Yazar "Acar Demir, Hilal" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 18 / 18
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe A practical technique to advance stent through uncrossable coronary lesions: A prospective cohort study(Türkiye Klinikleri, 2023) Alyan, Ömer; Sümerkan, Mutlu Çağan; Keskin, Kudret; Acar Demir, HilalObjective: Uncrossable coronary lesions are still challenging to treat. Several devices and techniques are introduced, including rotational atherectomy, or anchor balloon. However, these methods are expensive, not always available, and associated with lower procedural success and higher major adverse cardiac events. Our study describes a simple, effective method [patience technique (PT)] to advance a stent through uncrossable lesions that has not been described in the literature. Material and Methods: In a prospective study with 24 patients undergoing uncrossable lesion percutaneous coronary intervention with stent advancement failures, we identify PT and describe our experience with PT. The PT is the process of pushing the uncrossed same stent for a prolonged time under an optimum constant force to overcome the intraluminal friction. Results: Twenty-three (95.8%) patients had modified American College of Cardiology/ American Heart Association classification Type C, 22 (91.70%) diffuse [median length: 38 mm (quartiles 31.25-52.25)], 22 (91.70%) eccentric and 20 (83.30%) moderate-extensive calcified lesions. Respectively, 8 (27.59%) of 29 stenosis was in left anterior descending, and right coronary artery, 6 (20.69%) left circumflex coronary artery, 3 (10.35%) D1, 2 (6.90%) left main coronary artery-Cx, 1 (3.45%) LCxOM2 and saphenous vein graft-LCxOM2. The median stent advancement time was 134.00 seconds (quartiles 95.25-178.50). All procedures progressed after using the PT and finally resulted successfully without complications. Conclusion: The PT is feasible, and safe for facilitating the passage of stents through uncrossable lesions. Before advancing percutaneous cardiac intervention techniques, this method could be used advantageously in calcified, diffuse, and eccentric lesions.Öğe Akciğer kanseri stereotaktik vücut radyoterapisi tedavilerinde farklı lineer hızlandırıcı cihazlarda doz dağılımları doğruluğunun değerlendirilmesi(İstanbul Medipol Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2022) Kapson Yıldırım, Gönül Tuğçe; Acar Demir, HilalGelişen teknolojilerin etkisiyle radyoterapide doz hesaplama doğruluğu önemli hale gelmiştir. Küçük hacimler için hesap yapmak ve doğru ölçüm zorlaşmıştır bu sebeple farklı algoritmalar geliştirilmiştir. Radyoterapinin temel amacı belirlenmiş tümör alanını tam doğrulukta ışınlayıp sağlıklı dokuları gereksiz ışınlardan korumaktır. Solunuma bağlı lezyon hareketini, tedavi esnasında doğru takip edebilmek önemlidir. Yapılan bu çalışmada; farklı hesaplama algoritmaları kullanılarak akciğer SBRT planları hesaplatılmış, farklı tedavi cihazları ve hareketli akciğer fantomu kullanılarak dozimetrik doğruluğun tayini hedeflenmiştir. Fantomun serbest solunum ve 4DCT taramaları yapılarak görüntüler oluşturuldu. Görüntüler Multiplan ve Eclipse Tedavi Planlama Sistemine (TPS) aktarılıp, konturlamaları yapıldı. Eclipse Tedavi Planlama Sisteminde Analitik Anizotropik Algoritma (AAA) ve Acuros XB, Multiplan Tedavi Planlama Sisteminde Monte Carlo ve Ray-Tracing algoritmaları ile tedavi planları hesaplatıldı. Tedavi tekniği olarak Eclipse Tedavi Planlama Sistemi için Volümetrik Ayarlı Ark Radyoterapi (VMAT), Multiplan Tedavi Planlama Sistemi için non- coplanar uygulandı. Oluşturulmuş planlar Accuray Cyberknife M6 ve Varian Truebeam STx 2.0 cihazlarında ışınlandı. EBT-3 Gafkromik film sonuçları ile TPS' de hesaplanan dozlar karşılaştırıldı. Doz hesaplama algoritmaları doğruluklarına göre değerlendirildi ve karşılaştırıldı. Ölçülen ve hesaplanan doz dağılımlarının birbiri ile uyumlu olduğu bulundu. Akciğer tümörü tedavisinde algoritmalar arasında Monte Carlo ve Acuros XB algoritmalarının tercih edilebilir olduğu gözlemlenmiştir.