Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Çocuk haklarının korunmasında kamu denetçiliği kurumu’nun rolü(Kamu Denetçiliği Kurumu, 2021) Dilaveroğlu, ArzuTarihte ilk örneğine İsveç’te rastladığımız Ombudsmanlık kurumu Türkiye’de Kamu Denetçiliği (KDK) adıyla 2012 yılında kurulmuş, 2013 yılında bağımsız bir denetim mekanizması olarak faaliyetlerine başlamıştır. Kurum çalışma, sosyal güvenlik, personel rejimi, sağlık, ulaştırma gibi pek çok konuya ilişkin başvuruyu inceleme ve karar verme sorumluluğunu üstlenmiştir. İnceleme konularından bir diğeri de çocuk haklarına ilişkin başvurulardır. Bu çalışma Kurumun çocuk haklarının korunması ve geliştirilmesi noktasında etkinliğinin ve vermiş olduğu katkının ortaya konulmasını amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda kurum tarafından hazırlanmış olan yıllık raporlar içerik analizi yöntemi ile ele alınacak, çocuk hakları başlığı altında yer alan şikayetler ve bu şikayetlere ilişkin karar türleri analiz edilecektir. Çalışma, çocukların kuruma doğrudan başvuru yapması için kurulan kdkcocuk.gov adlı internet sitesinin kuruluş yılı (2014) olması dolayısıyla 2014-2020 yılları arasını kapsayacaktır.Öğe The communication strategies of ideologically polarized civil society organizations on Twitter: the case of Turkey(Springer Nature, 2022) Akboğa, Sema; Arık, EnginWe investigated how ideologically polarized civil society organizations (CSOs) in Turkey use Twitter. We analyzed tweets from 20 CSOs in Turkey for a period of 7 months by using the Information-Community-Action framework. For all types of CSOs, the number of information tweets was higher than the number of action tweets, which, in turn, was higher in number than the community tweets. Religious/ conservative and anti-government CSOs posted signifcantly more tweets than secular and pro-government CSOs, respectively. Religious/conservative and pro-government CSOs posted more information and community tweets than secular and anti-government CSOs, respectively. The number of anti-government CSOs’ action tweets was higher than that of pro-government CSOs. We, therefore, propose that the ideological stance of a CSO is a factor afecting the content of its tweets in societies where CSOs are politically polarized.Öğe Tracking terrorism and counter-terrorism: Introducing the Turkey terrorism incidents database(Routledge, 2023) Alptekin, HüseyinThis research note presents an original dataset on PKK terrorism incidents in Turkey based on an extensive review of the Turkish-language newspapers. The dataset contains 4579 events, coded across 68 variables, and over the course of 15 years from 2004 to 2018. The article discusses the scope and included variables of the dataset and provides insight into how the PKK engaged in terror attacks and how the Turkish security forces (military, police, and village guards) carried out counterterrorism operations.Öğe Gender impartiality of public institutions, religiosity, and satisfaction with democracy: Findings from Turkey(Routledge Journals, 2022) Şahin, Osman; Akboğa, SemaPrevious literature demonstrated that gender inequality is a major challenge for democratic consolidation. However, research that studies the effect of gender inequality on citizens' satisfaction with democracy is limited. This study contributes to this literature by exploring the relationship between citizens' perceptions of gender impartiality of public institutions and satisfaction with democracy in Turkey, where gender inequality is an acute problem. Analysis of a nationally representative survey showed that the perception of gender impartiality of public institutions is a major factor explaining citizens' satisfaction with democracy. Results also revealed that perceptions of gender impartiality of public institutions affect citizens' evaluations of the long-term performance of democracy. Another finding is that religiosity moderates the effect of perceptions of gender impartiality of public institutions on citizens' satisfaction with democracy. We conclude that gender inequality is not a peripheral issue to democratic consolidation in Turkey but a social problem that remains at the heart of it.