Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Ottoman policy toward the druzes of Hauran (Syria) during the early years of Abdulhamid ıı (1878-1881)(2024) Buzpınar, Şit TufanSuriye’nin Havran bölgesi, XVIII. yüzyıldan itibaren Dürzi göçüne maruz kalmış ve II. Abdülhamid dönemine gelindiğinde ciddi bir Dürzi nüfusuna sahip olmuştu. Kendi başlarına yaşamaya alışmış olan Havran Dürzileri, Osmanlı Devleti’ne karşı direnç gösteriyorlardı. Bu çalışmanın amacı, söz konusu dirence karşı Osmanlı politikasının nasıl şekillendiğine açıklık getirmektir. Giriş kısmında, Dürzilerin Havran’a göç tarihi hakkında kısa bilgi verildikten sonra Osmanlı yönetimi ile Havran Dürzilerini karşı karşıya getiren üç önemli olay ele alınacaktır. İncelenen üç olayda da Osmanlı yönetimi, Dürzilerle anlaşmazlıkların çözümünde güç kullanılmaması ve sulh yönteminin esas alınması hususunda ısrarcı olmuştur.Öğe Navigating energy diplomacy in times of recovery and conflict: A study of cross-border energy trade dynamics(Elsevier Ltd, 2024) Gökçe, Osman Zeki; Hatipoğlu, Emre; Belaïd, FatehRecent geopolitical crises have underlined the importance of understanding when and how energy interdependence affects international politics. While scholars have extensively debated the link between international politics and international trade in general terms, systematic analyses gauging how energy interdependence shapes interstate relations have recently begun to emerge. To facilitate research on this topic, this study asks whether energy relations between states shape their foreign policy decisions. Using the recently released Global Energy Relations Dataset and United Nations General Assembly Voting Data, our study shows strong support for the hypothesis that energy interdependence increases dyadic foreign policy affinity. Moreover, out of four primary energy resources (i.e. coal, oil, natural gas, and electricity), trade in oil appears to be a strong motivator for trading states' foreign policy preferences to converge.Öğe Cumhuriyet’in 100. yılında ilmiye araştırmaları üzerine bir değerlendirme(Istanbul University Faculty of Letters, 2023) İpşirli, MehmetOsmanlı’da ulemanın temsil ettiği ilmiye, devlet yapısı içerisinde eğitim, yargı ve başlıca dini kurumları, kuruluş ve gelişme dönemlerinde çoğunlukla vezirlik, nişancılık görevlerini üstlenmiş, önemli ayrıcalıkları olan, devlet teşrifatında ön sıralarda yer alan bir zümredir. Bu önemli ve yetkili kurumla ilgili Cumhuriyet döneminde 1940’lı yıllardan itibaren özellikle eğitim yönü üzerine bazı çalışmalar yapılmış, 1960’lı yıllardan itibaren tarih bölümlerinde ders olarak okutulmaya ve doktora tezleri hazırlanmaya başlanmasıyla ilgi giderek artmıştır. Cumhuriyetin 100. yılındaki duruma bakıldığında ilmiyenin çeşitli konuları üzerine pek çok tez, makale ve kitap yazılmış, sempozyumlar düzenlenmiş olmakla birlikte hala incelenmeyen birçok önemli konunun olduğu ve ilmiye alanında Uzunçarşılı’nın kitabından sonra henüz standart telif bir eserin yazılmadığı gerçeği ile karşılaşılmaktadır.Öğe Roma inclusion policies between Europeanisation, de-Europeanisation and transactionalism(Beykoz University, 2022) Sayan, Pınar; Duygulu, ŞirinThe European Union (EU) has been developing a framework for Roma inclusion, equality and participation since the 1990s, and it has been urging the accession countries to follow these policies. While the EU accession process has been instrumental in prioritising Roma inclusion on the political agenda in Turkey, the broader changes in Turkey-EU relations have contributed to the limited progress the Roma inclusion initiatives have made over time. This article argues that rather than approaching it as an isolated event, reading it through the lenses of de-Europeanisation and the rise of transactionalism in Turkey’s foreign policy helps us understand the stalemate that the Roma inclusion policies have reached.