Yazar "Demir, Kenan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 19 / 19
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Ahmet Mithat Efendi’de Sa’y U amel düşüncesi ve Râkım Efendi(İstanbul Gelişim Üniversitesi, 2019) Demir, Kenan19. yüzyılda Osmanlı Devleti iktisadi kalkınmayı gerçekleştirmek ve Avrupa devletlerin seviyesine ulaşmak için devlet öncülüğünde birçok girişimde bulunmasına karşın bundan gerekli başarıyı elde edememiştir. Bu nedenle ülkedeki iktisadi kalkınmanın teşebbüs-i şahsi doğrultusunda sa’y u amelle gerçekleşeceği inancı doğmuştur. Osmanlı aydınları dönemin basınında halka sa’y u amel psikolojisini aşılamak için yazılar yayımlanmıştır. Bu yazarlardan biri de Ahmet Mithat Efendi’dir. Ahmet Mithat iktisadi kalkınma için ülkenin çalışkan insanlara ihtiyacı olduğunun farkında olmuş ve yazılarında halkın memur olmaktan ziyade özel girişim faaliyetlerinde sa’y u amel etmesini istemiştir. Sa’y u amelle insanların sıfırdan birçok servete sahip olacaklarını romanlarında vurgulamıştır. Ahmet Mithat’ın başta Râkım Efendi olmak üzere roman karakterlerin çoğu özel teşebbüs tarzı işlerde sa’y u amelle maişetini karşılayan çalışkan tiplerdir. Ahmet Mithat’ta sa’y u amel vurgusu servet biriktiren ve para kazanma hırsı olan tiplerden ziyade kendi refahı ve toplumdaki diğer kişilerin refahını artıran kişiler olarak resmedilmiştir.Öğe Akyiğitzade Musa and conservation thought(Turkish Entrepreneurship and Business Ethics Association, 2019) Demir, KenanIn the 1830s, the idea of free trade entering the country through foreigners residing in the Ottoman Empire and having ambassadors of foreign consuls in Istanbul became an unrivaled system of thought until the 1880s. Firstly in the 1870s, the 1838 Trade Agreement was signed in light of the principle of free trade. In Tercuman-i Hakikat, Ahmet Mithat and Mizanci Murat demanded protective customs tariffs in Mizan for the country's economic development and protection of industry. Kazanli Akyigitzade Musa, who taught economics at the Military School in this period, also adopted the idea of patronage. In 1896, he said that the state should protect industry with customs walls for the economic development of Ottomans in his book Ilm-i Servet: Azadegi-i Ticaret and Usul-i Himaye. In this study, the authoritarian economic views of Akyigitzade Musa known as Iktisad yahud Ilm-i Servet: Azadegi-i Ticaret ve Usul-i Himaye ve Ilm-i Servet veyahut Ilm-i Iktisad will be given in the light of economics books.Öğe Ali Suavi’nin iktisadi görüşleri(Bingöl Üniversitesi, 2018) Demir, Kenan19. yüzyılda Osmanlı devletinde gazeteler ortaya çıkmaya başlamış ve gazetelerde çalışan ve bu mesleği icra eden bir gazeteciler topluluğu oluşmuştur. Devrin gazetelerinde devletin güncel iktisadi ve siyasi politikaları hakkında görüşler öne süren kişilerin ortaya çıkmasıyla devlet politikalarının halka duyurulmasında ve halkın bu konularda haberdar olmasında önemli gelişmeler yaşanmış ve bağımsız bir kamuoyunun oluşması sağlanmıştır. Dönemin gazetecileri devletin iktisadi ve siyasi politikalarını sorgulayarak devlet politikalarını tenkit etmiş ve çeşitli öneriler getirmiştir. Gazetelerde devletin politikalarını sorgulayan gazetecilerden biri de Ali Suavi’dir. Suavi Muhbir’de yazılar kaleme almış aynı zamanda devrin önemli camilerinde halka vaazlar vermiştir. Suavi, yazılarında devletin politikalarını sorgulayan ve bürokratları eleştiren bir üslup kullanmış, bu hususta çözümler öne sürmüştür. Suavi, makalelerinde devletin iktisadi sorunları hakkında düşüncelerini açıklamıştır. Bu çalışmada Suavi’nin sürgünde çıkarttığı Muhbir ve Ulum gazetelerindeki Osmanlı’nın ekonomi sorunları hakkındaki görüşleri verilmiştir. Ali Suavi’nin, gazetede görüşlerin ana amacı bürokratların yürüttüğü ekonomik politikalarının yanlışlığını dile getirmek ve öne sürdüğü görüşlerle devletin ekonomik kalkınmasını bir an önce sağlanmasına çalışmak olmuştur.