Öğe Kamu yönetiminde paradigma değişimi ve ortak üretim: Fahri trafik müfettişliği örneği(Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı, 2022) Dilaveroğlu, ArzuKamusal hizmetlerin sunumu ve içeriği, iç ve dış etkenlere bağlı olarak yenilenmekte ve çağa uyarlanmaktadır. Kamu yönetiminde reform, yeniden yapılanma, reorganizasyon, değişim gibi kavramlarla ifade edilen bu uyarlamadaki temel amaç mevcut yönetim anlayışının, daha etkin ve süreci verimli kılacak yapılarla değiştirilmesidir. Bu değişim sürecinde vatandaşın kamu hizmeti süreçlerine aktif katılımda bulunmasını öngören ortak üretim modeli, kamu yönetiminde üzerinde durulan konulardan biri olmuştur. Bu çalışmada ülkemizde uygulanan fahri trafik müfettişliği uygulamasının ortak üretim modeli açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda; “Ortak üretim nedir? Hangi alanlarda ortak üretim yapılabilir? Ortak üretimin tipolojileri nelerdir? Ortak üretim yapılmasını sağlayan temel motivasyon kaynakları nelerdir?” şeklindeki sorular cevaplandırılarak ortak üretimin kuramsal çerçevesi çizilecektir. Betimleyici yöntem ve vaka analizinin kullanıldığı bu araştırmada, ortaya konulan kuramsal çerçevede fahri trafik müfettişliğinin kamuda ortak üretim sistemine uygunluğu, işleyişi, yapısı ve trafik güvenliğine katkısı analiz edilecek, ortak üretim konusundaki sınırlı Türkçe kamu yönetimi literatürüne katkı yapılmaya çalışılacaktır.Öğe Kriz-sonrası Fransa’da popülizmin yükselişi: Bir değerlendirme (2008-2018)(2019) Kara, Yasin2008 finansal krizi ile bunu takip eden dönemde popülist hareketlerin yükselmesi arasında nasıl bir ilişki vardır? Çalışmada ele alınacak bu soruya, krizin tetikleyici bir rolü olduğu cevabı verilecek. Krizi takip eden dönemde, örnek vaka olarak alınan Fransa’da üç iktidar değişikliği olmuştur. Politik yelpazedeki yerleri değişik gibi görünse de bu üç iktidarın da konumuz açısından önemli bir ortak yanı vardır: Kapitalizmin bu krizini, popülist bir tutumla ve iktisadî manada bir paradigma değişikliğine gitmeksizin yönetmeye, yani yine sistem içinde kalarak çözmeye çalışmaları. Makale, genelde anti-sistemik olarak görülen popülist siyasetin de aslında sistem-içinde kaldığını iddia etmektedir. Çalışmada savunulan temel argüman ise kriz sonrasında Fransa’da popülizmin yükselişinin sadece açıkça popülist kabul edilen partiler ve liderlerle açıklanamayacağı, bilakis bu on yıllık dönemde genel olarak Fransa siyasetine sirayet eden bir popülizmden bahsedilebileceğidir.Öğe Yönetişim ilkeleri ve yerel yönetimler mevzuatına yansımalar(2020) Dilaveroğlu, ArzuTürkiye’de, geleneksel yönetimden yönetişime doğru ilerleyen süreç kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması kapsamında ele alınmıştır. Yapılandırma süreci kapsamında 2000’li yılların başından itibaren e-devlet uygulamalarından bilgi edinme hakkına kadar pek çok hukuk temelli reform gerçekleştirilmiştir. Reformlar kapsamında ele alınan en önemli konulardan biri yerel yönetimlerin mahalli ihtiyaçları daha etkin ve verimli karşılaması amacını taşımaktadır. Bu çalışma ile amaçlanan, gerçekleştirilen yerel yönetim reformları ile, yönetişim ilkelerinin mevzuata yansıyıp yansımadığının tespit edilmesidir. Bu bağlamda 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye (BB) Kanunu örnekleri üzerinde inceleme gerçekleştirilecektir. Bu örneklerde yönetişim ilkelerinin vurgulandığı kısımlar içerik analizi yöntemiyle tespit edilecektir.