Öğe İlmiye mesleği istihdamında usülsüzlük iddiaları üzerine Kanuni’nin emriyle yapılan kapsamlı bir tahkikat(İstanbul Üniversitesi, 2023) İpşirli, MehmetOsmanlı Devlet teşkilatında kazaskerler Divan-ı Hümayun üyesi olmanın yanında yargı ve öğretim sistemininin düzenlenmesi ve işleyişinden sorumlu idi. Kazaskerlerin zaman zaman sorumluluklarını ihmâl etmeleri, usülsüz davranmaları sebebiyle görevden alındıkları, hatta haklarında tahkikat ve teftiş yapıldığı bilinmektedir. Bu konuda üzerinde durulmağa değer bir misâl 1551 yılında Anadolu Kazaskeri Sinan Efendi’nin kazaskerlikten azli ve sonra dört yıllık kazaskerliği dönemindeki idarî uygulamalarının teftiş edilmesidir. Bu tahkikatta 196 şikâyetçi, uğradıkları haksızlıkları tek tek dile getirmekte ve Sinan Efendi’ye her bir şikâyet hakkındaki cevabı sorulmaktadır. Öne sürülen şikâyetler ve kazaskerin verdiği cevaplar ilmiye teşkilatının işleyişini tanıtması ve olayların perde arkasını yansıtması bakımından son derece önemlidir. Bu örneklerden hareketle ilmiye teşkilatını ve mensuplarını şiddetle eleştirmek mümkündür. Ancak bu olumsuz misallerden genel hükümler çıkararak, imparatorluk çapında yargı ve eğitim teşkilatına sahip olan ilmiye kariyeri hakkında karamsar sonuç ortaya koymak ciddi bir metodoloji hatasına düşmek olur. Burada haksızlığa uğrayanların şikâyetlerinin toplanıp bir dosya oluşturulduğunu düşünerek değerlendime yapmak gerekir.Öğe Küresel havayolu ittifaklarının havayolu işletmeleri üzerinde yarattığı değişim üzerine bir alan araştırması(Beykoz Üniversitesi, 2021) Esin, Murat; Düzgün, MuratGünümüzde en hızlı gelişim gösteren sektörlerden birisi olan hava taşımacılığı sektörü de çok boyutlu bir kavram olan küreselleşme sürecinden payını almış, zaman içinde büyük değişimler göstermiştir. Havayolu sektöründe faaliyet gösteren işletmeler de sektörün geçirdiği değişimi yaşamışlar artan rekabet unsurları, artan dışa açılma ve küresel bir havayolu olma baskıları ile karşı karşıya gelmekte ve bu etkenlere karşı yeni çözümler geliştirip, yeni yönetim teknikleri ile bu çözümleri hayata geçirmeye çalışmışlardır. Bu bağlamda, söz konusu sürecin havayolu taşımacılığında ve havayolu işletmelerinde yarattığı en önemli değişimler ise, maliyet politikalarının değişimi, işletmelerin toplam kalite yönetimi felsefesini benimsemeleri, işletmelerin iş birliklerine gitmeleri ve işletmelerin düşük maliyetli havayolu kimliğine bürünmek istemeleri olarak karşımıza çıkmıştır. Havayolu işletmelerinde bilhassa Uçak Filo Sigorta Primleri işletme maliyetinin önemli bir unsuru olmaktadır. Çalışmanın uygulama bölümünde ise, görev tanımına göre belirlenen 500 konu ile ilgili havayolu çalışanından amaçsal örnekleme yolu ile seçilen en az 50 kişiye önceden yapılandırılarak anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan analizler, küresel havayolu ittifaklarının havayolu işletmeleri üzerinde yarattığı önemli değişimleri, yönetim yapılarını, stratejilerini, kurumsal itibarlarını, pazar paylarını, ürün ve/veya hizmetlere olan bakışlarını nasıl etkilediğini açıklamaktadır.Öğe NGOization, politicization and polarization of Roma civil society in Turkey(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2022) Sayan, Pınar; Duygulu, ŞirinRoma are one of the most marginalized and discriminated-against groups in Turkey. During the last decade, however, a new trend has emerged: the institutionalization of Roma civil society. Roma civil society has moved from having no registered organizations in 2004 to having 336 non-governmental organizations (NGOs) as of 2020. This paper critically analyses the rapid expansion of Roma NGOs in Turkey and discusses the impact of this expansion on Roma communities. Based on a systematic analysis of 14 semi-structured interviews conducted with those who have experience within Roma NGOs, this article argues that the potential positive effects of the expansion of institutionalized Roma civil society have been hampered by limited resources, blurred state-civil society relations, as well as polarization in Turkish society. As a result, Roma civil society became politicized and polarized. While providing insights into an understudied segment of civil society in Turkey, this study also provides further evidence for criticisms about the current state of Turkish civil society.