Öğe Akciğer tümörlerinin ışınlanmasında tümör hareketinin dikkate alınmasının farklı tedavi tekniklerinde dozimetrik parametrelere etkisi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2017) Cebe, Mehmet Sıddık; Acar Demir, HilalRadyoterapide temel amaç hedefi doğru tanımlamak ve belirlenen alanı tam doğrulukta ışınlayarak sağlıklı dokuların gereksiz ışın almamasını sağlamaktır. Beyin, baş-boyun gibi nispeten statik hedeflerde bu işlem günümüz teknolojisi ile kısmen daha kolay iken solunum yoluyla hareket eden akciğer ve abdomen tümörlerinde farklı yazılım ve metotlar gerektiren oldukça karmaşık bir süreç yürütülmektedir. Bu çalışmada farklı tedavi platformu ve tedavi teknikleri ile hazırlanan akciğer SBRT tedavi planlarının hareketli fantom yardımıyla dozimetrik doğruluğunun tayini amaçlanmıştır. Çalışmada fantomun Serbest Solunum (free breathing-FB), Statik ve 4DCT (Four Dimensional Computed Tomography) taraması yapılarak görüntüler elde edildi. Tüm bu görüntüler Eclipse ve Multiplan Tedavi Planlama Sistemlerine (TPS) aktarıldı. Eclipse sisteminde MIP (Maximum Intensity Projection), AIP (Average Intensity Projection) ve MinIP (Minimum Intensity Projection) kompozit görüntüleri oluşturuldu. Oluşturulan bu görüntüler ek olarak Multiplan'a aktarıldı. Her iki planlama sisteminde de farklı tedavi planları hazırlandı. Eclipse tedavi planlamalarında Volumetric Modulated Arc Treatment (VMAT) tedavi tekniği, Multiplan tedavi planlamalarında Sequencial Optimization algoritması kullanılarak non-coplanar tedavi tekniği uygulanmıştır. Oluşturulan planlar Varian-Truebeam STx 2.0 ve Accuray-Cyberknife M6 cihazlarında ışınlandıktan sonra Gafkromik film ve iyon odası kullanılarak hedefte ölçülen dozlar ve TPS' de hesaplanan dozlar karşılaştırıldı. Bu karşılaştırmalar sonucunda 4DCT yardımı ile oluşturulan akciğer SBRT tedavi planlarının farklı tedavi platformları ve tedavi tekniklerinde dozimetrik doğruluğu araştırılmıştır.Öğe Çoklu beyin metastazlarının stereotaktik radyocerrahi(SRS) tedavi planlarının dozimetrik olarak karşılaştırılması(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2021) Demir, Ebru; Acar Demir, HilalStereotaktik radyocerrahi (SRS), ilk başta cerrahinin ulaşamadığı yerlerdeki derin dokuları tedavi etmek amacıyla geliştirilmiştir. Ardından, beyin tümörleri için en önemli tedavi şekli olmuştur. SRS, asemptomatik beyin metastazlarına sahip hastaların primer tedavisi için lokal kontrolü yüksek bir tedavi seçeneği olduğu kabul görülmüştür. Gelişen teknoloji sayesinde SRS tedavi tekniğine ve tedavi cihazlarına olan ilgi artmıştır. SRS tedavi tek veya çoklu beyin metastazlarında uygulanmakta ve dünyaca kabul edilebilir hale gelmektedir. Stereotaktik radyocerrahi tedavi yöntemini uygulamak için tercih edilen en yaygın radyocerrahi tedavi cihazları GammaKnife (GK), Truebeam (TB) ve CyberKnife (CK) ' dır. Bu çalışmanın amacı; intrakraniyel çoklu beyin metastazlarında stereotaktik radyocerrahi (SRS) uygulan Truebeam Stx, CyberKnife M6 ve GammaKnife Perfexion radyocerrahi tedavi cihazlarında tedavi planlarının doz doğruluğunu hesaplamak ve karşılaştırmaktır. Bu çalışmada kullanılan rando fantomun Bilgisayarlı Tomografi (CT) görüntüleri tedavi planlama bilgisayarına aktarıldı. Çoklu beyin metastazı olarak üç adet hedef hacim ve kritik organlar CT görüntüleri üzerine çizildi. Eclipse Tedavi Planlama Sistemi (TPS), MultiPlan ve GammaPlan da Beyin-SRS kriterlerine uygun olarak planlandı. Bu planlar AAA, Ray Tracing ve TMR10 algoritmalarında hesaplatıldı. Tedavi planlaması yapılan rando fantom bu üç cihazda ışınlandı. Belirlenen hedef hacimlerin aldığı dozu ölçmek için Gafkromik EBT-3 film kullanıldı. Ölçülen ve hesaplanan doz dağılımları, gama analiz metodu kullanılarak karşılaştırıldı. Çoklu beyin metastazlarına sahip rando fantomun, radyocerrahi tedavi cihazlarında ışınlanan EBT-3 film gamma analiz sonuçlarına göre doz doğruluğu, doz dağılımları ve plan kalitesi olarak birbirleri ile uyumlu olduğu görüldü.