Öğe The political economy of migration and integration: Effects of immigrants on the economy in Turkey(Routledge, 2021) Tanrıkulu, FaikThe increase of trade wars, a shifting economy, and the multi-country interests of radical right parties keep international migration on the global agenda. Following the Syrian civil war, Turkey, which implemented an open-door policy toward Syrian refugees, is one of the most affected countries. This study uses macroeconomic indicators to empirically examine the impact of Syrian inflow on the Turkish economy. An econometric analysis, namely Engle-Granger cointegration, has been performed to investigate its effects on inflation, economic growth, and the unemployment rate for 2012-2020. The results indicate that Syrian migration into Turkey has a positive contribution to economic growth by influencing the demand for goods. This article also shows that, in the short-term, Syrian inflow leads to a rise in inflation and unemployment in Turkey. However, migration can turn out to be a positive influence on the economy, depending on how quickly accepted refugees find jobs and are integrated into the Turkish labor market. Hence, it is strongly recommended that Turkey should provide vocational education, language training, and regional support for Syrians of working-age, and also manage qualified and unskilled Syrian human resources. Moreover, bureaucratic obstacles and processes, as much as possible, should be removed for Syrian entrepreneurs and workers.Öğe Syrian asylum seekers and the question of living in Turkey or returning to their home country: Mardin case(Liberte Yayınları, 2020) Doğan, Sibel; Tanrıkulu, FaikTurkey, having faced mass migration since April 2011, has been the country hosting world’s largest population asylum seekers. Within Turkey, the question as to whether Syrians will return to their country has often been the subject of debate. The main objective of the study is to discuss and evaluate the issue of Syrians living in Turkey for short, medium, and long-term periods. This study, via a survey, empirically examines the situation of Syrians from multiple perspectives on their returning tendency. The results of face to face interviews with 284 Syrian asylum seekers in Mardin have been reviewed and according to the results, 56.3% of them are reluctant to leave Turkey. In addition, the Social Adaptation Self-evaluation Scale (SASS), another assessment tool applied in the study, argued that there was no significant relationship between the social adaptations of the asylum seekers and their tendency to return to their home countries (p>0.05). The low, medium, or high levels of social cohesion of asylum seekers do not affect their views on returning. Furthermore, the results of this study indicate that 60.0% of individuals who have spent 5 years and more in Turkey do not plan to return to their home country.Öğe Totaliterizm ve dezenformasyon(Liberte Yayınları, 2020) Yayla, AtillaBilgi, devlet-vatandaş ilişkisinde önemli unsurlardan biridir. Bu ilişkide devlet bilginin hem toplayıcısı, hem üreticisi, hem de dağıtıcısı konumundadır. Bu durum devlet kaynaklı bilgilerde şeffaflık ve doğruluğu halk açısından önemli bir hale getirmektedir. Dezenformasyon ise bilginin kasıtlı şekilde yanıltma, yönlendirme, yanlış bilgi verme amacıyla kullanılmasını ifade eden bir terimdir. Dezenformasyon çabaları ve faaliyetleri gerek demokratik gerekse antidemokratik devletlerde görülmekle birlikte, bu faaliyetler totaliter ülkelerde daha sistematik bir biçimde yürütülmektedir. Totaliter devletlerde dezenformasyon faaliyetlerinin en açık tezahürlerinin Sovyetler Birliği’nde bulunduğunu söylemek mümkündür. Bununla birlikte Sovyetler Birliği’nin dağılması dezenformasyonu siyaset sahnesinden silmemiştir. Burada demokratik devletlere düşen görev dezenformasyonla legal yollardan mücadele edebilmektir. Bu makale dezenformasyon faaliyetlerinin anlamını, yürütülme biçimini, devletler tarafından gerek kendi vatandaşlarıyla gerek diğer devletlerle olan ilişkilerinde nasıl kullanıldığını incelemektedir.