Öğe Documenting energy flows between states: The Global Energy Relations Dataset (GERD), 1978-2014(Routledge Journals, 2022) Gökçe, Osman Zeki; Hatipoğlu, EmreBeing the most globally traded commodity in terms of monetary value, energy remains one of the important shapers of interstate relations. States' quest to secure exports and imports of energy resources and the resultant efforts to govern energy flows have created numerous phenomena that have been of immediate interest to international relations (IR) scholars. However, few studies have so far aimed to systematically examine how energy relations shape global politics. One important reason for this paucity relates to the lack of a dataset with wide spatiotemporal coverage that allows for such systematic analysis. The Global Energy Relations Dataset (GERD), featured in this study, aims to facilitate systematic analyses of energy relations in IR. The dataset offers yearly energy flow data for all country-pairs around the globe between 1978 and 2014. The data are compiled from major international and national agencies that offer reliable data on energy trade. Standardized over megajoules, the data are offered in directed-dyadic (exporter-importer) and monadic (country-only) format. The data are further broken down by resource (i.e., coal, oil, gas, and electricity) whenever possible. Preliminary analyses indicate energy relations exhibit considerable variance among pairs of states and over time, and that trade in some energy resources may pacify relations more than others. Correlating this variance with canonical variables used in international relations points to promising areas of research. Al ser el producto mas comercializado en todo el mundo en terminos de valor monetario, la energia sigue siendo uno de los principales factores que determinan las relaciones entre los estados. El afan de los estados por garantizar las exportaciones e importaciones de los recursos energeticos y las acciones resultantes para controlar los flujos de energia crearon numerosos fenomenos que generaron un interes inmediato en los especialistas en relaciones internacionales (RR. II.). Sin embargo, son pocos los estudios que, hasta ahora, analizaron de manera sistematica como las relaciones en materia de energia configuran la politica mundial. Un motivo importante de esta escasez de estudios es la falta de un conjunto de datos con una amplia cobertura espacio-temporal que permita dicho analisis sistematico. El Conjunto de datos de las relaciones energeticas mundiales (Global Energy Relations Dataset, GERD), presentado en este estudio, tiene como objetivo facilitar el analisis sistematico de las relaciones en materia de energia en las RR. II. El conjunto de datos ofrece todos los anos informacion sobre el flujo de energia para todos los pares de paises del mundo entre 1978 y 2014. Los datos proceden de los principales organismos internacionales y nacionales que ponen a disposicion informacion confiable sobre la comercializacion de la energia. Estandarizados en megajulios (MJ), los datos se ofrecen en formato diadico (exportador-importador) y en formato monadico (pais solo). Los datos se desglosan, ademas, por recursos (es decir, carbon, petroleo, gas y electricidad), siempre que sea posible. Los analisis preliminares indican que las relaciones energeticas presentan una considerable variacion