Diğer Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Bariyatrik cerrahi sonrası oluşan komplikasyon: Mikro besin ögesi eksiklikleri: Geleneksel derleme(Türkiye Klinikleri Yayınevi, 2021) Atan, Ramazan Mert; Erdem, Nihal ZekiyeObezite, modern dünyanın karşı karşıya olduğu ciddi bir sağlık sorunudur ve son yıllarda görülme sıklığı endişe verici düzeyde artmıştır. Tedavi seçenekleri arasında diyet ve egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile farmakolojik ve cerrahi prosedürler yer almaktadır. Bariyatrik cerrahi, ileri derecede obez ve komorbiditeleri olan hastalara uygulanan yöntemdir. Cerrahi prosedürler genellikle; besin alımını kısıtlayıcı, malabsorptif ve hem besin alımını kısıtlayıcı hem de malabsorptif prosedürlerin kombinasyonu olarak sınıflandırılmaktadır. Cerrahiden sonra hastalarda mikro besin ögesi eksiklikleri gibi bazı komplikasyonlar meydana gelebilmektedir. Bu eksikliklerin oluşma nedenleri arasında hastaya ve cerrahi yönteme bağlı değişkenler bulunmaktadır. Hastaya bağlı değişkenler arasından özellikle bireye ve yapılan cerrahi işleme özel oluşturulmuş, beslenme programına uymama ve önerilen besin desteklerini kullanmama ön plana çıkarken, ameliyata bağlı değişkenler ise besin alımını kısıtlayıcı ve malabsorptif olan prosedürlere göre değişiklik göstermektedir. Bariyatrik cerrahi sonrasında en çok görülen mikro besin ögesi eksiklikleri arasında; tiamin, B12 vitamini, folat, demir, D, A ve K vitaminleri, çinko ve bakır bulunmaktadır. Ayrıca preoperatif dönemde bu mikro besin ögelerinin eksikliklerinin olması, postoperatif dönemde daha ciddi komplikasyonları meydana getirmektedir. Bariyatrik cerrahi sonucu görülen bu eksikliklerin yönetiminde, hastaların yaşam boyu takip edilmesi en önemli basamağı oluşturmaktadır. Özellikle hastaların, cerrahi sonrası önerilen besin desteklerine bağlı kalmaları ve tıbbi beslenme tedavisine yüksek düzeyde uyum göstermeleri gerekmektedir. Ek olarak, besin desteklerinden bazılarının birbirinin emilimini etkilemesinden dolayı uygun doz ve zaman ayarlamaları doğru bir biçimde yapılmalıdır. Bu derleme yazının amacı, bariyatrik cerrahi hastalarında postoperatif dönemde görülen mikro besin ögesi eksikliklerini tanımlamak ve bu eksikliklerin oluşmasındaki nedenler ile bunların önlenmesi hakkında literatürde yer alan güncel bilgilerin sunulmasıdır.Öğe Kafeinin ağırlık yönetimine etkileri(Bülent Ecevit Üniversitesi Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2022) Çimen, Şeyma; Erdem, Nihal ZekiyeTüm dünyada büyük bir hızla artan obezite, ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Salgın boyutundaki bu sorunla mücadele etmek için güvenli, yaygın olarak bulunan ve uygun fiyatlı obezite karşıtı stratejilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu doğrultuda ağırlık yönetimi üzerindeki etkilerine sıklıkla vurgu yapılan kafein dünya genelinde en çok tüketilen fizyoaktif maddedir. Tüm dünyadaki bireylerin yaklaşık %80’i her gün kafein tüketmektedir bu da kafeinin insan sağlığı üzerindeki etkilerine olan ilginin artmasına neden olmuştur. Kafeinin çeşitli mekanizmalar yoluyla ağırlık yönetimi ve sağlık üzerinde etkilerinin olabileceği birçok çalışmada gösterilmiştir. Bu derlemede kafeinin vücut ağırlığı üzerindeki etkileri ve potansiyel etki mekanizmaları konusunda yapılan çalışmaların özetlenmesi amaçlanmıştır. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda, kafein alımının iştahı düzenleyip, termogenezi ve lipolizi arttırarak negatif enerji dengesi oluşturabileceği ve bu yolla obezite riskinin azalması ile ilişkili olabileceği sonucuna varılmıştır ancak literatürde birbiriyle çelişen sonuçlar da sıklıkla görülmektedir. Ayrıca kafeinin etkinliğinde bireysel farklılıkların olduğu ve fazla miktarda tüketiminin olumsuz fizyolojik etkilerinin de olabileceği göz önünde bulundurulması gereken diğer konulardır. İncelenen çalışmalar neticesinde kahve gibi doğal kaynaklardan günde 400 miligramı aşmayacak şekilde ılımlı bir kafein alımının sağlıklı bir beslenme ve diyet programında kilo kontrolü amacıyla kullanılabileceği kanısına varılmıştır.Öğe Ağırlık yönetiminde Omega-3 çoklu doymamış yağ asitlerinin rolü(Türkiye Diyetisyenler Derneği, 2021) Atan, Ramazan Mert; Erdem, Nihal ZekiyeObezite; vücutta anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlanır ve pandemik bir hastalık olarak kabul edilir. Birçokmetabolik hastalığın oluşmasına neden olan obezite, aynı zamanda ülkelerin sağlık maliyetlerini de ciddi düzeylerdeartırmaktadır. Bütüncül olarak yaklaşıldığında kalıcı tedavi çözümlerinin elzem olduğu görülmektedir. Tıbbi beslenmetedavisi, egzersiz ve davranış değişikliği kombinasyonunun en etkili tedavi yöntemi olduğu bilinmektedir. Bu yöntemlereek olarak omega-3 çoklu doymamış yağ asitlerinin vücut ağırlık kaybı üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir.Linoleik asit ve ?-linolenik asit sentezi insan vücudunda gerçekleştirilemediği için besinler ile alınması gereklidir.Özellikle eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) gibi omega-3 çoklu doymamış yağ asitlerinin, farklımetabolik değişiklikler yoluyla vücut ağırlık kaybı üzerinde etkili olabileceği belirtilmektedir. Ancak, yapılan araştırmalarincelendiğinde omega-3 çoklu doymamış yağ asitlerinin bu etkileri belirsizliğini korumaktadır. Bu derleme yazının amacı;vücut ağırlık yönetiminde omega-3 çoklu doymamış yağ asitlerinin rolü ve önerilen etki mekanizmaları hakkında literatürdeyer alan güncel bilgilerin sunulmasıdır.