Öğe Kurumsal sosyal sorumluluk çerçevesinde işletme-sivil toplum kuruluşları iş birliklerinin dinamikleri: Türkiye örneği(Ankara Üniversitesi, 2020) Bozaykut Bük, Tuba; Akboğa, SemaHer geçen gün daha da yaygınlaşan kurumsal sosyal sorumluk uygulamaları, sivil toplum kuruluşlarını işletmeler için önemli bir stratejik ortak konumuna taşımıştır. Bu çerçevede çalışma, işletmelerin kaynak sürdürebilirliği ve toplumsal refahı sağlamak amacıyla gerçekleştirdikleri kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri çerçevesinde sivil toplum kuruluşlarıyla yaptıkları iş birliklerini etkileyen faktörleri incelemektedir. Çalışmada öncelikle kurumsal sosyal sorumluluk alanının gelişiminde işletme-sivil toplum kuruluşları iş birliklerinin rolü tartışılmış, ardından finansal performansın, yasal çerçevenin ve sektörün bu iş birlikleri üstündeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırma soruları, Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksinde yer alan işletmelerin 2009-2016 dönemi yıllık faaliyet raporları ve finansal raporları kullanılarak oluşturan panel veri setine ikili lojistik regresyon analizi uygulanarak cevaplanmıştır. Yapılan analizler, satış karlılığı arttıkça, işletme-sivil toplum kuruluşları iş birliklerinin arttığını göstermiştir. İmalat sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirdikleri iş birliklerinin diğer sektörlere göre sayıca daha yüksek olduğu bir diğer araştırma bulgusudur. Ayrıca, faaliyet raporlarında sosyal sorumluluk projelerine yer verilmesinin önerildiği yasal tebliğin bu iş birlikleri üstünde bir etkisinin olmadığı görülmüştür.Öğe Türkiye siyasî ve toplumsal hayatında başörtüsünün değişen anlamları(Liberte Yayınları, 2020) Akboğa, SemaBaşörtüsü Türkiye siyasetinin tartışmalı konularından biridir. Seküler elitler başörtüsünü devletin seküler yapısına bir tehdit olarak görmüş ve kamu kuruluşlarında yasaklamak için çeşitli gayri demokratik araçlar kullanmışlardır. Buna karşılık, İslamcı siyaset de söyleminde başörtüsüne önemli bir yer vermiş ve başörtüsü yasaklarıyla mücadele etmiştir. Bu makale, başörtüsü konusunda yapılmış araştırmaları ve tartışmaları temel alarak; başörtüsünün hem İslamcı ve hem de seküler siyaset tarafından nasıl ifade edildiğini ve hangi amaçla kullanıldığını, özellikle de erkek siyasetçiler tarafından siyasî bir sembole dönüştürüldüğünü, başörtüsü yasaklarını, farklı siyasî kamplara mensup kadınların başörtüsüne dair tutumlarını, bu kadınların hangi şekillerde ve neden birbirlerinden ayrıştıklarını ya da birbirlerine benzediklerini tarihsel bir perspektif kullanarak incelemiştir.Öğe Yaşlanan Alman nüfusu ve artan göçmen ihtiyacı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi: Yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık(İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, 2018) Tanrıkulu, Faik2015 yılındaki mülteci akını ile birlikte Almanya’da göç tartışmaları tekrar siyasetin ana gündem konularından biri olmaya başlamıştır. Bu süreçte 2017 yılında yapılan genel seçimlerde aşırı sağ partiler rekor seviyede oy almış, buna paralel merkez partiler de seçim öncesinde yabancı karşıtlığı söylem ve vaatlerde bulunarak bu olumsuz havaya ayak uydurmuştur. Peki gerçekten Almanya bir göç ülkesi mi veya rasyonel olarak düşünüldüğünde Almanya’nın göçmen almaya ihtiyacı var mı? Bu ve benzer soruların yanısıra bir taraftan yaşlanan nüfus diğer taraftan vasıflı/vasıfsız eleman ihtiyacının giderek arttığı gerçeği bazı politikacılar ve bürokratlar tarafıından sıkça dillendirilmektedir. Bu