Öğe External borrowing issue in Ottoman Empire (1854-1876 term)(Springer, 2018) Demir, KenanBy the beginning of the Nineteenth century, foreign borrowing was put on the agenda since it was understood that fiscal structure of the state could not be sustained by internal dynamics; yet, foreign borrowing did not materialize in that period. The state, which could not afford increasing war expenditures during Crimean war in 1853, borrowed from abroad for the first time in 1854. After this initial borrowing from England and France, foreign borrowing was started to be seen as a state policy by the state, who signed several debt treaties in succession. The newspapers that started to emerge in the Ottoman state in that period penned articles regarding borrowing policy of the state. In these newspapers, there were no direct criticisms regarding borrowing per se, rather the state was criticized mainly on the grounds that it borrowed money when it was in trouble, not to make investments. This study explains foreign borrowings made by the Ottoman State from 1854 and analyzes the views of the intellectuals of the period regarding them.Öğe Hadika Gazetesi ve milli ekonomi: “İttihad-ı Efkâr-ı Milliye”(Dumlupınar Üniversitesi, 2018) Demir, KenanOsmanlı’da ilk gazete 1831 senesinde yayımlanmasına karşın gazetelerin kamuoyu oluşturduğu dönem 1860 yıllarıd ır. 1860’lı yıllarında hem birçok gazete çıkmış hem de gazeteler ülkenin sorunlarını bağımsız bir şekilde ele alıp halkı yönlendirmiştir. Bu dönemde yayımlanan gazetelerden biri de 1870 senesinde çıkan Hadika gazetesidir. Hadika , 1860’lıla rın sonlarına doğru devletin basını kontrol altına aldığı için siyasi haberlerden daha ziyade ansiklopedik bilgi veren bir yayım politikası gütmüştür. Hadika’da farklı konularda yazılar görülmesine karşın içeriğin çoğunluğunu ekonomi yazıları oluşturmuştur. Bu yazılarla hem halkın iktisadi bilgi seviyesi artırılmak istenmiş hem de iktis adi meselelere rağbet etmesi hedeflenmiştir. Hadika, ülkede iktisadi kalkınmasını sağlamak amacıyla şirketleşmenin yaygınlaşmasına çalışmış ve halkı bu doğrultuda yönlendirmiştir. Hadika’da görülen yazılar milli iktisat görüşü doğrultusunda şekillenmiştir. Ülkenin iktisaden gelişmesi için ülkede milli iktisat düşüncesinin aşılanmasını çalışmış ve bu doğrultuda yerli ürünlere rağbet edilmesini istemiştir. Ülkede “İttihadı Efkar-ı Milliye” düşüncesinin görülmesiyle ülkenin iktisaden kalkınacağını belirtmiştir.Öğe Hürriyet gazetesi’ne göre Osmanlı ekonomisinin sorunları ve çözüm önerileri (1868-1870)(2017) Demir, KenanOsmanlı devletinde yayımlanan ilk gazete 1831 senesinde devlet tarafından yayımlanan Takvimi-i Vekayi gazetesidir. Bu gazetenin çıkarılış amacı devletin yapmış olduğu modernleşme hareketlerini halka duyurmak ve halkı bu konuda yönlendirmektir. Bu gazete kamuoyunu yönlendirmede başarılı olamamış ve gazeteye halk rağbet etmemiştir. Osmanlı devletinde gazeteler 1860 senesinden sonra kamuoyu oluşturmaya başlamıştır. Gazeteler, devletin iktisadi ve siyasi politikalarını sorgulamış ve devlet bürokratlarını setçe eleştirmiştir. Gazetelerin fazlalaşması