, BaşakMedya, bireylere enformasyon akışı sağlamanın yanında kamuoyu oluşturma, kültüraktarımı, sosyalleştirme, siyasallaştırma v.b işlevlere de sahiptir. Medya, özellikleçocuk kitle dikkate alındığında bir eğitim aracı olarak da görülebilmektedir. Çocukgazete ve dergileri çocukların kimlik gelişimine ve toplumsallaşmasına destekvermektedir. Bu yayınlar çocuklarda okuma ve öğrenme isteğini arttırmakta,düşünmeye yönelterek ruhsal ve zihinsel zekayı geliştirmekte, boş zamanlarınfaydalı bir şekilde geçirilmesine katkı sağlamaktadır. Okurlar dinlenerek, eğlenerekhenüz keşfedemedikleri yeteneklerini ortaya çıkarabilmektedir. Bu bağlamda çocukdergi yayıncılığının önemi büyüktür. Günümüz basının en büyük sorunlarındanbiri medya iletilerinin alınıp satılabilen malzemelere dönüşmesidir. Her biri, birkültür endüstrisi ürünü olarak popüler kültür malzemeleri şeklinde pazarlanmayabaşlanmaktadır. Bu bağlamda tüm içerikler bilgi verici eğitici kültür arttırıcıözelliklerinden uzaklaşmakta, promosyon ve reklam sektörüne destek vermeyebaşlamaktadır. Çocuk yayınları da bu değişim ve dönüşüm çerçevesinde farklılaşmayabaşlamış, eğitici öğretici yayınlar yerine, yayınların yanında pazarlanan döneminpopüler kültür kahramanlarının ürünleri ile donatılmaya başlamıştır.Çalışmada bir sivil toplum örgütü olarak Yeşilay tarafından çıkarılan Mavi KırlangıçDergisi’nin belirlenen sayıları incelemeye alınıp betimsel yöntem kullanılarak,derginin promosyon kültürü ve reklamcılık anlayışı çerçevesinde değişip dönüşençocuk dergiciliğine göre nerede konumlandığı tartışılıp değerlendirilmiştir. Eldeedilen bulgular ve sonuç bölümlerinde derginin gerek türler, biçim, içerik gereksekullanılan dil ve üslup, görsellerle promosyon ve reklam kültüründen uzak ağırlıklıolarak eğitici ve öğretici metinlere yer veren bir dergi olduğu görülmektedir.Öğe The role of media literacy in setting media awareness: A study towards university students(2020) Gezmen, Başak; Eken, İhsanTechnology always develops and changes at a dizzying pace and causes mobile devices to evolve as well. Mobile devices that have grown to be extensions of individuals, became indispensable elements of daily life. So much so that the individual has become unable to live without smartphones, smartwatches, or tablets. In this sense, the individual who is consistently in a digital environment is also continuously exposed to digital content. Therefore, individuals are becoming increasingly vulnerable to media. The concept of media literacy is now being discussed through digital literacy. This concept serves as a protective armor especially for children and young people against negative messages coming from media. The present study aims to evaluate university students’ awareness of media literacy with a focus on the learning outcomes of media literacy courses. Through focus group work, the differences between students who take and do not take a media literacy course will be discussed in terms of the correct analysis of media messages, fictionality, and digital literacy awareness.Öğe Haber fotoğraflarında suriyeli mültecilerin temsili: Suriye olaylarının anadolu ajansı almanaklardaki fotoğraflar üzerinden incelenmesi(International Balkan University, 2019) Eken, İhsan; Gezmen, BaşakÇağımızın en hızlı gelişim alanları arasında görülen iletişim teknolojileri, toplumları değiştiren ve dönüştüren etkilerinin yanı sıra farklı bir kültürün oluşumuna da zemin hazırlayabilmektedir. Günümüzde, gelişen yeni iletişim teknolojileri sayesinde bilginin çok kolay ve hızlı bir şekilde dağıtılabilir olması, kurumları birçok konuda ve farklı alanlarda konumlanmaya yönlendirmektedir. Anı kaydetmek amacıyla ortaya çıkan ve yıllar içerisinde birçok fonksiyon kazanan fotoğraf, iletişim teknolojileri arasında ayrı bir konuma sahiptir. Son zamanlarda akıllı telefon, tablet vb. cihazların ortaya çıkması, fotoğraf kullanımının önemini giderek arttırmaktadır. Haber fotoğrafları, her zaman haber metinlerini destekleyerek habere güç katan çok önemli bir unsurdur. Öyle ki, fotoğraf bazen bir olayı anlatmak için tek başına bile yeterli olabilmekte ya da haberi anlamlandıran ve doğru algılanmasını sağlayan bir olgu olabilmektedir. Yıl içerisindeki önemli olaylara, sosyal veya ekonomik gelişmelerde farkındalık yaratan ve kamuoyu oluşturma açısından önemli mecralar arasında yer alan almanaklardaki fotoğrafların da özel bir yeri bulunmaktadır. 2012 yılında Suriye’de küçük çaplı bir protesto gösterisi olarak başlayan, daha sonraki yıllarda ülke geneline yayılan Suriye İç Savaşı, Türkiye başta olmak üzere tüm dünya ülkelerinde etkisini göstermektedir. İç savaş nedeniyle birçok Suriye vatandaşı ülkelerini terk etmek zorunda kalmıştır. Ülkelerini terk eden Suriyeliler Türkiye başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine göç etmek zorunda kalmıştır. Araştırmada göstergebilimsel analiz yöntemi üzerinden 2014 ile 2018 tarihleri arasında Anadolu Ajansı Almanaklarındaki fotoğraflar belirlenen kriterler çerçevesinde incelenmiştir. Çalışma sonucunda fotoğrafların almanaklardaki temsili ve yansıyış biçimi tartışılarak değerlendirilmiştir.Öğe Narsisizm ve selfie paylaşımı ilişkisi üzerine nicel bir araştırma(2019) Çaycı, Berk; Çaycı, Ayşegül Elif; Eken, İhsanNarsisizm ile selfie paylaşım ilişkisini incelemeye yönelik gerçekleştirilen çalışmalarda kullanıcıların sosyal paylaşım sitelerini ne amaçla kullandıklarının incelendiği tespit edilmiştir. Özellikle, daha önce yapılmış olan çalışmalarda: kimlik oluşumu (Valkenburg, Peter, & Schouten, 2006), sosyal etkileşim (Lee, Lee, Moon, & & Sung, 2015), algı yönetimi (Kramer & & Winter, 2008) ve eğlenceye (Park, Kee, & Valenzuela, 2009) yönelik çalışmaların yapıldığı görülmektedir. Gerçekleştirilen bu araştırmayla, kullanıcıların selfie paylaşımlarıyla narsisizm arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma evrenini, İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesinin farklı bölüm ve sınıflarında öğrenim gören 243 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada yeralan katılımcılara online anket yöntemiyle ulaşılmıştır. Araştırmada basit tesadüfi örneklem tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın kuramsal temeli Sung, Lee, Kim ve Choi (2016)’nin çalışmasından alınmıştır. Araştırmaya ait sekiz hipotez testine ait veriler analiz edilerek bulgulara yönelik açıklamalarda bulunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, kullanıcıların selfie paylaşımları ile narsisizm arasında anlamlı pozitif yönlü bir ilişkinin var olduğu tespit edilmiştir. Bu faktörler arasında narsisizim sosyal medya platformlarında selfie paylaşımını etkileyebilecek önemli bir etken olarak kabul edilmiştir.