entre los estados pares y con el paso del tiempo, y que la comercializacion de algunos recursos energeticos puede pacificar las relaciones mas que otros. La correlacion de esta variacion con las variables canonicas utilizadas en las relaciones comerciales es un indicador de campos de investigacion prometedores. En tant que produit de base occupant la plus grande place dans le commerce international en termes de valeur monetaire, l'energie reste l'un des facteurs importants qui faconnent les relations interetatiques. La quete de securisation des exportations et des importations de ressources energetiques des etats et les efforts qui en resultent pour regir les flux energetiques ont donne lieu a de nombreux phenomenes qui ont suscite un interet immediat des chercheurs en relations internationales (RI). Cependant, seules quelques etudes ont jusqu'ici eu pour objectif d'examiner systematiquement la maniere dont les relations energetiques faconnaient la politique mondiale. L'une des principales raisons de cette insuffisance est l'absence d'un jeu de donnees a large couverture spatio-temporelle qui permettrait une telle analyse systematique. Le Jeu de donnees sur les relations energetiques mondiales (GERD, Global Energy Relations Dataset) presente dans cette etude a pour objectif de faciliter les analyses systematiques des relations energetiques en RI. Ce jeu de donnees fournit des donnees annuelles sur les flux energetiques de 1978 a 2014 pour toutes les paires de pays du monde entier. Les donnees ont ete compilees apres avoir ete recueillies aupres des principales agences nationales et internationales consacrees a l'energie qui offrent des donnees fiables sur le commerce d'energie. Les donnees sont normalisees en megajoules (MJ) et fournies au format dyadique avec direction (exportateur/importateur) et au format monadique (pays seulement). Elles sont par ailleurs reparties par ressource (c-a-d, charbon, petrole, gaz et electricite) des que possible. Les analyses preliminaires indiquent que les relations energetiques presentent une variance considerable entre les paires d'etats et au fil du temps et que le commerce de certaines ressources energetiques plus que d'autres peut pacifier des relations. La correlation de cette variance avec des variables canoniques utilisees en relations internationales met en evidence des domaines de recherche prometteurs.Öğe Avrupalı aktörlerin Barış Pınarı Harekâtına karşı politikalarının analizi(Milli Savunma Üniversitesi, 2022) Bayraklı, Enes; Alkanat, AslıhanTürkiye’nin Suriye’nin kuzeyini terörist unsurlardan temizleyerek güvenli bölge oluşturmak, mültecilerin geri dönüşünü kolaylaştırmak, bölgede DEAŞ’ın faaliyetlerini engellemek ve PKK/YPG’nin hareket alanını kısıtlamak amacıyla 9 Ekim 2019 tarihinde başlatmış olduğu Barış Pınarı Harekâtı’na (BPH) Avrupalı aktörlerden birçok tepki gelmiştir. Bu tepkiler çoğunlukla Türkiye’nin gerçekleştirmiş olduğu operasyonun uluslararası hukuka aykırı olduğu, DEAŞ ile mücadelede YPG’nin zayıflayacağı iddialarına ek olarak Yabancı Terörist Savaşçıların vatandaşı oldukları ülkelere geri dönmesi ile bu durumun siyasi, hukuki ve toplumsal sorunlara sebep olacağına ve Avrupa’ya yeni bir göç dalgasına sebep olabileceğine dair çekinceleri içermektedir. Çalışmada öncelikle Barış Pınarı Harekâtı uluslararası hukuk ve BM Anlaşması’nın 51. Maddesinde yer alan “meşru müdafaa” ilkesi kapsamında değerlendirilmekte, ardından AB ve AB’nin önde gelen aktörleri olan Almanya, Fransa ve İngiltere’nin Barış Pınarı Harekâtı’na yönelik politikaları incelenmektedir.Öğe Midhat Paşa’nın Suriye valiliği döneminde Sultan II. Abdülhamid ve İngiltere Büyükelçisi Layard ile olan ilişkileri (Kasım 1878-Ağustos 1880)(Türk Tarih Kurumu, 2022) Buzpınar, Şit TufanBu makale, Midhat Paşa’nın Kasım 1878-Ağustos 1880 tarihleri arasında devam eden Suriye valiliği ile ilgili hususları ele almaktadır. Makale, Büyükelçi Henry Layard’ın Midhat Paşa ile ilgisinin seyrini ve Suriye valiliğine tayininde nasıl bir rol oynadığını ele aldıktan sonra Paşa’nın valiliği döneminde gerçekleştirilen reformları açıklamaktadır. 1879’da gerçekleştirilen ve mahkemelerin vilayet yöneticilerinden bağımsızlığını hedefleyen reformların Midhat Paşa’nın hükûmet ve saray ile ilişkisini nasıl olumsuz etkilediği irdelenmektedir. Layard’ın Eylül 1879’da gerçekleştirdiği Suriye ziyaretinin, Sultan Abdülhamid’in İngiltere ve Midhat Paşa ilişkisinden duyduğu endişeleri artırdığı hususu anlatıldıktan sonra Mayıs 1880’de Layard’ın İstanbul büyükelçiliği görevinin sona ermesinin ve Haziran-Temmuz 1880’de ortaya çıkan Osmanlı karşıtı el ilanları meselesinin Midhat Paşa’nın konumunu olumsuz etkilemesi makalenin devamında açıklanan konuları oluşturmaktadır. Aynı dönemde, Cevdet Paşa ve Mahmud Nedim Paşa gibi Midhat Paşa’nın kuvvetli muhaliflerinin hükûmette nazır olarak görev almalarının ilişkilerin gerilmesindeki rolü ve Mayıs-Haziran 1880’de birkaç defa tekrarlanan istifalar da ele alınmaktadır. Son olarak, Midhat Paşa’nın görevden alınışı ve yerine yapılan atama süreci aydınlatılmaktadırÖğe The mediterranean: Not a union, but an integrated space?(Marmara University, 2018) Genç, Deniz; Doğan, ErhanThis study examines several multilateral cooperation initiatives in the Mediterranean and by discussing their failures in generating a genuine cooperation, it hypothesizes about an integrated Mediterraneanspace, where prime challenges might lead to a loose functional framework of integration. In puttingforward this hypothetical integrated space, the study begins with discussing prime challenges in theregion: security, migration and environment, and it proceeds with early multilateral cooperationattempts. Among these, it focuses its attention on two ambitious ones: Euro-Mediterranean Partnershipand the Union for the Mediterranean, and underlines the disappointments in these attempts in realizingpeace and prosperity in the region. The study concludes that an integrated space in the Mediterranean,which takes European integration experience as a model, might offer a better solution to the commonproblems in the region with a precondition that southern Mediterranean states are provided a clearperspective in a sincere and equal partnership.Öğe Hicaz’da bir suikastın arkaplanı: Şerif Hüseyin, Afganlar ve İngilizler (1877-1880)(İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, 2021) Buzpınar, Şit TufanBu makale, Şerif Hüseyin Paşa’nın Temmuz 1877-Mart 1880 tarihleri arasında devam eden Mekke Emirliği döneminde meydana gelen bazı gelişmeleri ele almaktadır. Makale, Hicaz vilayetinin kendine has idari yapısı ve Mekke Emirliği ile ilgili giriş mahiyetinde bilgiler aktardıktan sonra Hüseyin Paşa’nın devlet hizmetindeki tecrübesi, emirliğe atanma süreci ve kendi döneminde Hicaz’da gelişen siyasi faaliyetlere odaklanmaktadır. 1879’un ilk çeyreğine kadar Osmanlı hükümeti çizgisinde bir yönetim anlayışı sergileyen, vali ve Medine muhafızı ile uyumlu çalışan Şerif Hüseyin Paşa’nın giderek yeni bir arayışa girmesi ve bu çerçevede İngiltere ile gizli diyalog kurması, dönemin öne çıkan ve hakkında literatür oluşmamış gelişmelerindendir. İngiliz-Afgan gerginliği bahanesi üzerinden Cidde konsolosluğu aracılığıyla İngiltere ile kurulan gizli iletişimin safhaları, amacı ve İngiliz hariciyesindeki süreçleri dönemin bağlamı içerisinde anlatılmaya çalışılmaktadır. Ardından Şerif Hüseyin’in Afganistan’a heyet gönderme projesi ele alınmakta, neden böyle bir girişimde bulunduğu ve bunun getirileri üzerinde durulmaktadır. İngiltere lehine girişimlerde bulunmak ve Afgan Müslümanlarının İngilizlerle dostane ilişki kurmasını temin etmek amacıyla kararlaştırılan heyetle ilgili gelişmeler İngiliz arşivleri imkanlarıyla aydınlatılmaktadır. Son olarak, Şerif Hüseyin Paşa’nın heyetle ilgili nihai hazırlıkları tamamlamak üzere Cidde’ye girişi sırasında bir Afgan tarafından suikasta uğrayarak hayatını kaybetmesi, yakalanan katilin sorgulanma ve idam süreçlerinin açıklanmasının ardından suikastla ilgili spekülasyonlar aktarılmaktadır.