sonucu ülkede gazeteciliği meslek olarak icra eden gazeteci mesleği ile anılan aydınlar oluşmuştur. Aydınlar, gazeteleri devleti denetleyen bir güç olarak kullanmış ve devlet politikaları hakkında halkın bilgi sahibi olması için çaba göstermiştir. Osmanlı bürokratları, basının kamuoyunu yönlendirmedeki başarısından ürkmüşler ve basını sınırlandırmak amacıyla kararnameler çıkartmıştır. Bu doğrultuda bürokratlar, 1867 senesinde Muhbir ve Tasvir-i Efkar'ı kapatmış ve gazetenin yazarları olan Namık Kemal, Ziya Paşa ve Ali Suavi'yi Anadolu'ya sürgüne yollamıştır. Anadolu'ya sürgün edilen gazeteciler mücadelelerini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya kaçmışlardır. Paris'te bir araya gelerek Yeni Osmanlılar Cemiyeti'ni teşkil etmiş ve Osmanlı kamuoyunu aydınlatma mücadelesine devam etmişlerdir. Yeni Osmanlılar Cemiyeti, Londra'da 1867'de Muhbir'i ve 1868'de Hürriyet'i çıkartmıştır. Hürriyet, muhalif bir yayım politikası izlemiş, gazete, haber vermekten ziyade dönemin iktisadi, mali ve siyasi sorunlar hakkında düşünce ve fikir yazıları yayımlamıştır. Bu çalışmanın konusu olan ekonomi sektöründe de Hürriyet'te iktisadi yazılar görülmüştür. Yayımlanan makalelerde devletin iktisadi ve mali politikaları tenkit edilmiştir.Öğe II. Abdulhamit Dönemi basınında himaye politikaları ve sanayileşme tartışmaları(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2020) Demir, KenanLiberal iktisat düşüncesine dair ilk eleştiriler 1870 senesinde dönemin gazetelerinde görülmüş ve ülkenin sanayileşmesi gerektiği belirtilmiştir. 1880’lerde ise ülkenin sanayileşmesi ve sanayisini koruması için gümrük oranlarını artırılması güçlü bir şekilde dönemin basınında dillendirilmiştir. Ülkede himaye düşüncesinin ilk defa sistemli olarak dillendiren Ahmet Mithat Efendi’dir. Ahmet Mithat ülkenin sanayileşmesinin liberal iktisat düşüncesinin uygulanmasıyla gerçekleşmeyeceğini ve bu düşüncenin ancak belli bir oranda sanayisi gelişmiş ülkeler arasında uygulanacağını belirtmiştir. Bu nedenle Osmanlı’nın sanayisini himaye etmesi gerektiğini savunmuştur. 1880 senesinde Ahmet Mithat’ın Tercüman-ı Hakikat’ta başlattığı himaye düşüncesi ve sanayileşme politikalarını dönemin süreli yayınları da destek çıkmıştır. Bu gazeteler ülkenin iktisadi kalkınması için sanayileşmenin önemli olduğunu vurgulamış ve sanayinin gelişmesi için de devletin koruyucu tedbirler uygulamasını istemiştir.Öğe II. Meşrutiyet Dönemi Osmanlı basınında tütün tarımı ve reji şirketi(2019) Demir, KenanTütün Amerika kıtasının keşfiyle bilinmeye başlanmış ve kısa sürede tüm dünyada üretimine başlanmıştır. Tütün ekimine, Osmanlı devletinde 17. yüzyıl başlarında yapılma-ya başlanmış ve kısa sürede tüm bölgelere yayılmıştır. Tütün tarımının Osmanlı’da yaygın-laşması sonucu tütün tarımı çiftçilerin önemli bir geçim kaynağı olmuş ve devlet de tütün tarımından önemli bir gelir elde etmeye başlamıştır. 1875 senesinde ilan edilen moratoryum ile Osmanlı devleti yapmış olduğu borçlanmaların geri ödemelerinin yapamayacağını ilan etmiştir. Bu moratoryumdan sonra alacaklılar Osmanlı devletinin önemli gelir kaynaklarını kontrol edecek olan Duyun-ı Umumiye İdaresi’ni kurmuşlardır. Duyun-ı Umumiye İdare-si’nin kontrol edeceği gelir kaynaklarından biri de tütün tarımıdır. Duyun-ı Umumiye İda-resi tütün gelirlerini daha iyi yönetmek amacıyla 1884 senesinde Viyana’dan Credit Ansalt, Berlin’den Banker Bleichröder ve Osmanlı Bankası (Şenel, 2018: 271-291) ortaklığında Reji Şirketi’ni kurmuştur. Tütün geliri Reji Şirketi, Duyun-ı