Öğe Çoklu metastazlı akciğer hasta planlarının dozimetrik olarak karşılaştırılması(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2021) Poyraz, Gökhan; Acar Demir, HilalAkciğer kanserleri, mortalite bakımından en üst seviyelerde seyreden kanser türü olma özelliğindedir. Akciğer kanserleri, küçük hücre dışı (KHDAK) ve küçük hücreli (KHAK) şeklinde iki çeşide ayrılır. Bu çalışmada, akciğerlerin tek lobunda birden cok lezyonu bulunan ve tıbbi olarak ameliyat edilemeyen evre I/II KHDAK tümörlerine sahip hastaların tedavisinde, tek izocenter ve çoklu izocenter teknikleri kullanılarak oluşturulan hasta planlarının, dozimetrik karşılaştırmaları ve her bir plan için QA analizleri incelenmiştir. Çalışmamıza daha önce tedavi almış 2 lezyonlu metastazı olan 8 hasta, 3 ve 4 lezyonlu metastazı olan 5' er hasta, olmak üzere toplam 18 hasta seçildi. Tedavi cihazı Truebeam stx 2.5 olarak belirlendi. RTOG 0915 ve RTOG 0813 yönergeleri takip edilerek Eclips TPS sisteminde oluşturulan planlarda, 6 MV-FFF (1400 MU/dk) enerji ve Vmat tedavi tekniği kullanıldı. Her bir plan için tek izocenter ve çoklu izocenter teknikleri uygulanarak tedavi planları oluşturuldu. Yapılan plan karşılaştırmalarında, lezyon sayısı arttıkca ve tümör izocenter mesafelerindeki artışa bağlı olarak, çoklu izocenter ile yapılan planlarda daha iyi sonuçlara ulaşılmıştır. Her iki teknik ile yapılan planlarda CI değerleri birbirine benzer sonuçlar vermiştir. Tek izocenter ile yapılan planlarda akciğerler için düşük doz bölgelerinde belirgin artışlar görülmüştür. İki tedavi tekniğinde de hedef hacim parametreleri ve kritik organ dozları RTOG' un belirttiği sınırlar içinde kalmıştır. Ancak bu değerler lezyon sayısı arttıkca ve tümör izocenter mesafe artışına bağlı olarak, çoklu izocenter ile yapılan planlarda daha iyi sonuçlara ulaşmıştır. Çoklu izocenter' li planlarda ise daha yüksek MU değerleri ve ışınlama süreleri ortaya çıkmıştır. EPID ve ArcCHECK sistemlerinde alınan QA sonuçları incelendiğinde ise tek izocenter ile yapılan planlar, çoklu izocenter ile yapılan planlara oranla daha yüksek geçiş aralıklarına sahiptir.Öğe Dosimetric phantom consistency of TMR-10 protocol in homogeneous and inhomogeneous regions in gamma knife radiosurgery planning(Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital, 2022) Tönge, Mehmet; Yazıcı, Ömer; İpek, Veyselkarani; Acar Demir, HilalIntroduction: The algorithms used in the GammaPlan treatment planning system are “Tissue Maximum Ratio (TMR) classical,”“TMR 10,” and “convolution” algorithms, respectively. In this study, the consistency of dosimetric measurements with the TMR 10 protocol used in SRC (stereotactic radiosurgery) planning in lesions located in homogeneous and inhomogeneous regions in different intracranial location scenarios was investigated. Methods: In this study, the accuracy of administration of multiple metastasis treatment on the Gamma Knife Perfexion device was investigated. Computed tomography was performed with 1 mm cross-section intervals of CIRS brand Atom randofantoma. Critical organs and three different brain metastases located in homogeneous and heterogeneous regions, which are not on the same plane with each other, were drawn on the phantom. Planned target volume (PTV) volumes were created without margining the drawn gross tumor volumes, and three separate plans were made for three different PTV volumes. All plans were calculated using the TMR 10 algorithm. Critical organ doses were kept below the brain-SRC criteria for all calculated plans. Gafchromic EBT-3 film was placed on the sections with the target volume drawn on the phantoms and irradiated (1600 cGy, 50% isodose area). Measurements were made three times. The measured film results and the doses calculated from the planning were compared with gamma index analysis for different tolerance values. Results: In our study, for three different lesions planned and irradiated with different gradient index values, a difference of 2.11–9.58% was observed between the values calculated with the TMR-10 protocol and the values obtained in the dosimet- ric measurement. A decrease in consistency was observed, especially in inhomogeneous region placements. Discussion and Conclusion: There may be inconsistency between the TMR-10 protocol and actual dosimetric measurements, especially around inhomogeneous intracranial structures. We hope that this inconsistency will decrease in the future with the developing dose calculation protocols.