Öğe Diplomatik açıdan mahzar(İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, 2021) İpşirli, MehmetOsmanlı Paleografyasının belge türleri arasında yer alan mahzarlar hem fiziki görünümleri, hem içerik ve işlevleri açısından dikkat çekici belgelerdir. Şikayet, talep veya teşekkür için resmi makamlara sunulan çok imzalı dilekçeye mahzar denilmektedir. Mahzarlar boyutları, büyük çoğunlu Türkçe olmakla birlikte, farklı dillerde yazılmaları, bürolarda muamele görmeleri, alt kısımlarında çok sayıda tasdik ibaresi, imza, mühür, parmak izi bulunması gibi özellikleriyle dikkat çekmektedirler. Sosyal hayatı yansıtması ve çok renkli bir muhtevaya sahip olması açısından da dikkat çekici niteliktedirler. Bu çalışmada mahzarın birinci yönü yani diplomatik özellikleri incelenmiş, rükünleri, ifadeleri ve şekilleri örneklerle gösterilmeye çalışılmıştır.Öğe Politics of real estate internationalization: Contested liberalization in Turkey(Routledge, 2021) Deniz Genç, Hatice; Sabah Eryılmaz, GünceThis study explores the slow progress of liberalization of real estate internationalization (REI) in Turkey. Drawing on insights from cultural political economy (CPE), it builds on a qualitative analysis of parliamentary deliberations and argues that real estate acquisition by foreigners in Turkey was highly contentious because of the struggle between competing imaginaries on liberalization, with the neoliberal-transformative imaginaries of the ANAP, the AKP, and their affiliates in the tourism and construction sectors on one side and the national-defensive imaginaries of opposition parties and the bureaucratic elite on the other. By forming a coalition with the Constitutional Court, opposition parties were successful in preventing the adoption of neoliberal-transformative imaginaries for almost thirty years. This policy area could be liberalized only after the 2010 referendum, which allowed the government to restructure the composition of the Court, leading to executive aggrandizement.Öğe Escape from COVID-19 pandemic to safe haven(Wiley, 2021) Yıldırım, Hakan; Boyacı Yıldırım, Merve; Limoncuoğlu, AlihanGold, which is accepted as a safe haven by households, is known as an investment tool that is preferred especially in times of crisis and uncertainty. Especially in recent days, the uncertainty caused by the COVID-19 pandemic and the visible increase in Turkey's 5-year CDS data has led investors in Turkey to grams of gold, which is considered a safe haven. In this context, this study aims to test the long-term relationship between daily case-related deaths and Turkey's 5-year CDS data with gram gold prices in Turkish lira during the COVID-19 pandemic. The long-term relationship between the variables was tested with the autoregressive distributed lag bound test (ARDL bound test) applied to the daily data for the period March 17, 2020-April 11, 2020. For the application of ARDL bound test, the stationarity of the variables was tested with unit root tests such as augmented Dickey-Fuller test (ADF) and Phillips-Perron (PP). According to the ARDL bound test findings, there is a statistically significant and positive relationship between the number of case-related deaths and the gram gold prices in Turkish lira in the long run. However, it has been found that Turkey's 5-year CDS data does not have a significant long-term relationship with gram gold prices in Turkish lira.