Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Neoliberalizm ve islam ekonomisinin sosyal refah yaklaşımlarının karşılaştırılması(Ankara Düşünce ve Araştırma Merkezi İktisadi İşletmesi, 2021) Kalkavan, Hakan; Baş, HalimEkonomik gelişimin temel göstergelerinden biri refah düzeyidir. Refah düzeyi, bir toplumda devlet tarafından uygulanan politikaların sosyal adalet bağlamında olmasını simgelemektedir. Sosyal adalet insanlar arasında vuku bulan sosyal eşitsizlikleri azaltma amacı gütmektedir. Bu çerçevede, devletler bireylere vergiler yoluyla sosyal transferler sağlamakta ve gelirin yeniden dağılımında aracı rol üstlenmektedir. Bu anlamda, refah devletlerinin rolü yalnızca sosyal transferler yoluyla fayda sağlamak olmamaktadır. Bunun ötesinde, devletler yaptıkları düzenlemelerle diğer refah paydaşları olan piyasa ve sivil toplum aktörlerini de sürece dahil ederek sosyal refahı sağlamaktadır. Ancak, ülkelerin refah anlayışları bütüncül sosyal refah açısından farklılık göstermektedir. Bu açıdan, İslam ekonomisinin refah yaklaşımı temelde ahlaki değerleri önceleyen, ekonomik refahı toplumsal dengeyi gözeterek sağlamayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu minvalde, insanların temel ihtiyaçlarının sağlanması ve sosyal yardımın ötesinde gelir ve servet eşitsizliğini azaltıcı ekonomi politikalarının iktisadi yapının dönüşümü adına uygulanması öngörülmektedir. Bununla birlikte, İslam ekonomisiyle neoliberal ekonomik anlayış pek çok açıdan farklılık gösterdiği gibi, benzer şekilde neoliberal temelli sosyal yatırım ve İslam ekonomisinin refah yaklaşımı da farklılık göstermektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, İslâm ekonomisinin sosyal refah anlayışı ve neoliberalizm temelli sosyal yatırım anlayışı, sosyal refah ve muhafazakâr yaklaşımları ile birlikte teorik yönden tartışmak ve perspektiflerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaktır.Öğe “Şeytan tüyü”: Düzensiz bir göçmenin Almanya’da hayatta kalma stratejiler(Dumlupınar Üniversitesi Rektörlüğü, 2022) Çiçek, AyşeTürk edebiyatında Almanya’ya göçü konu edinen pek çok önemli yazın bulunmaktadır. Bunlar içerisinde Haldun Taner’in “Şeytan Tüyü” hikâyesi düzensiz bir göçmenin Almanya’daki gündelik mücadelesini ironik ve mizahi bir üslupla ele almaktadır. Bu çalışmada “Şeytan Tüyü” hikâyesinin kahramanı düzensiz göçmen Ökkeş’in toplumdaki iktidar ilişkilerine karşı hangi şekillerde direndiği analiz edilmiştir. Göçmen bireyin hayatta kalma stratejileri Scott’ın gündelik direniş biçimleri ve de Certeau’nun taktik kavramı çerçevesinde ortaya konulmaktadır. Hikâyedeki söylemler analiz edilirken yazarın diğer yazılarından, hikâyeyle ilgili basındaki haberlerden, yazarla yapılan bir söyleşiden ve yazarın hayatını konu alan belgesel ve biyografilerden yararlanılmıştır. Göçmenlerin iktidar yapıları karşısında zafer kazanmasına olanak sağlayan taktikler; göstermelik itaat, boşluklardan yararlanma, kurnazlık, anonimlik ve kılık değiştirme olarak karşımıza çıkmaktadır. Hikâyenin merkezinde yer alan direniş biçimi göçmen bireyin anonimlik politikasıdır. Sıradan birey bu taktikler sayesinde riskten uzak bir şekilde ev sahibi ülkede yaşamını sürdürmekte ve kendisine dayatılan iktidarı el altından yıkmaktadır.Öğe Çocukluk çağı örselenme yaşantıları ve sürekli kaygı arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın rolü(Turkish Psychologists Assoc, 2018) Cesur, Gizem; Sayraç, Neslihan; Korkmaz, EceBilinçli farkındalık (mindfulness) son yıllarda psikolojik sağlık üzerinde koruyucu bir özellik (trait) olarak (Bränström ve ark., 2011) ve psikolojik bir müdahale yöntemi olarak ilgi çeken bir kavramdır (Kimbrough ve ark., 2010). Mevcut çalışmanın amacı, çocukluk çağı örselenme yaşantılarının sürekli kaygı üzerindeki doğrudan ve bilinçli farkındalık aracılığıyla dolaylı etkilerinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemini yaş ortalaması 22.89 (S = 3.34) olan 264 (%56.5) kadın ve 203 (%43.5) erkek olmak üzere toplam 467 kişi oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile Demografik Bilgi Formu, Çocukluk Örselenme Yaşantıları Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Sürekli Kaygı Envanteri kullanılmıştır. Bilinçli farkındalık düzeyinin aracı rolünü test etmek amacıyla Hayes (2013) tarafından geliştirilmiş olan PROCESS makro eklentisi kullanılmıştır. Buna göre, çocukluk çağı fiziksel, cinsel ve duygusal ihmal ve istismar yaşantıları ile sürekli kaygı düzeyi arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rol oynadığı bulunmuştur. Sonuç olarak, çocukluk çağı örselenme yaşantıları ve sürekli kaygının bilinçli farkındalık ile birlikte ele alınmasıyla daha kapsamlı bir açıklamaya ulaşıldığı; bunun da psikolojik müdahale ve önleme çalışmaları için değerli bilgiler sunabileceği düşünülmektedir.