Umumiye İdaresi ve Osmanlı dev-leti arasında pay edilecekti. Reji Şirketi’nin kurulmasıyla Osmanlı’da tütün ekimi, ticareti ve imali 30 yıllığına bu şirkete tekel olarak verilmişti. Reji’nin kurulmasıyla birlikte tütün tarımında büyük sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu sorunların nedeni Reji’nin kendi şirket çıkarı doğrultusunda tütün tarımını yönetmesiydi. Reji tütün tarımını kontrol etmek amacıyla tütün tarımına sınırlamalar getirmesi ve düşük fiyat politikası uygulaması sonucu çiftçiler, üretimlerini Reji’ye satmaktan ziyade kaçak yollarla satmayı tercih etmiştir. Bu da ülkede tütün kaçakçılığın yaygınlaşmasına neden olmuş ve Reji’nin kaçakçılıkla mücadele etmek için kurduğu kolculuk teşkilatı nedeniyle ülkede daha büyük sorunlar yaşanmıştır. On bin-lerce Osmanlı vatandaşı kolcular tarafından öldürülmüştür. Reji Şirketi’nin kurulmasıyla birlikte dönemin basınında Reji hakkında birçok yazı görülmeye başlamıştır. Bu çalışmada Meşrutiyet sonrası Osmanlı basınında tütün tarımı ve Reji hakkında görülen yazılar ince-lenmiştir. Bu yazılarda Reji’nin Osmanlı tarımına olan zararları anlatılmış ve Reji Şirketi’nin görev süresinin bitmesinin yakın olması nedeniyle bu şirketle tekrar anlaşma yapılmaması istenmiştir. Ayrıca tekel yönetimin ülkede tütün tarımını geliştirmesi için uygun bir politika olmadığı vurgulanmıştır.Öğe II. Meşrutiyet dönemi Osmanlı Devletinde himaye düşüncesi(Adıyaman Üniversitesi, 2019) Demir, Kenan1870’lerden sonra korumacı politikaların yürütülmesi gerektiğini savunan Osmanlı aydınları görülmüştür. Ahmet Mithat, Mizancı Murat ve Akyiğitzade Musa gibi Osmanlı aydınları Alman iktisatçı Friedrich List’ten etkilenmiş ve bu kişiler ülke sanayisinin gümrük vergileriyle korunması gerektiğini vurgulamışlardır. Bu düşünce 1880’lerden itibaren hemen hemen tüm Osmanlı aydın ve bürokratları tarafından benimsenmeye başlamıştır. II. Meşrutiyet dönemi aydınları da ülkenin iktisadi kalkınmasının himayeci iktisat düşünce doğrultusunda olacağına yönelik görüşler öne sürmüşlerdir. II. Meşrutiyet döneminde iktidarda olan İttihat ve Terakki Partisi de 1912 senesinden sonra devlet politikalarını bu düşünce doğrultusunda yürütmüş ve bu düşüncenin yaygınlaşması için birçok gazeteyi finanse etmiştir. Bu çalışmada II. Meşrutiyet döneminde yayımlanan gazeteler ışığında Osmanlı Devleti’ndeki himayeci iktisat düşüncesi tartışmaları incelenmiştir. Gazetelerde himayeci düşünceler 1908’de Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte görülmeye başlamış ve bu düşünce 1923’e kadar gazetelerde işlenen bir konu olmuştur. Dönemin gazeteleri bu düşüncenin ilkelerini halka öğretmeye çalışmış ve ülkenin iktisat politikalarının bu düşünce doğrultusunda olmasını hedeflemişlerdir.Öğe İktisat dergilerine göre Osmanlı Devleti’nin iktisadi durumu (1857-1923)(Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018) Demir, KenanBu çalışmada Osmanlı’da yayımlanan iktisadi dergileri tespit edilmiş ve dergilerin içeriği analiz edilmiştir. Osmanlı’da ilk iktisat dergisi 1857 senesinde yayımlanan Ceride-i Ticaret’tir. Bu derginin yayımlanmasından 1923 senesine kadar iktisadi konuları ele alan birçok dergi yayımlanmıştır. İlk dönemlerde iktisadi politikaları doğrudan içeren dergi sayısı azımsanacak miktardadır. Dergiler daha çok ticaret, bayındırlık ve ziraat gibi sektörel olarak yayımlanmıştır. II. Abdülhamit döneminde basında denetimin ağırlaşması nedeniyle iktisat dergileri yayımlanmamasına karşın dönemde çıkan fikir ve edebiyat dergilerindeki iktisadi yazılar