Yazar "Etik, Eda" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Diş hekimliği lisans ve doktora öğrencilerinin oral antitrombotik tedavi gören hastalarda bilgi, tutum ve uygulamalarının değerlendirilmesi(İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2022) Çukurova Yılmaz, Zeynep; Etik, EdaGiriş: Antitrombotik ilaçlar, arteriyal/venöz trombozun önlenmesinde uzun süreli kullanılmaktadır. Diş hekimine başvuran hastaların cerrahi müdahale planlamalarında, bu ilaçların kesilmesi/düzenlenmesi önemlidir. Çalışmamızda İstanbul Medipol Üniversitesi’ndeki diş hekimliği lisans ve doktora öğrencilerinin antitrombotik/ antikoagülan kullanan hastaların yönetimine ilişkin bilgi düzeyi, tutum ve uygulamalarının değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel çalışma için gönüllü 4. ve 5. sınıf diş hekimliği ve doktora öğrencilerine üç bölümden oluşan çevrimiçi (Google form) anket uygulanmıştır. Bölüm 1’de öğrencilerin demografik özelliklerine, Bölüm 2’de mesleki deneyimlerine ve Bölüm 3’te bu ilaçları kullanan hastaları yönetmedeki bilgi düzeyleri, tutum ve uygulamalarına yönelik çoktan seçmeli sorulara ulaşılmaktadır. Verilerin istatistiksel analizindeki-kare testi kullanılıp, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmamıza %62,6’sı 4. sınıf, %25,5’i 5. sınıf, %11,9’u doktora öğrencilerinden oluşan toplam 302 öğrenci dahil edildi. 4. sınıfların %54,5’i, 5. sınıfların %70,1’i, doktora öğrencilerinin %77,8’i antitrombotik tedavi gören hastalarla karşılaşmaktadır. Bilgi düzeylerine yönelik sorular değerlendirildiğinde; 5. Sınıf öğrencilerin %59,7’sinin Clopidogrel kullanan hastaya ilacı kesmesini önerdiği, doktora öğrencilerinin %66,7’sinin önermediği belirlendi. 4. sınıf öğrencilerin %54,5’inin Aspirin kullanan hastaya ilacı kesmesini önerdiği, %88,9 oranında doktora öğrencilerinin ise önermediği belirlendi. 5. Sınıf öğrencilerin %28,6’sının iskemik kalp hastalığı olan hastalarda Clopidogrel tedavisinin optimal tedavi süresinin ilaç kaplı stentlerden (Drug –eluting stents) sonra ne kadar sürdüğünü bildiği, %97,2 oranında doktora öğrencilerinin bilmediği belirlendi. Tutum düzeylerine yönelik sorular değerlendirildiğinde; 4.sınıfların %51,9’unun kan tetkikleri istediği, doktora öğrencilerinin ise %80,6’sının istemediği görüldü. Uygulama düzeylerine yönelik sorular değerlendirildiğinde; katılımcıların %60,3’ü hasta tarafından alınan ilaç ne olursa olsun, kan tetkikleri terapötik sınırlar içindeyse dental girişimi gerçekleştireceğini, %49’unun invaziv olmayan girişim gerekirse ilacı kesmeden tedaviye devam edeceğini, %89,7’sinin işlemden önce hastayı konsültasyona yönlendireceğini bildirdi. Sonuç: Klinik pratiğe yeni başlayan diş hekimlerinin hasta yönetimlerinde bilgi çeşitliliği ve hastalara yaklaşım farklılıkları sergilenmektedir. Hekim ve hekim adaylarının yeni nesil ilaçlara dair kanıta dayalı rehberlik sunulmasını, bu konudaki eksik bilgi, tutum ve uygulamalar için eğitici programlar planlanması gerektiğini düşünmekteyiz.











