Yazar "Bedri, Nejda" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Can Carpobrotus edulis, heal incisional and excisional wounds on the skin?(Comenius University, 2021) Günal, Mehmet Yalçın; Şahinler Ayla, Sibel; Çaglayan, Berrak; Beker, Mustafa Çağlar; Bedri, Nejda; Aslan, İpek Bilge; Özdemir, Ekrem Musa; Kılıç, Ertuğrul; Yeşilada, ElifOBJECTIVES: This study aimed to investigate the wound healing activity of liposomal Carpobrotus edulis powder extract (CEPE) formulation on incisional and excisional wounds in rat. BACKGROUND: In the event of any damage, the damaged tissue undergoes a process of regenerating itself, which is called wound healing. METHODS: Centella asiatica extract (CAE) was used as the reference molecule in the study. The wound healing process was tested by using the excisional and incisional wound model. On the 12th day of the study, maximum stress, stress, % of elongation values were evaluated in the incisional wound. Also; histological parameters and macroscopic photographic analyses were evaluated in the excisional wound. RESULTS: In the photo evaluations, the improvement was more prominent in both CAE and CEPE groups than in the control group. Histological evaluation showed that CEPE group had signifi cant wound healing activity compared to the control and CAE groups. Axial tensile-elongation experiments in incisional wound tissue show that there was no signifi cant difference between CAE and CEPE groups. CONCLUSION: Liposomal formulations of C.edulis extract were found to have positive effects on the healing process, both on excisional and incisional wound tissues (Tab. 2, Fig. 3, Ref. 30).Öğe Fare östrus siklusu'nun farklı fazlarında plin2 ve plin3 ekspresyonu(2016) Keskin, İlknur; Demircan, Turan; Bedri, Nejda; Köroğlu, NadiyeGiriş: Puberteye kadar birinci mayozun profaz evresinde bekleyen primordiyal foliküllerden birkaçı puberte ile birlikte, hormonal uyarı altında her ay tekrarlayan bir serüvene başlar. Bu süreçte ovaryumun stromal hücreleri de farklılaşarak, lipid droplet (LD) açısından zengin teka hücrelerine farklılaşırlar. Farede bu süreç çok kısadır ve ortalama 4 günde tamamlanır. Hücre içi sitoplazmik yapılar olan LD’ler, hücre içi birçok olayda enerji kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Perilipin yağ damlacıklarının yüzeyine lokalize olan fosforilasyon bağımlı bir proteindir ve LD’leri hormona duyarlı lipazın etkisinden korur. Materyal-Metot: Seksüel olarak matür, düzenli östrus siklusuna sahip 24 adet dişi fare vajinal smear sonuçlarına göre 4 gruba ayrıldı; proöstrus, östrus, metöstrus, ve diöstrus. Sakrifiye edilen farelerin overleri alındı. Bir over Hematoksilen Eozin boyama ve PLIN2- PLIN3 çift floresan boyama için, diğer over ise Western Blot analiz için kullanıldı. Bulgular: Western Blot analiz sonuçlarına göre PLIN2 ekspresyonu en fazla diöstrus, PLIN3 ekspresyonu ise en fazla diöstrus ve proöstrus fazında ölçüldü. Proöstrus antral folikül oositinde PLIN3 ekspresyonunun aynı gruptaki faklı hücre gruplarına göre anlamlı olarak daha fazla olduğu saptandı (p<0,05). Östrus antral folikül oositinde eksprese olan PLIN3 atretik folikül PLIN3 ekspresyonuna göre anlamlı olarak daha yüksek ölçüldü (p=0,031). Sekonder folikül granüloza hücrelerinde diöstrus fazında PLIN3 ekspresyonu proöstrus (p=0,000), östrus (p=0,001) ve metöstrus (p=0,023) fazlarından anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Sekonder folikül oositinde PLIN3 ekspresyonu diöstrus fazında metöstrus fazından anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Preantral folikül granüloza hücrelerinde eksprese olan PLIN3’ün östrus fazında proöstrus (p=0,005), metöstrus (p=0.045) ve diöstrus (p=0,025) fazlarına göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptandı. Atretik folikül granüloza hücrelerinden eksprese olan PLIN3 miktarının östrus fazında proöstrus fazına göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu görüldü (p=0.023). Tartışma: Komleks bir süreç olan oosit matürasyonu, ovulasyon ve fertilizasyon aşamalarında gelişen olaylar enerji gerektirir. Bu süreçte hücre içi lipid mobilizasyonunu düzenleyen yollar ile oositi aktive eden yolların yakından ilişkili olduğu çeşitli çalışmalarla ortaya konmuştur. Biz de çalışmamızda östrus siklusunu oluşturan dört fazda PLIN2 ve PLIN3 ekspresyonlarının fazlar arasında ve aynı faz içinde farklı hücre gruplarında ekspresyon farklılıkları gösterdiklerini gösterdik. Bu da bize bu düzenleme ile oosit ve granüloza hücrelerinin enerji ihtiyacına göre perilipin ekspresyonunu ayarladığını ve enerji rezervini koruduğunu göstermiştir.