Öğe Kantitatif çok vakalı (large-n) veri analizi ve küresel uluslararası ilişkiler yazınındaki uygulamaları(Pamukkale Üniversitesi, 2021) Gökçe, Osman Zekiİstatistiki veri analiz programlarına erişimin kolaylaşması ve çok vakalı veri setlerinin yaygınlaşıp ulaşılabilir hale gelmesiylebirlikte uluslararası ilişkiler yazınında kantitatif çok vakalı veri analizlerine dayalı makaleler ağırlık kazanmaya başlamış vegünümüzde artık neredeyse her çalışmada görebileceğimiz yaygınlığa ulaşmıştır. Uluslararası ilişkiler yazınında gerekdevletlerin gerekse devlet dışı aktörlerin farklı boyutlardaki ilişkilerinin çok vakalı veri analizi uygulanarak incelenmesi,yapılan çalışmaların dış geçerliliğini (external validity) artırmaktadır. Ancak, veri setinin yapısına ve veri oluşum sürecine (datagenerating process) önem verilmeden ve sadece ortaya konan hipotezi doğrulama amacıyla sofistike kantitatif yöntemlerikullanma eğilimi, bu alanda suiistimallere açık kapı bırakmaktadır. Bu makaledeki ana sav, güçlü teorik altyapıya sahipolunduğu ve araştırma yöntemlerindeki temel bazı unsurlara dikkat edildiği sürece basit istatistiki analizlerle bile çoklu vakaanalizinin mümkün olabileceğine ve bu çalışmaların prestijli dergilerde yayınlanma potansiyeline dikkat çekmektir. Makaleningenel amacıysa, çok vakalı veri analizi yapmayı planlayan sosyal bilim araştırmacılarına sağlıklı bir sosyal çıkarım için verininbasitçe nasıl kullanılabileceği konusunda fikir vermek ve değişkenlerin amaca uygun dönüştürülmesinden veri setinin yapısınauygun analiz yönteminin seçilmesine kadar birtakım konularda basit düzeyde yardımcı olmaktır. Makale, ortaya konansav ve amaçları doğrultusunda son elli yılda uluslararası ilişkiler yazınında öne çıkan çok vakalı veri analizi uygulamalarını,konu ile ilgili güncel tartışma ve önerileri ve özellikle de büyük verilerin (big data) kullanımının yazını yakın gelecekte nasıletkileyebileceğini okuyucunun dikkatine sunmaktadır.Öğe The pacifying effect of energy dependence on interstate conflict: A Large-N analysis(Elsevier Ltd, 2021) Gökçe, Osman Zeki; Hatipoğlu, Emre; Soytaş, Mehmet AliEnergy remains essential to all forms of economic and military activity and constitutes one of the most valuable and strategic commodities in international trade. Using the newly released Global Energy Relations Dataset, we assess whether trade in energy resources systematically affect bilateral relations between an importer and its exporter. More specifically, we contrast the liberal expectation that dependence on trade in energy pacifies with the realist expectation that the vulnerabilities created via dependence on energy trade will lead to conflictual relations. Our random coefficient regression models indicate that the more dependent an importer is to an exporter for energy, the more pacific the importer will be towards that exporter. Different types of energy resources pacify importers to varying degrees; importers are less reluctant to initiate conflict against their exporters of more fungible energy resources. Accordingly, our findings show that this pacifying effect is minimal for coal and oil. Trade in electricity emerges as a stronger pacifier. We find natural gas to be the most potent pacifying energy resource. Our study also contributes to the debate on the geopolitical implications of global energy flows by pointing out to regional variations in how countries manage their relations vis-à-vis their energy suppliers.