azımsanmayacak derecededir. II. Meşrutiyet sonrası basında görülen canlanma iktisadi yayıncılığa da yansımış, bu dönemde birçok iktisadi dergi yayımlanmış, ayrıca fikir dergilerinde de iktisadi konuların içeriği daha fazla olmuştur. Bu dergilerin çoğunluğu belli bir düşünce doğrultusunda yayım yapmaktan ziyade ya güncel iktisadi sorunlara değinmiş ya da halkın iktisadi bilgisi artırmayı hedeflemiştir. Osmanlı’da görülen iktisadi dergilerde ziraat, ticaret, sanayi, kalkınma, mesleki eğitim, bankacılık, borçlanma, mali politikalar şirketleşme, iktisat düşüncesi gibi hemen hemen tüm konularda yazılar görülmüştür.Öğe İlk yerli iktisatçı Mehmet Şerif Efendi’nin iktisadi görüşleri(2019) Demir, KenanModern iktisat düşüncesi 1830’lu yıllardan beri Osmanlı devletinde görülmeye başlamış ve bu düşünceyi dillendiren aydınlar zamanla ortaya çıkmıştır. Ülkede bu görüşü ilk dillen-diren kişiler ülkede ikamet eden yabancı vatandaşlar olmuş, sonra ise ülkede yaşayan Ermeniler başta olmak üzere gayri-müslim vatandaşlar tarafından bu düşünce benimsenip görüş-leri dillendirilmiştir. Ülkede yaşayan Müslümanlar arasında ik-tisadi konular hakkında fikir öne süren ilk iktisatçı ise Mehmet Şerif Efendi’dir. Şerif Efendi, tercüme odasında çalışmış ve Takvim-i Vekayi gazetesinin mütercimi olarak çalışmıştır. Tak-vimi Vekayi’de iktisadi yazılar yazmasına karşın bu gazetedeki yazıların imzasız çıkması nedeniyle gazetede yayımlanan yazı-ları tespit edilememiştir. Şerif Efendi’nin 1861 senesinde Ter-cüman-ı Ahval ve 1863 senesinde Mecmua-ı Fünun’da yazıları çıkmış, kredi sistemi, bankacılık ve ekonomi ilmi hakkında okurlarını bilgilendirmiştir. Ayrıca dönemin önemli tartışması olan kalkınma tartışmalarında katılmış, devletin kalkınması için sanayileşmenin önemli olduğunu vurgulamıştır. Devletin ikti-sadi olarak gerilemesinin nedeni olarak ülkede çalışma teşviki-nin yetersiz olduğuna bağlamış, halkın özel girişim faaliyetle-rinde say u amel etmesini istemiştir.Öğe Modern iktisadın öğretilmesinde gazetelerin rolü ve gazetelerdeki iktisat kitabı tefrikaları (1860-1870 Dönemi)(Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2018) Demir, KenanKlasik İktisat Düşüncesi 1776 senesinde Adam Smith’in eseriyle ortaya çıktıktan sonra Osmanlı Devleti’nde bu düşüncenin görüşleri 1830’lu yıllarda ülkede ikamet eden Blak Bey, David Urquhart ve Churchill tarafından dönemin gazetelerinde dillendirilmeye başlanmıştır. 1830’larda bu şahıslar tarafından bu düşüncenin girmesinden sonra ülkede Batılı anlamda ilk ekonomi kitapları yayımlanmaya başlamış, sırasıyla Serendi Arşizen, Sehak Abru, Charles Wells, Mehmet Şerif Efendi ve Mehmet Mithat’ın kitapları yayımlamıştır. Aynı zamanda Takvim-i Vekayi, Ceride-i Havadis, Tercüman-ı Ahval, Mecmua-i Fünun, Tasvir-i Efkar ve Terakki gazetelerinde ekonomi ilminin ilkeleri hakkında yazılar yayımlanmıştır. Bu çalışmada yayımlanan ilk kitaplar ve gazetelerde yayımlanan makalelere değinilmiştir. Sonra Mehmet Şerif Efendi’nin “İlm-i Emval-i Milliye” adlı ekonomi kitabı ile Mehmet Mithat’ın “Ekonomi Tercümesi: Fenni İdare” adlı ekonomi kitabının Tercüman-ı Ahval ve Terakki’de yayımlanmış bölümlerinin içeriği incelenmiştir.