Öğe Farklı anatomik bölgelere ait tedavi planları için seçilen hesaplama çözünürlük değerlerinin optimizasyon ve hesaplama üzerine etkilerinin değerlendirilmesi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2019) Erözmen, Yaprak; Acar Demir, HilalGünümüzde gelişen teknoloji ile az fraksiyonda yüksek dozların verildiği tedavilerin kliniklerde daha fazla kullanılır hale gelmesiyle birlikte radyoterapide doz hesaplama doğruluğu giderek daha da önemli bir hale gelmiştir. Bu çalışma da vücudun, homojen ve heterojen yapılar içeren farklı anatomik bölgelerindeki hedef hacimler için farklı hesap çözünürlükleri ile oluşturulan tedavi planlarının kritik organ dozlarındaki etkisi incelenmiş ve kalite kontrol planlarının geçme yüzdesine etkisi karşılaştırılmıştır. Çalışmamızda Truebeam cihazında farklı hesaplama çözünürlükleri (Grid Size) kullanılarak oluşturulan tedavi planlarındaki kritik organ dozlarının etkisi ve hasta bazlı kalite kontrol planlarının geçme yüzdeleri incelenmiştir. Farklı anatomik yapılar için oluşturulan tedavi planları uluslararası kabul görmüş protokollere (TG-101, RTOG) göre değerlendirilmiştir. Tedavi planlarında VMAT tedavi tekniği ve 4 farklı hesaplama çözünürlüğü kullanılmıştır. Bu hesap çözünürlükleri 0.3, 0.25, 0.25-0.1 ve 0,1 olarak belirlenip, planları oluşturulmuştur. Bu tedavi planlarına ait doğrulama planları oluşturulup farklı dozimetrik aletler kullanılarak ışınlanmış ve bu sonuçlar gamma indeks analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Farklı grid size değerleriyle hesaplatılan planlar ArcCHECK ve EPID sistemiyle kontrol edildiğinde ışınlanan ile planlanan arasındaki en yüksek uyumlu sonuç 0.1 grid size ile hesaplatılan planlarda görülmüştür. Bütün çalışmanın sonucu olarak heterojen bölgelerdeki SRS/SBRT planları için hesaplama grid size değerinin 0,1 olarak seçilmesinin en doğru hesap sonucunu verdiği gösterilmiştir.Öğe Farklı platformlarda hazırlanan SRS tedavi planlarının dozimetrik doğruluğunun araştırılması(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2019) Çavdar, Gülhan; Acar Demir, HilalStereotaktik radyocerrahi (SRS), işlevsel bozuklukları ve beyindeki küçük tümörleri tedavi etmek amacıyla kullanılan cerrahi olmayan bir radyasyon tedavisidir. Minimal derece hasar oluşturan yaklaşımların seçildiği günümüzde stereotaktik radyo cerrahinin etkinliği ve konumu çok büyüktür. Radyocerrahi sistemleri de teknolojinin hızlı gelişmesinin bir sonucu olarak ilerlemekte ve gelişmektedir. SRS tedavi bir çok alanda uygulanmaya başlamakta ve dünyaca kabul edilebilir hale gelmektedir. SRS'i uygulamak için tercih edilen en yaygın yöntemler GammaKnife (GK), Truebeam (TB) ve CyberKnife (CK) gibi tedavi cihazlarıdır. Bu çalışmanın amacı, intracranial tümörlerde SRS tedavisi uygulayan GammaKnife, CyberKnife ve Truebeam cihazlarının tedavi veriliş doğruluğunu karşılaştırmaktır. Bu çalışmada kullanılan rando fantom ve ev yapımı fantomun Bilgisayarlı Tomografi (CT) görüntüleri tedavi planlama bilgisayarına aktarıldı. Kritik organ ve hedef hacimler CT görüntüleri üzerine çizildi. Eclipse Tedavi Planlama Sistemi (TPS), MultiPlan ve GammaPlan da Beyin-SRS kriterlerine uygun olarak planlandı. Bu planlar AAA, AcurosXB, Ray Tracing ve Monte Carlo algoritmalarında hesaplatıldı. Yapılan bu planlar fantom üzerinde ışınlandı. Belirlenen hedef hacimlerin aldığı dozu ölçmek için Gafkromik EBT-3 film kullanıldı. Ölçülen ve hesaplanan doz dağılımları, gama analiz metodu kullanılarak karşılaştırıldı. İntrakranial bölge de algoritmalar arası farklar çok yüksek değildi ve birbiri üzerinde bir üstünlüğü bulunmamıştır. Ölçülen ve hesaplanan doz dağılımlarının biribiri ile uyumlu olduğu bulundu.Öğe Farklı tedavi algortimalarının SRS ve SBRT tedavi planlamalarına etkisinin dozimetrik incelenmesi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2017) Laleşahin, Esra; Acar Demir, HilalSon gelişen teknolojilerin etkisi ile radyoterapi de doz hesaplama doğrulu giderek daha da önemli bir hale gelmiştir. Bunun en önemli sebebi hedef hacimlerin küçülmesi ile birlikte doğru ölçüm veya hesap yapmanın zorlaşmasıdır. Bu çalışmanın amacı vücudun homojen ve heterojen anatomik bölgelerindeki hedefler için farklı doz hesaplama algoritmaları kullanarak oluşturulan tedavi planlarının karşılaştırılmasıdır. Çalışmada 20 hasta seçilmiş ve bu hastalarda anatomik bölgeler