çalışma muhtemel senaryolar ışığında Alman nüfusunun gelecekte nasıl şekilleneceğini ve Almanya’nın göç ülkesi olup olmayacağını nicel araştırmalarla ortaya çıkarmaktadır. Yaşlanan nüfusla birlikte her yıl genç nüfus ihtiyacı artan Almanya’da yetişmiş göçmenler ülkeyi terk etmektedir. Bir taraftan göçmenler sürekli olumsuz haberlerle gündem olurken, diğer taraftan göçmenlerin ülkeye olan katkıları önemsiz gösterilmekte ve Almanya’nın bir göç ülkesi olduğu unutulmaktadır. Bu çalışma Almanya’daki demografik dönüşüm bağlamında artan göçmen ihtiyacını irdeleyecektir. Buna paralel olarak da yabancı düşmanlığı, yükselen ırkçılık ve şiddet eğilimlerinin son senelerde artmasının olumsuz neticelerinin gelecekte ne tür sonuçlar doğuracağı incelenecektir.Öğe The new form of the public-civil society relations and the welfare state(Orient Yayıncılık Reklamcılık Bilgisayar Araştırma, 2018) Babacan, AbdurrahmanAs the field of activity becomes narrower in local governments, it is easier and less costly to reflect the preferences of people. Since the distance between society and administration is closer, the local government formed qt political and administrative levels produces more effective results in terms of democratic efficiency. In this new administrative form, which can also be expressed as “local governance”, the local government in an autonomous structure, assuming more responsibility to cooperate with the central government, private sector and other actors (development agencies, NGOs, etc.) At this point, while focusing on the needs and disadvantages, it is necessary to understand that NGOs hold basic responsibilities in terms of cooperating with local governments in various forms such as local education, provision of social services, empowerment of solidarity and protection of freedoms. After the collapse of welfare politics, the importance of cooperation between government and civil society has emerged. It is then necessary to talk about the increasing importance of civil society as a prominent actor in the field of social welfare, in the sense that having the basis for providing services without being exposed to the conditions of bulkiness, inefficiency and red-tape. The cooperation mechanism, recently revealed in Sultanbeyli within the context of Syrian refugees, is a good example which brings Sultanbeyli Municipality, Sultanbeyli Governorship, the Ministry of Family and Social Policy and some important non-governmental organizations together as project partners.Öğe Suriye krizi sonrası Türkiye’deki sığınmacıların ve göçmenlerin eğitimi: Geçmiş, bugün ve gelecek perspektifleri(Hitit Üniversitesi, 2018) Tanrıkulu, FaikCumhuriyetin kuruluşundan beri kriz bölgelerinden Türkiye’ye dönemsel olarak göç akını olmaktadır. Bulgaristan’daki komünist rejimin baskısıyla 1989’da 300 binin üzerinde Türk ve Pomak, Saddam Hüseyin’in Kürtlere yönelik katliamları sonucunda ise yarım milyon Kürt Türkiye’ye göç etmişti. Son olarak Türkiye, bugün sayları 3,5 milyona varan Suriyeli sığınmacıya ‘’ açık kapı ‘’ politikası uyguladı. Bu rakam ülkesi dışına göç eden Suriyelilerin büyük kısmını oluşturuyordu. Ayrıca Türkiye, Afganistan, Irak, İran ve Pakistan başta olmak üzere 300 binin üzerinde sığınmacıya ev sahipliği yapmaktadır. İlk yıllarında Suriye’deki iç savaşın kısa süreceği ve Suriyeli göçmenlerin ülkelerine gidecekleri ile ilgili yaygın kanaat kısa vadeli planlar yapılmasına neden olmuştu. Göçlerin gerek transit göç gerekse kalıcı göç alması, eğitimde göçmenlere yönelik politika geliştirme zorunluluğu doğurmuştur. Göç edenlerin büyük bir kısmının çocuk ve genç olması göç yönetiminde fırsatlar oluşturduğu gibi riskleri de barındırmaktadır. Kültürel farklılıkları kabullenmenin uyum sürecinde yapıcı adımlar atmanın ve toplumsal uyum sağlayabilmenin en önemli adımlarından biri eğitimdir. Türkiye krizlerle birlikte gündeme gelen göç politikaları yerine göçmenler için uzun, kalıcı ve sürdürülebilir eğitim politikaları geliştirmek durumundadır. Bu makale, 2011 Suriye krizi ile birlikte siyasilerin ve bürokratların, göçmenlerin eğitimleri hususundaki söylemlerini, eğitimde bugüne kadar yapılan hukuki ve idari değişiklikleri ele almakta ve Türkiye’de yaşayan göçmenlerin mevcut durumlarını, eğitimde yaşadıkları sorunları ve bu sorunlara getirilen çözüm önerilerini de içeren perspektif sunmaktadır.Öğe Liberteryen teoride özgürlüğün ve siyasetin sınırları(Liberte Bilimsel Araştırma Yayıncılık Reklamcılık Bilgisayar Sanayi ve Ticaret A.Ş., 2018) Taner, Ahmet; Yayla, AtillaLiberteryenizm, liberalizmi rasyonalist–objektif bir etik temelde yeniden tanımlamayı amaçlayan bir teoridir. Liberteryenler,“öz sahiplik” ve “saldırmazlık aksiyomu” kavramlarıyla bireye mutlak ve sınırsız bir özgürlük alanı oluşturmayı çalışırlar. Liberteryenizmi liberal çizgiden farklılaştıran en önemli özellik, bireysel özgürlüğü, liberalizmin ortaya çıkaracağı sonuçlar üzerinden değil, tamamen objektif bir ahlâkî kod üzerinden savunmasıdır. Bu makale, liberalizmin özgürlük nosyonunu ve sınırlı devlet ilkesini bireysel özgürlüklerin korunması açısından yeterli görmeyen liberteryenizmin liberal gelenek içindeki yerini belirleyerek, devletsiz bir toplum modelinin kuramsal ve tarihsel açıdan gerçekçiliğini incelemeyi amaçlamaktadır. Özgürlüğe yönelik en büyük tehdidin devletten kaynaklandığını öne süren liberteryenler, devletin cebir tekelini elinde tuttuğu bir siyasal sistem yerine, “güvenlik” ve “adâlet” hizmetlerinin özel firmalarca sunulduğu anarko kapitalist modeli savunurlar. Liberteryen teorisyenler, bu sistemin insanın rasyonalist doğasına en uygun model olduğuna inansalar da, liberteryen toplumda bireyler arasındaki hak ve özgürlük çatışmasının nasıl önleneceği, toplumsal barışın ve düzenin nasıl sağlanacağı, devletin var olmadığı bir siyasal sistemde güven ve istikrar sorununun nasıl çözüleceği gibi sorulara yeterli ve ikna edici cevaplar sunamazlar.Öğe Avusturya’nın ulusal ve uluslararası ayrımcılık yasağı hukuku ve yabancı düşmanlığından korunma mekanizmaları(Kamu Denetçiliği Kurumu, 2018) Tanrıkulu, FaikAvusturya’da yabancı düşmanlığının son seneler üç kat artması ülkede yaşayan göçmen kökenli bireyleri tedirgin etmektedir. İş hayatında, eğitimde ve sosyal hayatın her aşamasında sözlü ve fiziksel saldırıların artmasıyla dolaylı ve dolaysız ayrımcılık had safhaya ulaşmıştır. Birçok göçmen yaşadığı ayrımcılığı kendi dünyasında yaşamakta veya ilgili koruma mekanizmalarını bilmediği için itiraz etme hakkını kullanmamaktadır. Bu nedenle kendisine yapılan haksızlığa karşı boyun eğmekte ve mağdur olmaktadır. Halbuki ayrımcılığa maruz kalındığında her yerde ve herkese karşı kullanabilecek haklar mevcuttur. Çalışma Avusturya’nın insan hakları alanında taraf olduğu uluslararası antlaşmaları, Avrupa insan hakları sözleşmesi ve AB direktiflerinde yer alan ayrımcılık yasağı ve uygulamalarını içermektedir. Buna karşı yükselen yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve aşırı sağa karşı ayrımcılıktan korunma mekanizmalarını irdelemektedir. Mevzuat çerçevesinde oluşturulan resmi ve sivil toplum kuruluşlarının neler olduğu araştırılmaktadır. Bu kurumlar mercek altına alınarak ve yüz yüze görüşmeler yapılarak pratikte ne kadar etkili olduğu anlaşılmaya çalışılmaktadır. Bilhassa görev tanımı bakımından hakları korumak için oldukça işlevsel görünen bazı kurumların, uygulamada gerçekten etkili bir koruma sağlayıp sağlamadığı sorgulanmaktadır. Bu çerçevede Avusturya’da göçmenlerle yapılan mülakatlar, kurumlara ilişkin yaygın kanaat ve deneyimler ışığında kurumların etkileri araştırılmaktadır.