Öğe Namık Kemal’s economic thoughts(Hitit Üniversitesi, 2018) Demir, KenanThe state’s economy policies were discussed on press organs and journalists wrote about them. One of those journalists was Namık Kemal. Being the most known of Ottoman intellectuals in 19th century and the most effective journalist of the period Namık Kemal wrote many articles about the state’s economy policies on press of the period even though he wasn’t an economist. Kemal showed the government of the state as the reason of nondevelopment. He wanted that the agriculture being in the first place, industry and trade sectors should also be considered important and improved for the state’s development. Even though Kemal wanted the state would be governed in the direction of free trade thinking, he also spoke of the free trade’s damages to country. Expressing that the 1838 trade agreement was early and his criticisms such as the fact that the state could not produce effective policies in the development of industry and trade showed that Kemal wasn’t a huge fan of free trade. In this study, Namık Kemal’s economic thoughts are expressed considering his articles about economics on Tasvir-i Efkâr, Hürryet, İbret, Cüzdan and Diyojen newspapers.Öğe Osmanlı basınına göre Osmanlı Devleti’nin iktisadi sorunları ve çözüm önerileri (1831-1876 Dönemi)(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2019) Demir, KenanOsmanlı Devleti’nde basın 1831 senesinde devlet tarafından yayımlanan Takvim-i Vekayi gazetesiyledoğmuştur. Bu gazetenin yayımlanmasıyla ülkede devletin politikalarının kamuoyu tarafından öğrenilmesiimkânı doğmuş ve halk devletin iktisadi politikalarından haberdar olmaya başlamıştır. 1840 senesindeyayımlanan Ceride-i Havadis gazetesinin de sütunlarında en çok değinilen konulardan biri de iktisatolmuştur. Bu gazete ülkede serbest iktisat düşüncesinin yayılmasına çalışmış ve ülkenin ziraat alanındakalkınmasını istemiştir. Osmanlı Devleti’nde 1860’lardan sonra ise muhalif yayım politikası güdengazeteler görülmeye başlamıştır. Tasvir-i Efkar, Muhbir, Hürriyet, Terakki, İbret ve Hadika gibi gazetelerülkenin iktisadi politikalarını eleştirmiş ve devletin iktisat politikalarına yönelik çözüm önerileri getirmiştir.Mehmet Şerif Efendi, Tercüman-ı Ahval’de kalkınma tartışmalarına katılmış Osmanlı’nın sanayileşmesinisavunmuştur. Mecmua-i Fünun, Tercüman-ı Ahval ve Mir’at gibi gazeteler de 1863 senesinde açılan Sergii Umumi Osmani’nin açılışını yönelik yazılar yayımlamışlardır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nde 1831senesinde ilk gazetenin yayımlanmasından 1876 senesinde Meşrutiyet’in ilan edilmesine kadarki süreçteyayımlanan önemli gazetelerdeki iktisadi yazılar tespit edilmiş ve bu yazılar ışığında dönemin iktisadisorunları ve tartışmaları verilmiştir.Öğe Osmanlı basınında iktisadi tefrikacılık (Hazine-i Evrak Dergisi): Mahmud Celaleddin’in ekonomi politiği ile Suphi Paşa’nın layihası(Karadeniz Teknik Üniversitesi, 2020) Demir, KenanOsmanlı Devleti’nde dergiler bir okul vazifesini icra etmiş ve dergilerin yayım politikasının önemli unsurlarından biri de halkı eğitmek olmuştur. Dergilerin halkı bilgilendirdiği konulardan biri de iktisadi meselelerdir. Osmanlı Devleti’nde modern iktisat düşüncesinin halka yayılmasında önemli aracılardan biri de dergiler olmuştur. Halk dergiler vasıtasıyla ekonomi ilmiyle tanışmış ve bu ilmin kurallarını dergilerde çıkan ekonomi konularındaki yazılar ile ekonomi kitap tefrikalarından öğrenmiştir. Dergilerde birçok iktisadi kitabın tefrikası yapılmıştır. Yayımlanan kitapların dilinin basit olması ve soru-cevaplı yani karşılıklı konuşma şeklinde verilmesi bu tefrikalarla amacın iktisat ilminin öğretilmesi olmuştur. II. Abdülhamit döneminin önemli bir fen ve edebiyat dergisi olan Hazine-i Evrak dergisinde de iktisatla alakalı iki kitabın tefrikası yapılmıştır. Kitaplardan biri modern iktisadi anlayışla yazılmış kitabın bir kısmının “Ekonomi Politik: İlmi Emval-i Milliye” başlığıyla verilmesidir. Diğeri de Suphi Paşa’nın 1865’te padişaha sunduğu geleneksel görüş doğrultusunda yazılan maliyeyle ilgili risalesidir. Bu iki tefrika ile Hazine-i Evrak dergisi okurlarına ekonomiyle ilgili konularda halkı eğitmeyi amaçlamıştır. Çalışmada bu iki tefrikanın içeriği verilerek derginin ekonomi anlayışı aktarılmıştır.