beyin ve akciğer olarak belirlendikten sonra bu bölgelerin her birinde üç farklı hacme sahip hedefler oluşturulmuştur. Daha sonra belirlenen bu hedefler için MultiPlan Tedavi Planlama Sisteminde (TPS) Ray-Tracing ve Monte Carlo doz hesaplama algoritması, Eclipse Tedavi Planlama Sisteminde ise Analytical Anisotropic Algorithm (AAA) ve AcurosXB doz hesaplama algoritmaları kullanılarak tedavi planları oluşturulmuştur. Eclipse tedavi planlamalarında Volumetric Modulated Arc Treatment (VMAT) tedavi tekniği, Multiplan tedavi planlamalarında ise Sequencial Optimization algoritması kullanılarak non-coplanar tedavi tekniği uygulanmıştır. Hazırlanan bu planların dozimetrik sonuçları klinikte uygulanan protokollere göre belirlenmiş ve bu planların dozimetrik karşılaştırılması gerçekleştirilmiştir.Öğe Intra-operatif radyoterapi (ıort) sisteminin dozimetrik karakteristiğinin monte carlo simülasyon (mc) yöntemi ile araştırılması(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2018) Eşitmez, Dursun; Acar Demir, HilalIntraoperatif radyoterapi (IORT), elektron ya da foton ışınları kullanılarak cerrahi prosedür sırasında tümör yatağına doğrudan radyasyon dozu verilmesi işlemidir. Monte Carlo benzetim yöntemi, deterministik hesaplamaların aksine, stokastik bir çözüm sunan ve rastgele üretilen sayılar sayesinde gerçeğe en uygun sonuçlar verebilen bir hesaplama yöntemidir. Radyasyonun doğası ile uyuşan bu yöntem, doz hesaplamalarında Dünya genelinde altın standart olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı IORT'nin dozimetrik performansını araştırmak, güvenirliğini doğrulamak ve klinik uygulamalardaki avantajlarını ve dezavantajlarını araştırmaktır. Bu çalışmada Carl Zeiss Meditec AG'den edinilen veriler ve cihaz kılavuzları kullanılarak MCNP5 (Monte Carlo N-Particle Ver.5) simülasyon kodu ile Intrabeam cihazının probunun ve farklı yarıçaplardaki küresel aplikatörlerin modellemesi yapılmıştır. Monte Carlo simülasyonu ile elde edilen sonuçlar, Carl Zeiss Meditec AG tarafından gönderilen iyon odası ile ölçülmüş sistem verileriyle karşılaştırılmıştır. Buna göre, simülasyon ve ölçümler arasındaki fark PDDprobe, PDD5cmAPP, PDD4cmAPP ve PDD3cmAPP için sırasıyla <%4, <%3.2, <%2.1 ve <%1.05 şeklindedir. Monte Carlo simülasyon sonuçları ile sisteme girilmiş dozimetrik datalar karşılaştırıldığında maksimum farkın %5'in altında olduğu görülmüş ve literatür ile uyum sağladığı saptanmıştır.Öğe Klinik uygulamalarda gafkromik film ve osl dozimetreleri kullanılarak termoplastik maskenin cyberknife tedavi cihazında cilt dozuna etkisinin incelenmesi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2020) Uğuz, Ayşenur; Acar Demir, HilalCilt dozu, radyoterapi de önemli bir konudur. Cildin çok ışınlanması akut cilt reaksiyonlarına neden olduğu kadar geç yan etkilere de neden olmaktadır. Klinikte sıklıkla akut cilt toksisitesinde artış baş-boyun hastalarında gözlenmektedir. Radyoterapi de hastayı sabitlemek için kullanılan termoplastik maskeler bolus etkisine neden olmaktadır. Radyoterapi sırasında maskenin etkisinden dolayı saçılma ile cildin fazladan doz olmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada amaç, baş-boyun radyoterapisinde, hasta sabitlemede kullanılan termoplastik maskelerin Cyberknife tedavi cihazında 6 FFF foton enerjisinde ve Truebeam tedavi cihazında 6 FFF ve 10 FFF foton enerjilerinde ve IMRT, VMAT tedavi teknikleri kullanılarak cilt dozunun etkisini incelemektir. İncelemede kullanılan EBT-3 film ve OSL'ler önce head fantomda önce maskesiz ışınlanmıştır. Daha sonra Klarity maskenin ve Orfit maskenin iç yüzeyine EBT-3 film ve OSL yerleştirilerek invivo olarak tedavi sırasında ışınlanmıştır. EBT-3 ve OSL okuma işlemlerinden sonra maskesiz ışınlanan, klarity maske ve orfit maske ile ışınlanan ölçüm sonuçları kendi aralarında karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, Cyberknife tedavi cihazında ölçülen cilt dozları kendi arasında uyumludur. Truebeam cihazında ölçülen cilt dozları da kendi arasında uyumludur. Cyberkife tedavi cihazın da ölçülen cilt dozu yüzdelik farkları, Truebeam tedavi cihazında ölçülen cilt dozu yüzdelik farklarından daha az bulunmuştur.