Öğe Early-responding civil society and a late coming state: Findings from Turkey during the pandemic(Walter de Gruyter GmbH, 2021) Doğan, Erhan; Genç, Hatice DenizBy building on available literature and interview notes with the NGOs working mainly on refugees and irregular migrants, this study examines the experiences of civil society in Turkey in the first 6 months of the COVID-19 pandemic. One of the main findings is that NGOs responded quite early and with agility to the sufferings of people before the state entered into the field and implemented its own rules and methods to deal with the crisis. The study also reveals that the pandemic affected the focus of the NGOs, their services, finances, and working methods in the field. The organizations we examined adapted to a new online working environment which increased demand for their services and aggravated difficulties in assuring clients access to needed healthcare services. The study finds that relations with the local and central governments remain difficult, and during the pandemic, the NGOs were compelled to act very cautiously. While suffering from their society's political polarization, they report that xenophobia continues to rise and has been worsened by the impact of the pandemic.Öğe Aşırı sağın yükselişi: Resme küresel perspektiften bakmak(Orient Yayıncılık Reklamcılık Bilgisayar Araştırma, 2018) Aslan, Halil KürşadSon çeyrek asır içinde yapılan seçimlerde aşırı sağ partiler sistematik ve istikrarlı bir biçimde yükseliş eğilimindedir. Öte yandan aşırı sağ partiler bazı ülkelerde yükselirken diğer bazılarında farklı bir seyir izlemektedir: ya hiç prim yapmamakta veya önce yükselip sonra iniş eğilimine girmekte ya da dalgalı bir patika izlemektedir. Bu noktadan hareketle, çalışmanın ana argümanı; aşırı sağ partilerin güç kazanmasını açıklayan en önemli parametrenin, küresel ekonomik sistemdeki değişim ve dönüşümlerle beraber küreselleşmenin toplumsal dokularda ve kültürel alanda yarattığı tahribat ile ilgili olduğu şeklindedir. Aşırı sağı besleyen başlıca olay ve olgular son on yılda gözlemlenen ekonomik durgunluk ve genç işsizliği, artan şiddet ve terör olayları, göçmen dalgasının dünyayı sarmasıyla tetiklenen milliyetçilik ve popülizm gibi faktörlerdir. Bu makalede, Peter Gourevitch tarafından uluslararası ilişkiler disiplinine kazandırılan “ikinci düzeye tersten bakış” metaforundan yararlanılmaktadır. Bu teorik modelin desteği ile aşırı sağ partilerin yükselişinin küresel dinamiklerle başarılı bir şekilde ilişkilendirilebileceği tezi savunulmaktadır. Gourevitch’e göre, merkezi bir devletin var olmadığı küresel sistemde oluşan dev dalgaların devletlere ve toplumlara doğru nüfuz etmesi kaçınılmazdır. Böylelikle aşırı sağ siyasi oluşumların gelişim ve kurumsallaşmasının anlaşılması kolaylaşacaktır. Ayrıca, aşırı sağın yükselişindeki temel sebep-sonuç ilişkisinin doğru biçimde ortaya konulması ile daha sağlıklı siyasi sistemlerin hem devletler bazında hem de küresel yönetişimde tesis edilebilmesi kolaylaşacaktır.Öğe 24 Haziran seçimleri: Yeni sistemin siyaseti ve sosyoloji(2018) Ete, Hatem24 Haziran 2018’de gerçekleşen seçimler, 16 Nisan 2017 referandumunda kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin hayata geçmesini sağlaması ve seçmenin oy verme davranışını etkileyecek pek çok yeni düzenleme içermesi dolayısıyla siyasi tarihimizin en önemli seçimlerinden biri olarak değerlendirilebilir. Seçimlerde, AK Parti ve MHP’den oluşan Cumhur ittifakı, Erdoğan’ı yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı seçtirmeyi ve yeni sistemi etkili işletmek üzere Meclis çoğunluğunu elde etmeyi hedeflerken, CHP, İYİ Parti ve SP’den oluşan Millet ittifakı ve HDP, Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçtirmemeyi veya Meclis çoğunluğunu sağlayarak Cumhurbaşkanını Meclis üzerinden dengelemeyi hedefliyordu. Seçimler, Erdoğan’ın ilk turda Cumhurbaşkanı seçilmesi ve Cumhur ittifakının Meclis çoğunluğunu elde etmesiyle sonuçlandı. Bu çerçevede, yeni sisteme öncülük eden Cumhur ittifakı, sistemi hayata geçirme imkanı da yakalamış oldu. Bu makalede, seçimlerin siyasi bağlamını ortaya koymak üzere, 2007 Cumhurbaşkanlığı krizinden 24 Haziran seçimlerine kadar geçen sürede siyasetin geçirdiği kritik süreçleri ve bu süreçlerin siyasal sistem değişikliği üzerindeki etkileri tartışıldıktan sonra, seçimlerin kısa ve orta vadeli siyasi ve toplumsal sonuçlarına değinilecektir.