Öğe Osmanlı basınında sa’y u amel tartışmaları(Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2018) Demir, KenanTeşebbüs-i şahsi fikrini savunan Osmanlı aydınları 19. yüzyılda Osmanlı devletinin iktisadi olarak Batı devletleri karşısında geri kalmaların farkına vardıklarından Batı’daki gelişmeleri takip etmeye başlamışlar ve Avrupa devletlerinin iktisadi olarak gelişmesinin arkasındaki ana nedenleri tespit etmeye koyulmuşlardır. Aydınlar, Batı’da halkın teşebbüs-i şahsi fikriyle hareket ederek özel girişim faaliyetlerinde sa’y u amel ettiklerini ve çalışma psikolojisinin ekonominin tüm sektörlerinde önemli bir rol oynadığını gözlemlemişlerdir. Bu nedenle sa’y u amel düşüncesini Osmanlı halkına aşılamak için çabalamışlardır. Bu doğrultuda halkın sa’y u amel etmesiyle ülkedeki ekonomik sıkıntıların ortadan kalkacağını ve üretimin artacağını ifade etmişlerdir. Aydınlar halka ulaşmak ve onları eğitmek amacıyla gazetelerden faydalanmışlar, dönemin gazetelerinde halkı bilgilendirmek ve onlara modern fikirleri aşılamak amacıyla birçok yazı kaleme almışlardır. Bu çalışmanın konusu olan sa’y u amel üzerine de aydınlar dönemin basınında birçok yazı kaleme almışlardır. Bu yazılarla halkın çalışmaya olan rağbeti artırılmak istenmiş ve halkın teşebbüs-i şahsi fikri doğrultusunda çalışmaları gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca halkın maddi sa’y olarak çalışmasının yanında onların akli sa’ya da önem vermelerini ve bugünkü modern teknolojilerin akli sa’y sonucu oluşturulduğunu dile getirmişlerdir. Osmanlı devletinin kalkınması ve ülkede teknolojinin gelişmesi için halkın akli sa’yini kuvvetlendirmesini istemişlerdir. Bu çalışmada Osmanlı basınında görülen sa’y u amel yazıları tespit edilmiş, çıkan yazıların analizi yapılmıştır.Öğe Osmanlı'da dergiciliğin doğuşu ve gelişimi (1849-1923)(2016) Demir, KenanII. Mahmud zamanı birçok konuda yenileşme ve değişimlerin yaşandığı dönem olduğu gibi basındaki ilk örneklerin görüldüğü yıllardır. Osmanlı'nın gazeteyle tanışmasından sonra ilk dergi örneklerinin çıkması zaman almış, 1849'da tıp alanında yayım yapan Vaka-yı Tıbbiye Osmanlı'da yayımlanan ilk dergi olmuştur. 1860'lı yıllar gazete ve dergilerin kamuoyunu oluşturduğu ve gerçek anlamda kamuoyunun görüldüğü yıllar olmuştur. Bu dönemden itibaren Osmanlı'da farklı konularda birçok dergi çıkmaya başlamıştır. II. Abdülhamid döneminde, basında sıkı bir denetimin görülmesine karşın dergicilik bu dönemde başta edebiyat ve ziraat sektörleri olmak üzere önemli bir gelişme göstermiştir. II. Meşrutiyet yıllarından sonraki süreçte dergicilik altın çağını yaşamış, önceki döneme göre yaşanan göreli özgürlük ortamı nedeniyle dergilerde birçok tartışmalar yaşanmış ve bu da dergiciliğin gelişimine önemli bir etken olmuştur. Bu çalışmada 1850'li yıllardan 1923'e kadar Osmanlı'da çıkan dergilerin hangileri olduğu tespit edilmiş ve bu dergilerin yayım politikaları ve içerikleri verilmiştir.