Öğe Küçük alanlara ait dozimetrik parametrelerin farklı detektörlerle ölçülmesi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2018) Yıldırım, Sevtap; Acar Demir, HilalKüçük alan dozimetrisinde, detektör boyutunun alan boyutuna eşit ya da büyük olması, penumbra ve detektör duyarlı hacminin kesişmesine yol açmaktadır. Ayrıca, lateral elektron dengesizliğinin başladığı alanlardan daha küçük alanlarda merkezi eksende birincil foton kaynağının kolimasyon tarafından parsiyel bloklanması ile parçacık spektrumu etkilenmektedir. Küçük alanlardaki bu sorunlar demet doz veriminde keskin bir düşüşe sebep olmaktadır. Dozimetrik ölçümlerde karşılaşılan bu belirsizliklerin en aza indirilmesinde doğru detektör seçimi de büyük rol oynamaktadır. Bu çalışmada, PTW Semiflex 31010 ve PTW Pinpoint 31014 ve referans detektör olarak PTW Microdiamond 60019 kullanılarak farklı enerjilerde ve alan boyutlarında yüzde derin doz, profil ve doz verimi ölçülmüştür. Yüzde derin doz eğrilerinde, alan boyutu küçüldükçe maksimum doz derinliğinin azaldığı, bu değişimin üç detektör incelemesi sonucunda etkin hacmi daha küçük olan PTW Pinpoint 31014 sonuçlarının PTW Microdiamond 60019 sonuçları ile uyumlu olduğu gözlemlenmiştir. PTW Semiflex 31010 sonuçlarında ise alan boyutu küçüldükçe yüzde farkın %37 lere çıktığı görülmüştür. Hacim ortalamasından kaynaklı bu farklılıklar profil ölçümlerinde de görülmektedir. Doz verimi ölçümlerine bakıldığında ise düzeltme faktörleri kullanılmadan önce detektörlerin verdiği yanıtlar birbirinden çok farklı iken TRS 483 protokolünden alınan her detektör ve her alan boyutuna özgü düzeltme faktörlerinin uygulanması ile detektörlerin verdiği yanıtlar birbiriyle uyumlu hale gelmiştir. Detektör yanıtları arasında en büyük fark PTW Semiflex 31010' da görülmüştür. Dozimetrik değerlendirmeler sonucunda, PTW 60019 Microdiamond detektörüne en yakın sonuçların PTW Pinpoint 31014 detektörü ile elde edildiği görülmüştür.Öğe Küçük alanların dozimetrik parametrelerinin gafkromik film ile ölçülmesi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2020) Taşkın, Gül; Acar Demir, HilalKüçük alan dozimetrisinde kullanılan hesaplama algoritmaları doğru tedavi planlaması için oldukça önemlidir. Tez çalışmamızda tedavi planlama sistemlerinde Analytical Anisotropic Algorithm (AAA), AcurosXB Dm ve AcurosXB Dw hesaplama algoritmaları kullanılarak 6MV, 6FFF, 10MV, 10FFF enerjilerinde, 0.6x0.6, 1x1, 2x2, 3x3, 5x5, ve 10x10 cm2 alan boyutlarında, gantri ve kolimatör açıları 0° , SSS 100 cm olacak şekilde planlar oluşturuldu. Oluşturulan planlar Truebeam STx 2.0 lineer hızlandırıcısında RW3 katı su fantomları ile EBT3 gafkromik filmler kullanılarak ışınlamalar yapıldı. Profil ışınlamaları, herbir enerji için dmax, 5 cm ve 10 cm olmak üzere üç farklı derinlikte yapıldı. Ölçüm ve hesaplamalar sonucunda yapılan rölatif doz gamma analizleri incelendiğinde, profil sonuçlarımızda en düşük uyum 10 cm derinlikte 10FFF enerjisinde 0.6x0.6 cm2 alan boyutunda AAA algoritmasında %93.9, yüzde derin doz (PDD) sonuçlarımızda 10FFF enerjisinde 0.6x0.6 cm2 alan boyutunda AAA algoritmasında % 93 olarak bulunmuştur. Output ölçümlerinde ise alan merkezinde nokta doz okumaları yapılıp algoritmalarla yüzdelik farkları hesaplanmış olup, en yüksek fark 6MV foton enerjisinde 0.6x0.6 cm2 alan boyutunda AAA algoritmasında %10.69 olarak bulunmuştur. Algoritmalar arasında en büyük fark, profil sonuçlarımızda dmax derinliğinde 10MV enerjide 1x1 cm2 alan boyutunda %1.5, yüzde derin doz sonuçlarımızda 10FFF enerjide 5x5 cm2 alan boyutunda %2 ve output absolute doz ölçüm sonuçlarımız da ise 6MV enerjide 0.6x0.6 cm2 alan boyutunda %10.7 bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda doz profil, yüzde derin doz ve output verileri bize radyasyon alanı küçüldükçe doz hesaplama algoritmasının alınan ölçümlerle uyumunun düştüğünü göstermektedir. Çalışmamızda Eclipse TPS algoritmaları arasında en doğru sonuçları AXB Dw göstermiş olup, AAA algoritması AXB algoritmasına göre düşük uyumlar vermiştir.