Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Atmaca, Ali Fuat" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    A retrospective analysis of 83 patients with testicular mass who underwent testis-sparing surgery: The Eurasian uro-oncology association multicenter study
    (Karger, 2023) Keşke, Murat; Canda, Abdullah Erdem; Karadağ, Mert Ali; Çiftçi, Halil; Erturhan, Sakip; Kaçtan, Çağrı; Soytaş, Mustafa; Özkaya, Fatih; Özbey, İsa; Ördek, Eser; Atmaca, Ali Fuat; Yıldırım, Asıf; Şahin, Selçuk; Çolakoğlu, Yunus; del Pilar Laguna Pes, Maria
    Introduction: Herein, we analyzed the histopathological, oncological and functional outcomes of testis-sparing surgery (TSS) in patients with distinct risk for testicular cancer. Methods: This is a multicenter retrospective study on consecutive patients who underwent TSS. Patients were categorized in high- or low-risk testicular germ cell tumor (TGCT) according to the presence/absence of features compatible with testicular dysgenesis syndrome. Histology was categorized per size and risk groups. Results: TSS was performed in 83 patients (86 tumors) of them, 27 in the high-risk group. Fifty-nine patients had a non-tumoral contralateral testis present. Sixty masses and 26 masses were benign and TGCTs, respectively. No statistical differences were observed in mean age (30.9 ± 10.32 years), pathological tumor size (14.67 ± 6.7 mm) between risk groups or between benign and malignant tumors (p = 0.608). When categorized per risk groups, 22 (73.3%) and 4 (7.1%) of the TSS specimens were malignant in the high- and low-risk patient groups, respectively. Univariate analysis showed that the only independent variable significantly related to malignant outcome was previous history of TGCT. During a mean follow-up of 25.5 ± 22.7 months, no patient developed systemic disease. Local recurrence was detected in 5 patients and received radical orchiectomy. Postoperative testosterone levels remained normal in 88% of those patients with normal preoperative level. No erectile dysfunction was reported in patients with benign lesions. Conclusion: TSS is a safe and feasible approach with adequate cancer control, and preservation of sexual function is possible in 2/3 of patients harboring malignancy. Incidence of TGCT varies extremely between patients at high and low risk for TGCT requiring a careful consideration and counseling.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Removing the specimen with traction during robotic radical prostatectomy does not cause a positive surgical margin
    (Tubitak Scientific & Technical Research Council Turkey, 2016) Altınova, Serkan; İşgören, Abidin Egemen; Akbulut, Ziya; Özcan, Muhammet Fuat; Canda, Abdullah Erdem; Atmaca, Ali Fuat; Balbay, Mevlana Derya
    Background/aim: The aim of this study was to gauge whether removal of a specimen with traction during robot-assisted laparoscopic radical prostatectomy causes a positive surgical margin or not. Materials and methods: One hundred and sixty-nine patients with localized prostate cancer who underwent robot-assisted laparoscopic radical prostatectomy from 2009 to 2011 were included in the study. After dividing the patients into two groups, we recorded their characteristics and pre-op/post-op evaluations. Results: There were 111 and 58 patients in groups 1 (with traction) and 2 (without traction), respectively. We evaluated the patients' ages, follow-up time, body mass index (BMI), prostate-specific antigen (PSA) values, pre-op and post-op Gleason score values, pathological stage, positive surgical margin rates, and biochemical PSA recurrence rates. There was no statistically significant difference between the groups for age, pre-op PSA values, BMI, pre-op and post-op Gleason scores, positive surgical margin rates and biochemical recurrence rates. There was a significant difference between prostate weight, tumor volume, and clinical stage. Conclusion: Removing the specimen with traction during robot-assisted laparoscopic radical prostatectomy does not cause a positive surgical margin. The incision should be as small as possible for cosmetic appearance.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Renal hücreli kanser nedeniyle radikal ve parsiyel nefrektomi yapılan hastaların onkolojik sonuçlarının karşılaştırılması
    (2019) Gök, Bahri; Ener, Kemal; Canda, Abdullah Erdem; Atmaca, Ali Fuat; Altınova, Serkan; Akbulut, Ziya; Balbay, Mevlana Derya
    Amaç Bu çalışmada renal hücreli karsinom (RHK) nedeniyle radikal ve parsiyel nefrektomi yapılan hastaların evrelere göre onkolojik sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla klinikopatolojik özelliklerin rekürrenssiz sağkalım ve kansere özgü sağkalım üzerine etkileri incelendi. ( Sakarya Tıp Dergisi 2019, 9(2):326-336 ) Gereç ve Yöntem 2004-2012 tarihleri arasında renal kitle nedeniyle kliniğimizde parsiyel/radikal nefrektomi uygulanan T3a ve altındaki 200 hastanın verilerini retrospektif olarak inceledik. Klinikopatolojik özelliklerin sağkalımlar üzerine istatistiksel etkileri olup olmadığı Log-Rank testi kullanılarak Kaplan Meier sağkalım analizi ile değerlendirildi. Her bir değişkene ilişkin 1- 3 ve 5 yıllık sağkalım hızları, ortalama yaşam süresi ve bu süreyle ilişkili %95 güven aralıkları hesaplandı. Bulgular Tüm olgular içerisinde 1- 3 ve 5 yıllık rekürrenssiz sağkalım % 95.5, 90.5 ve 85.5, kansere özgü sağkalım % 98.8, 96.4 ve 92.3 olarak tespit edildi. PN grubunda RN grubuna göre rekürrenssiz sağkalım istatistiksel olarak daha yüksekti (p=0,014) ama kansere özgü sağkalımda fark gözlenmedi. Evrelere göre T1a, T1b ve T3a’ da rekürrrenssiz sağkalım ve kansere özgü sağkalım T2a ve T2b’ den daha yüksekti (p=0,023 ve p<0,001). T1a ve T1b evrelerinde 1- 3 ve 5 yıllık rekürrenssiz sağkalım ve kansere özgü sağkalım benzer olarak bulundu ve klinikopatolojik özelliklerle istatistiksel olarak ilişki tespit edilmedi. Tüm olgular içerisinde patolojik tümör boyutu (p=0,026)’ nun rekürrenssiz sağkalımı etkilediği görüldü. Tüm olgular içerisinde multivariate analizlerde yaş (p=0,010) ve patolojik tümör boyutunun (p=0,018) kansere özgü sağkalımı etkilediği görüldü. Sonuç T1a ve T1b böbrek tümörlerinde parsiyel nefrektomi ve radikal nefrektomi yapılan hastalar arasında rekürrenssiz ve kansere özgü sağkalımların benzer olduğu gözlendi ve prognozunun herhangi bir klinikopatolojik özellikten etkilenmediği gözlendi. Klinikopatolojik ve demografik özelliklerin ileri evrelerde sağkalımla ilişkili olabileceği düşünüldü.

| İstanbul Medipol Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Kavacık, Göztepe Mah, Atatürk Cd. No:40, 34810 Beykoz, İstanbul, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim