Makale Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe The frailty in older hemodialysis patients and associations with depression, functional status, dialysis adequacy(2024) Bülbül, Elif; Selimoğlu Namoğlu, SeldaIntroduction: The aim of this study was to determine the level of frailty in older hemodialysis patients and to examine the relationship between their functional capacity, depression, and laboratory variables. Method: This was a cross-sectional study, and the data were collected 243 dialysis patients aged 65 and over between May 2021 and May 2022. Results: The frailty rate was 49%. A statistically significant positive correlation was found between the frailty and age, hemodialysis vintage, and the number of hospitalizations. The frailty was negatively correlated with body mass index, Kt/V, Albumin, and parathyroid hormone. There was a statistically significant positive correlation between frailty and depression and a negative correlation between functional capacity. Conclusion: A relationship was found between frailty and depression, functional capacity, and laboratory variables. In addition, the variables affecting the level of frailty in geriatric dialysis patients included dialysis vintage, dialysis adequacy, number of hospitalizations, albumin level, and patient weight.Öğe Hemodiyaliz tedavisi gören hastaların yakınlarının bakım yükü, stres ve algıladığı sosyal destek ilişkisi: Kesitsel bir çalışma(Türkiye Klinikleri, 2022) Güdük, Özden; Selimoğlu Namoğlu, Selda; Tekin, Büşra NevaAmaç: Hemodiyaliz tedavisi gören hastaların yakınlarının bakım yükü ile algıladıkları stres ve algıladıkları sosyal destek arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntemler: 20 Şubat-20 Mart 2021 tarihleri arasında hemodiyaliz tedavisi gören 269 hastanın yakınına yüz yüze anket uygulanmıştır. Anket, sosyodemografik özelliklere yönelik 8 soru ve Zarit Bakım Verme Yükü Ölçeği, Algılanan Stres Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ile ilgili 48 olmak üzere toplam 56 sorudan oluşmaktadır. Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri uygulanmıştır. Ölçekler arasındaki ilişki Spearman korelasyon testi ile ölçülmüş ve ilişkinin derecesini bulmak için lineer regresyon analizi yapılmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Bakım yükü ortalaması 25,40’tır [standart sapma (SS)=12,71]. Bekârların, daha düşük eğitim ve gelir seviyesine sahip olanların bakım yükü daha fazla bulunmuştur. Daha kısa süredir hemodiyaliz tedavisi alan hastaların yakınlarında bakım yükü daha yüksektir. Algılanan sosyal desteğin en çok aile bireylerinden geldiği (ortalama=23,73, SS=6,88), tüm boyutları ile algılanan desteğin ortalamasının yüksek (ortalama=63,31, SS=20,12) olduğu görülmektedir. Algılanan Stres Ölçeği’nin ortalamasının 26,20 (SS=12,71) ile orta düzeyde yer aldığı bulunmuştur. Bakım verme yükü ile algılanan stres değişkeni arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki vardır (rspearman=0,25; p<0,001). Bakım verme yükü ve çok boyutlu algılanan sosyal destek aile alt boyutu arasında anlamlı ve negatif yönde bir ilişki vardır (rspearman=-0,20; p<0,001). Algılanan stres ile çok boyutlu algılanan desteğin tüm alt boyutları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç: Sağlık hizmetlerinin sunumunda, hastalar kadar hasta yakınları da dikkate alınmalıdır. Hasta yakınlarının eğitimi, bilgilendirilmesi, sosyal yönden desteklenmesi için çalışmaların planlanması ve uygulanması önerilmektedir.Öğe Üniversite öğrencilerinde tütün kullanım alışkanlıklarının belirleyicileri ve algılar: İstanbul ilinde sağlık hizmetleri yüksekokulu öğrencileri örneği(Atatürk Üniversitesi, 2021) Güdük, Özden; Selimoğlu Namoğlu, Selda; Yemenici, Merve; Ertürk, Nazlı; Arğa, Kazım Yalçın; Doğan Merih, Yeliz; Satman, İlhanAmaç: Sağlık Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin tütün ve tütün ürünleri kullanma davranışlarını incelemek ve bu davranış üzerinde belirleyicifaktörleri ortaya koymaktır.Yöntem: Bu araştırma, Medipol Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda gerçekleştirilmiştir. Toplam 26 soruluk olarakhazırlanan, yapılandırılmış bir anket, 307 öğrenciye yüz yüze uygulanmıştır. Veriler, SPSS 23 programı kullanılarak Pearson ki-karekorelasyon testi ve binary lojistik regresyon modeli ile analiz edilmiştir. Çalışma öncesi İstanbul Medipol Üniversitesi Girişimsel OlmayanAraştırmalar Etik Kurulu’ndan onay alınmıştır.Bulgular: Anket verileri öğrencilerin %32.6’sının tütün ürünleri (sıklıkla sigara) kullandığını, erkek öğrencilerin sigara kullanma alışkanlığısıklığının daha yüksek olduğunu, daha erken yaşlarda sigara kullanmaya başladıklarını ve günlük tüketim miktarının (adedinin) daha fazlaolduğunu göstermiştir. Sigara kullanma davranışının gelişmesinde “sigara sağlığa zararlıdır” düşüncesine sahip olmanın azaltıcı, bunakarşılık sık görüşülen arkadaşların sigara kullanmasının artırıcı etkisi olduğu görülmüştür. Üniversite eğitiminin ilk ve son yıllarıkarşılaştırıldığında, sigara kullanan öğrenci sayısının zamanla arttığı saptanmıştır.Sonuç: Önceki yıllara göre, toplumumuzda Sağlık Meslek Yüksekokulu öğrencileri arasında sigara ve nargile kullanımı artmaktadır. Bu artıştacinsiyet, arkadaş etkisi, merak, özenti, stres ve kültürel özellikler ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle tütün ürünleri ile mücadele politikalarındabu hususların dikkate alınması önem arz etmektedir.