Öğe Lineer hızlandırıcı ve robotik tabanlı cihazların çeşitli kolimasyon sistemlerinin farklı anatomik bölgelerdeki tedavi kalitesine etkisinin incelenmesi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2017) Paçacı, Pelin; Acar Demir, HilalRadyoterapide temel amaç hedefi doğru tanımlamak ve belirlenen alanı tam doğrulukta ışınlayarak sağlıklı dokuların gereksiz ışın almamasını sağlamaktır. Tümör lokal kontrolü arttırmak için konvensiyonel alan şekillendirme tekniklerinin yerini çok yapraklı kolimatör (ÇYK) kullanımı almıştır. Geleneksel radyasyon onkolojisi tedavisinde kullanılan çok yapraklı kolimatörler tedavi verimliliğini arttırmak, sağlıklı dokuları ve kritik organları korumak adına önemlidir. Bu çalışmada farklı tedavi cihazlarında bulunan kolimasyon sistemlerinin farklı anatomik bölgeler için hazırlanan tedavi planlarının kalitesine etkisinin araştırılması ve dozimetrik doğruluğunun tayini amaçlanmıştır. Çalışmada hem Eclipse Tedavi Planlama Sistemi (TPS) hem de MultiPlan TPS' de tedavi planları oluşturmak için çoklu beyin metastazı olan 10 hasta, 10 prostat kanseri hastası ve 10 sürrenal kanseri hastası seçildi. Eclipse TPS' de hem Varian-Trilogy hem de VarianTrueBeamSTx cihazları için planlar oluşturulurken MultiPlan TPS' de CyberKnife M6 cihazı için tedavi planları oluşturuldu.Eclipse tedavi planlamalarında Volumetric Modulated Arc Treatment (VMAT) tedavi tekniği, Multiplan tedavi planlamalarında Sequencial Optimization algoritması kullanılarak non-coplanar tedavi tekniği uygulandı. Daha sonra her bir plan için verifikasyon planı oluşturulduktan sonra iyon odası ölçümleri ile hesaplanan dozlar karşılaştırıldı. Bu karşılaştırmalar oluşturulan tedavi planlarının farklı tedavi platformları ve tedavi tekniklerinde dozimetrik doğruluğu araştırıldı. Planlar arasında yapılan karşılaştırmalar istatistiksel olarak değerlendirildi.Öğe Stereotaktik radyocerrahi ışınlamalarda inhomojenitenin doz dağılımına etkisinin araştırılması(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2019) Cödel, Gülcihan; Acar Demir, HilalBu çalışmada, Eclipse tedavi planlama sisteminde (TPS) (Varian, Palo Alto, the USA) kullanılan AcurosXB (AXB) ve Analytical Anisotropic Algorithm (AAA) algoritmalarının küçük alanlar için hesaplama doğruluğu ev yapımı homojen ve heterojen fantomlarda için Gafkromik EBT3 film kullanılarak araştırıldı. Eclipse TPS'de gantri, kolimatör açıları 0°'de 6 FFF, 6 MV, 10 FFF, 10 MV, 15 MV enerjilerinde 1x1, 2x2 ve 3x3 cm2 alanlarda AAA ve AXB algoritmaları kullanılarak planlar oluşturuldu ve Truebeam STx lineer hızlandırıcı cihazında ışınlamalar yapıldı. Homojen fantom için yüzde derin doz (PDD) ve profil ölçümleri, heterojen fantom için ise PDD ölçümleri yapıldı. PDD ölçümlerinde, Gafkromik EBT3 filmler, merkezi eksene paralel olacak şekilde, dik yerleştirilen slab fantomların tam ortasına konuldu. Profil ölçümlerinde, Gafkromik EBT3 filmler, dmaks ve 5 cm derinliklerinde, merkezi eksene dik olacak şekilde, slab fantomların arasına yerleştirildi. Homojen fantomlarda alınan PDD ve profil ölçümleri, AAA ve AXB algoritmalarının hesaplamaları ile karşılaştırıldığında, ortalama doz değerleri arasındaki fark ±%4 içerisinde bulundu. Heterojen fantomlarda alınan PDD ölçümlerinde ise her iki algoritma ile yapılan karşılaştırmalarda en büyük fark AAA algoritmasında, 15 MV'de, 1x1 cm2 alanda, akciğer-kemik-akciğer-doku heterojen fantomunda %8 olarak gözlemlendi. AXB algoritması hesaplaması ile ölçümler arasındaki en büyük fark 10 MV ve 15 MV'de, 1x1 cm2 alanda, doku–akciğer–doku fantomunda %5 olarak görülmüştür. Stereotaktik radyocerrahi (SRS) tedavilerinde kullanılan küçük alanların Eclipse TPS hesap algoritmaları olan AXB ve AAA için dozimetrik doğruluğu bu çalışma ile yapılmış ve sonuç olarak, homojen ve heterojen alanların doz hesabının AXB algoritması tarafından daha doğru hesaplandığı gözlemlenmiştir.Öğe Tedavi dozu doğruluğunun gafkromik film ve OSL in vivo dozimetreleri ile incelenmesi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2020) Coşkun, Volkan; Acar Demir, HilalCilt yüzeyinde hesaplanan dozun doğruluğu tartışmalıdır. TPS cilt yüzeyine yakın noktalarda doğru bir hesaplama yapamayabilir. Bu nedenle tedavi dozunun doğrulanmasında en güvenli yol olan in vivo dozimetre ile yüzey dozunun incelenmesi gerekir. Çalışmada kullanılmak üzere VMAT ve 3DCRT teknikleri ile CSI planları hazırlandı. Rando fantom üzerinde belirlenen noktalara OSL ve EBT3 film dozimetreleri yerleştirildi. Hazırlanan planlar Trilogy lineer hızlandırıcı cihazı ile ışınlandı. Işınlama sonrasında OSL ve EBT3 film dozimetreleri ile ölçülen dozlar, TPS tarafından hesaplanan dozlar ile karşılaştırıldı. TPS-OSL ve TPS-EBT3 film arasındaki yüzdelik farklar belirlendi. Belirlenen yüzdelik farkların klinik anlamlılığı kontrol edildi. Sonuç olarak TPS ile dozimetre ölçümleri arasında, ölçüm noktalarına göre % 1.5 ile % 22 arasında değişen farklar bulundu. Bulunan yüzdelik farkların prescription dozunun %5'inden düşük olduğu tespit edildi. Elde edilen sonuçların literatürdeki diğer çalışmalarla uyum sağladığı görüldü.Öğe The comparison of peripheral dose in stereotactic brain irradiation with the use of different treatment techniques(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2017) Mabhouti, Hanieh; Acar Demir, HilalBrain stereotactic radiosurgery involves the use of precisely directed, single session radiation to create a desired radiobiologic response within the brain target with acceptable minimal effects on surrounding tissues. In this study, the comparison of peripheral dose (PD) was made for Truebeam STx and Cyberknife M6 treatment plans. For Truebeam STx, treatment planning was done using VMAT technique with 6 FFF beam in Vertex, Nasal Cavity, and Posterior fossa regions. The dose distribution was calculated using Eclipse Treatment Planning System (TPS) with AAA and AXB dose calculation algorithms. The treatment plans of the same targets were also done for Cyberknife M6 with Multiplan TPS using Ray-Tracing, Monte Carlo, and Finite Size Pencil Beam dose calculation algorithms. Using the same film batch, the net OD to dose calibration curves were obtained for plans which were done for both devices. Dose distributions of each plan for target site and its periphery were measured using EBT3 film and compared with TPS calculations. For cyberknife plans, the gamma analysis passing rates between measured and calculated dose distributions ranged between 92% and 99.9%. For Truebeam plans, the gamma analysis passing rates ranged between 93.8% and 100%. Although target dose distribution calculated more accurately by Acuros XB and Monte Carlo dose calculation algorithms, Finite Size Pencil Beam algorithm predicted dose distribution around the peripheral region of target lower than the other algorithms.Öğe Truebeam 2.0 STX cihazında cihaz kabulü sırasında tedavi planlama sistemine girilen parametrelerin tedavi plan kalitesine etkisi(İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2017) Şanlı, Emre; Acar Demir, HilalRadyoterapi tedavi sürecinde kullanılan Tedavi Planlama Sistemleri (TPS) uygulanan tedavilerin doğruluk ve kalitesi üzerinde doğrudan etkiye sahiptirler. Radyoterapi tedavilerinde doz hesaplamasında kullanılan doz hesaplama algoritmaları, kullanmakta oldukları cihaz modellemesi, radyasyon taşıma modellemesi ve doz hesaplaması modülü gibi sahip oldukları temel farklılıklar dolayısıyla farklı klinik koşullar için farklı sonuçlar verebilmekte ve tedavi doğruluğuna etkide bulunabilmektedirler. Bu çalışmanın amacı, Eclipse TPS içerisinde TrueBeam STx 2.0 tedavi cihazı kabulü sırasında tanımlanan cihaz yapılandırma parametrelerinin doz hesaplama doğruğuna olası katkı ve etkilerinin, oluşturulan tedavi planları ve doğrulama ölçümlerinin karşılaştırılması üzerinden incelenmesidir. Çalışmada Eclipse TPS içerisinde kullanıcının tanımlaması gereken "efektif spot boyutu (SP), dozimetrik yaprak aralığı (DLG) ve yaprak geçirgenliği (LT) parametrelerinin, kolimatör çene yada çok yapraklı kolimatörler (MLC) tarafından sınırlandırılmış durağan alanlar ve hacimsel ayarlamalı ark terapi (VMAT) tedavi tekniği ile gerçekleştirilmiş tedavi planlamaları için AAA ve Acuros XB algoritmalarıı tarafından hesaplatılan dozlar üzerine etkileri araştırılmıştır. Durağan alan tedavi planları için TPS 'de sanal bir su eşdeğeri fantom üzerinde doz hesaplaması yapılmıştır. VMAT planları için bir adet hastaya ait beyin bölgesindeki farklı boyutlarda konturlanan sanal hedef hacimler üzerine optimizasyon yapıldıktan sonra doz hesaplama işlemleri gerçekleştirilmiştir. Plan doğrulama ölçümleriyle 2 boyutlu doz dağılımı ve mutlak doz karşılaştırmaları yapılmıştır.