Öğe Osmanlı’’da kalkınma tartışmaları: İbret gazetesindeki ekonomi yazıları(Abant İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 2018) Demir, KenanOsmanlı devletinde basının ortaya çıkmasıyla birlikte devletten bağımsız bir kamuoyu oluşmuş, devletten ayrı özel girişimciler tarafından ülkenin gerçek sorunları dillendirilmeye başlanmıştır. Kamuoyunun oluşması sonucu devlet politikaları halka anlatılmış, halkta basın aracılığıyla ülkenin gerçek sorunlarının neler olduğunu öğrenmiştir. Dönemin yayın organlarında ülkenin bilgi birikimi artırılmaya çalışılmış, devletin kalkınması için atılması gereken politikalar dile getirilmiş ve devletin faaliyetlerini denetim altına almış, devleti sorgulamışlardır. Basının kamuoyu oluşumunu yönlendirildiği görüldüğünden devlet basına sansür uygulamıştır. Dönemin aydınlarını İstanbul’dan sürmüş, bu nedenle özel kamuoyunun devam ettirilmesi için dönemin aydınları yurt dışına kaçmışlar ve orada gazetecilik faaliyetleri sürdürmüşlerdir. Yurt dışından gerçekleştirdiği sert muhalefeti susturmak için ülkeye dönemlerine izin verilen aydınlar faaliyetlerini sürdürmek için ülkeye dönmüşlerdir. Namık Kemal ve arkadaşlarının öncülüğünde 1872 senesinde çıkarılan İbret gazetesi çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. İbret, dönemin önemli bir yayın organı olmuş, ülkede kamuoyunu şekillendirmiş, devletin politikalarını tenkit etmiş, sayfa sütunlarında ülkenin siyasi, ekonomi ve toplumsal sorunları hakkında yazılar görülmüştür. Bu çalışmada öncelikle İbret’in künyesi verilmiş, genel yayın politikası anlatılmış, sonra gazetede görülen ekonomi yazıları incelenmiştir. Gazetenin nüshaları incelendikten sonra elde edilen bulgulara göre İbret’in yayın politikası, dönemin Babıali bürokratlarını zor durumda bırakmış ve bu nedenle İbret iki defa geçici olmak üzere üç defa kapatılmıştır. İbret, muhalif bir yayım politikası gütmüş, sütunlarında haberlerden ziyade ülkenin sorunlarının tartışıldığı düşünce ve fikir yazılar yer almıştır. Çalışmanın konusu olan ekonomi konusunda da daha sert tenkitlerde bulunmuş, borçlanma, vergide adaletsizlik, demiryolu politikası, ülkenin servet kaynaklarından yeterli bir şekilde verim alınmaması gibi konular genişçe ele alınmıştır.Öğe Sergi-i Umumi-i Osmani’nin (1863) açılışı ve sergi’nin duyurulmasında gazetelerin rolü(Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2018) Demir, KenanAvrupa’da 19. yüzyılda üretimin artması ve ticaretin gelişmesi sonucu başlangıçta ulusal olarak yapılan sergiler, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası olarak organize edilmiştir. Osmanlı Devleti Avrupa’daki teşkil edilen uluslararası sergilere ülkenin tanıtımı açısından önemli olacağı düşüncesiyle katılmaya özen göstermiş ve Avrupa’da organize edilen uluslararası sergilerin çoğuna iştirak etmiştir. Osmanlı Devleti’nde uluslararası sergilerin katılımı yanında ülkede bir serginin açılmasının ülkenin sanayisi açısından önem arz edeceği ve ülkede ne gibi ürünlerin üretildiği hakkında halkın haberdar olmasını teşvik edeceği gibi sebeplerle bir sergi açma düşüncesi oluşmuştur. Bu doğrultuda Mustafa Fazıl Paşa yönetiminde bir kurul oluşturulmuş ve sergi 1863 senesi Ramazan ayında İstanbul’da açılmıştır. Sergi komitesi sergiyi organize ederken serginin duyurulmasında gazetelerden faydalanmış ve gazeteleri etkin kullanmıştır. Dönemin yayın organları da İstanbul’da düzenlenen sergiye ilgi göstermiştir. Gazetelerde yazı yazan dönemin aydınları sergilerin öneminden ve ekonomiye olan etkisinden bahsetmiş ve sergiye katılımı teşvik etmiştir. Bu çalışmada ülkede açılan ilk sergi olan 1863 Sergi-i Umumi-i Osmani’yi gazeteler gözüyle incelenmiştir.