Öğe Juvenil dönemde yüksek fruktoz içerikli diyetle beslenmenin perilipin ekspresyonu üzerinden polikistik over sendromu gelişimi ile ilişkisi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2016) Bedri, Nejda; Keskin, İlknurPolikistik over sendromu (PCOS) oluşumunda etkili olan çevresel faktörlerin başında beslenme yer almaktadır. PCOS ve yüksek fruktoz içerikli diyet birlikteliğini gösteren çalışmalar kısıtlı sayıdadır. Çalışmamızda juvenil dönemde yüksek fruktoz içerikli diyet ve PCOS birlikteliği gösterilerek Perilipin2 (PLIN2) ve Perilipin3 (PLIN3) ekspresyonlarını incelemek amaçlanmıştır. Çalışmamızda 36 adet Balb/C türü dişi fare kullanılmış ve dört grup oluşturulmuştur; oral gavaj ile %20 fruktoz içeren çeşme suyu verilen High Fructose (HF)-1 grubu (n=10), oral gavaj ile %40 fruktoz içeren çeşme suyu verilen HF-2 grubu (n=10), 20 gün boyunca susam yağında çözdürülerek (0,01ml 95% etanol içerisinde çözülerek ve 0,09ml susam yağı ile karıştırılarak) subkutan DHEA (dehidroepiandrosteron, 6 mg/100g/gün) enjekte edilen Hormon (H) grubu (n=8) ve hiçbir uygulama yapılmayan Kontrol (K) grubu (n=8). Gruplar arasındaki morfolojik farklılıkları gösterebilmek için Hematoksilen ve Eozin (H&E) boyaması, PLIN2 ve PLIN3 ekspresyonlarını gösterebilmek için ise immunfloresan işaretleme uygulanmıştır. PLIN2 ve PLIN3 antikorları için Western Blot yöntemi uygulanmıştır. Gruplar arasındaki östradiol (E2), progesteron ve Luteinizan Hormon (LH) seviyelerinin karşılaştırılması amacı ile ELISA tekniği uygulanmıştır. Sonuçların istatistiksel analizleri SPSS 18,0 istatistik programı ile yapılmıştır. HF-1, HF-2 ve Hormon gruplarında antral ve preantral folikül sayısının artmış olduğu ve PLIN2 ve PLIN3 ekspresyonlarının Hormon ve HF-1 gruplarında yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak yüksek fruktozlu diyet ile beslenme PCOS oluşumuna katkı sağlayabilir ve bu mekanizmada PLIN2 ve PLIN3 proteinleri etkili olabilir.Öğe The effects of topical liposomal resveratrol on incisional and excisional wound healing process(Turkish Society of Dermatology and Venereology, 2019) Günal, Mehmet Yalçın; Ayla, Şule; Bedri, Nejda; Beker, Mustafa Çağlar; Çağlayan, Ahmet Burak; Aslan, İsmail; Özdemir, Ekrem Musa; Yeşilada, Erdem; Kılıç, ÜlkanBackground and Design: The objective of this study was to investigate the wound healing activity of different concentrations of liposomal trans-resveratrol formulations on incisional and excisional wounds in rats. Materials and Methods: The wound healing effect was tested by an excisional and incisional wound model. Wound closure was measured for 12 days. On the 12th day of the study, maximal load, maximum stress, stress, and % of elongation values were evaluated in the incisional wound. In addition, angiogenesis, granulation tissue thickness, epidermal and dermal regeneration values, and macroscopic photographic analyses were evaluated in the excisional wound. Results: When the wound tissue surface healing rates were evaluated, similar effects were observed at the end of the 10th and 12th days between the 5% Res group and the commercial product containing 1% Centella asiatica extract used as the reference molecule. Histological evaluation showed that 1% Res and 5% Res groups induced significant wound healing activity compared to the control group. Furthermore, 1% Res and 5% Res groups increased wound healing rates by promoting granulation tissue, epidermal, and dermal regeneration as well as angiogenesis. Conclusion: Liposomal formulations containing 1% and 5% resveratrol were found to have positive effects on the healing process, both on excisional and incisional wound tissues.Öğe The healing effect of resveratrol on excisional wound(Wiley-Blackwell, 2016) Günal, Mehmet Yalçın; Ayla, Şule; Ozansoy, Mehmet; Bedri, Nejda; Aslan, İsmail; Ersavaş, Cenk; Ozansoy, Muzaffer Beyza Çetin; Yeşilada, Erdem; Kılıç, Ertuğrul[Abstract Not Available]Öğe Yüksek fruktoz içerikli beslenmenin overlerde perilipin ekspresyonu ve polikistik over gelişimi ile ilişkisi(Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları EAH, 2016) Keskin, İlknur; Bedri, NejdaAmaç: PCOS ve yüksek fruktoz içerikli diyet birlikteliğini gösteren çalışmalar kısıtlı sayıdadır. Çalışmamızda ratlarda yüksek fruktoz içerikli beslenmenin overlerde perilipin ekspresyonu üzerine etkisi ve Polikistik Over gelişimi ile ilgisini değerlendirildi.Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda hiçbir uygulama yapılmayan Kontrol (K) grubu, Yüksek Fruktoz (HF) grubu ve DHEA (dehidroepiandrosteron) enjekte edilen Hormon (H) grubu over yapıları karşılaştırıldı. Gruplar arasındaki morfolojik farklılıkları gösterebilmek için hematoksilen-eozin boyaması yapıldı, PLIN2 ve PLIN3 antikorları için western blot yöntemi uygulandı. Progesteron ve LH seviyeleri ELISA tekniği ile ölçüldü.Bulgular: HF ve Hormon gruplarında antral ve preantral folikül sayısının artmış olduğu gözlendi. PLIN2 ve PLIN3 ekspresyonlarının Hormon ve HF gruplarında yüksek olduğu görüldü. Progesteron ve LH seviyelerinde anlamlı bir farklılık saptanmadı.Sonuç: Yüksek fruktozlu diyet ile beslenme PCOS oluşumuna neden olabilir ve bu mekanizmada PLIN2 ve PLIN3 proteinlerinin aşırı ekspresyonu etkili olabilir.