Öğe Ak Parti dönemi ilk küresel karşılaşma: 1 Mart 2003 Tezkeresi(Erciyes Üniversitesi, 2018) Babacan, AbdurrahmanAK Parti’nin tek başına iktidara geldiği Kasım 2002 seçimlerinin hemen ardından küresel çapta karşılaştığı ilk büyük meydan okuma olan 1 Mart Tezkeresi, gerek Türkiye’deki iç dinamikler, ge- rekse Türkiye-ABD ilişkisinin mahiyeti açısından çoğu dengeyi değiştirebilecek bir döneme kapı açmıştır. Bu bağlamda, Irak işgali, Türkiye’nin hem iç hem dış dinamikleri açısından, sonuçları uzun vadeli olacak hayli zor bir sürecin başladığını göstermiştir. Bu sıkıntılı dönemin, henüz sürecin tam içerisindeki ilk patlama noktası ise, 1 Mart 2003 yılındaki tezkere olmuştur. Bu bakımdan 1 Mart Tezkeresi sürecinin bir bütün olarak analizini yaparken, Türkiye açısından iç ve dış politika yansı- malarını tartışmak ve buradan ABD ile ilişkilerde gelecekteki olası kırılganlıkların oluştuğu zemini analiz etmek yerinde ve faydalı olacaktır. Zira bu, hem bugün yaşanan kopuşlara dair hem de böl- gesel ve küresel oryantasyonlu politika yapım süreçlerine dair bizlere bir ufuk sağlayacaktır.Öğe Tu?rkiye’de devlet-sivil toplum kuruluşları ilişkisi ve sivil toplum kuruluşlarına katılım(Marmara Üniversitesi, 2019) Şahin, Osman; Akboğa, SemaYapılan araştırmalar, sivil toplum kuruluşlarına katılımın demokrasi u?stu?nde olumlu bir etkisi olduğunu göstermiştir. Ancak Tu?rkiye’de sivil toplum kuruluşlarına u?yelik du?şu?ktu?r. Bu çalışma, Tu?rkiye’de devlet ile sivil toplum kuruluşları arasındaki ilişkinin tarihine ve sivil toplum kuruluşlarına katılımı etkileyen faktörleri inceleyen literatu?re dayanarak Tu?rkiye’de sivil toplum kuruluşlarına u?yeliğin du?şu?k olmasının nedenlerini araştırmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda bu çalışmada, 2015 senesinde Tu?rkiye nu?fusunu temsil eden bir örneklem ile gerçekleştirilmiş ulusal bir anket çalışması kullanılmıştır. Yapılan analizler, Tu?rkiye’de kişilerin sivil toplum kuruluşlarını demokrasinin önemli öğesi olarak görmediğine işaret etmiştir. Ayrıca, devletin sivil toplum kuruluşlarını dikkate alması, sivil toplum kuruluşlarının devletten bağımsız hareket etmesi ve vatandaşların çekinmeden sivil kuruluşlarına u?ye olması gibi konularda katılımcıların bu?yu?k bir kısmının olumsuz du?şu?ncelere sahip olduğu bulunmuştur. Bu çalışma, Tu?rkiye’de sivil toplum ve devlet ilişkilerinin problemli tarihinin kişilerin sivil toplum kuruluşlarına karşı bu olumsuz yargılara sahip olmalarına ve dolayısıyla sivil toplum kuruluşlarına u?yelikten kaçınmalarına neden olduğu sonuca varmıştır.Öğe Political history of Iran's energy policy(Turk International Cooperation and Koordination Agency, 2016) Bilgin, MertThis article analyzes the evolution of Iran’s energy agenda with a particular focus on oil, nuclear and natural gas. It aims to indicate whether Iran’s energy policy, which relies on oil revenues and prioritizes nuclear energy over gas, stems from a definable historical track. Energy security parameters prove a certain degree of influence on Iran’s energy policy. Yet, the way Iran delayed international gas trade cannot be fully explained from energy security perspective. The interaction between oil, nuclear energy and gas merits a historical analysis that may help in explaining the processes in which political concerns and international issues intersect with energy security priorities. The analysis, within this context, indicates how energy security parameters would support more focus on natural gas from international trade perspective with regard to the State’s policy that prioritizes nuclear energy and leads to a delay in international gas projects. Iran’s nuclear deal with P5+1 promises to foster natural gas projects, and yet this contingency cannot be detached from the continuities in political history of Iran’s energy policy.











